NTV

Simitçi enkaz altında 15 gün nasıl dayandı?

Türkiye

'Tarih Konuşmaları'nın bu bölümünde, Van'da gerçekleşen şiddetli depremden başlayarak geçmişe doğru Türkiye ve dünyada meydana gelen büyük depremler ele alınıyor.

“Tarih Konuşmaları”nda bu hafta konu başlığı; Deprem. Programın bu bölümünde, 23 Ekim’de Van, Erciş ve çevresinde meydana gelen şiddetli depremden başlayarak geçmişe doğru Türkiye ve dünyada meydana gelen büyük depremler ele alınıyor.

Depremlerin yol açtığı maddi hasarların yanısıra, yarattığı sosyokültürel ve ekonomik değişimlerin de konuşulacağı programa tarihçi Fatma Ürekli, arkeolog Şehrazat Karagöz, Jeolog Namık Çağatay ve inşaat mühendisi Ali Bayraktar katılıyorlar.

Programın en ilginç konu başlıklarından biri ise, İstanbul ve çevresinde 1894 yılında meydana gelen 8 şiddetindeki deprem.

HERŞEYİN BAŞLADIĞI YIL; 1894
Tarihçi Fatma Ürekli’nin yaptığı araştırmalara göre, 1894 Depremi, Türkiye’de doğal afetlere karşı topyekun önlemler alınması için bir milad.

1894 Depremi, ülkede ilk defa resmi nitelikli büyük bir yardım kampanyasının başlatılmasına neden olmuş. Dönemin padişahı Sultan II. Abdülhamid’in önderliğinde başlatılan kampanyaya başta ABD olmak üzere yabancı ülkelerden de destek gelmiş.

Depremde Kapalı Çarşı yerle bir olurken, enkaz altından 15 gün sonra 12 yaşında bir simitçi sağ olarak kurtarılmış. Enkaz altında bulunduğu sürede simitlerini yiyerek hayatta kalmayı başaran simitçinin öyküsü kadar, II. Abdülhamid’in deprem araştırmalarına yönelik girişimleri de dikkat çekici.

Sultan Abdülhamid biri Yıldız Sarayı, diğeri ise Kandilli Rasathanesi’ne konulmak üzere iki adet sismograf aldırırken, yurtdışından önemli deprem bilimcileri de İstanbul’a getirtmiş.

1894 Depremi İstanbul’un mimari dokusunu da etkilemiş. Deprem sonrasında tarihi yarımadadaki konutlar ahşap malzemeden imal edilirken, daha sonraki dönemlerde bu yüzden yangınların yayılmasını önlemek de güçleşmiş.

Ahşap yapıların arasına yangın duvarları örülse de bölgesel yangınlar uzun süre İstanbul’un başına dert olmuş.

Bu depremin ardından başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde Türkiye’de ilk defa yardım amaçlı konserler geleneği başlanmış.

1894 Depremi birçok açıdan ülkede “ilk”lerin yaşandığı afet olmuş.

ANITSAL TARİHİ YAPILAR BÜYÜK DEPREMLERE NASIL DAYANDI?
“Tarih Konuşmaları”nda ayrıca Anadolu’da İlkçağ’dan başlayarak Bizans ve Osmanlı dönemindeki ağır hasara yol açan depremler de ele alınıyor.

Cumhuriyet döneminde ise Erzincan, Varto, Lice, Van – Çaldıran/Muradiye, Simav depremlerinin konuşulacağı programın bir diğer önemli konu başlığı da kimi tarihi binaların büyük depremlere karşı nasıl halen ayakta kalabildiği...

Bu konuda Yüksek İnşaat Mühendisi ve Araştırmacı Ali Bayraktar MÖ 2 binli yıllardan itibaren uygulanan "Orhostat Taş Döşeği Sistemi"ne ilişkin çarpıcı bilgiler aktaracak.

Arkeolog Şehrazat Karagöz, doğa bilimcilerinin yurdu olan Miletos’tan yola çıkarak depremler nedeniyle insanoğlunun bilimsel araştırma metodlarına nasıl yöneldiğini anlatacak.

DÜNYADA BİLİNEN İLK BAĞIŞSEVER DEPREMİ YAŞAMIŞ BİR ANADOLULU
Karagöz ayrıca yeryüzünde ilk defa “bağış yapma geleneğini” kurumsallaştıran bir Anadolu’lu, Antalya Kumlucalı Opramoas’ın öyküsünü anlatacak.

Opramoas MS 141 yılında Likya’da yaşanan depremin ardından bu bölgede bulunan 30’u aşkın kente yaptığı cömert bağışlarla tarihe geçmiş bir işadamı.

Jeolog, İTÜ’den Prof. Namık Çağatay ise, tarihçilerin aktardıkları bilgilerle, fay hatlarındaki kırılmaların zaman içerisinde izlediği rotayı nasıl takip ettiklerini aktaracak.

30 Ekim Pazar gecesi saat 11:00’de NTV’de yayınlanacak “Tarih Konuşmaları”nı gazeteci Ahmet Yeşiltepe sunuyor.