NTV

Tank atışıyla yaralanan 15 Temmuz gazisi o geceyi anlattı

Anadolu Ajansı

Türkiye

Darbe girişimi sırasında başına şarapnel parçası isabet eden ve felç geçiren Ali Osmanoğlu, kısmen kaybettiği konuşma yetisine geçirdiği 3 ameliyatın ardından yeniden kavuştu.

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında darbeci askerlerin tank topu atışı sonucu kafasına şarapnel isabet eden, vücudunun sağ tarafına felç inen ve konuşma yetisini kısmen kaybeden Ali Osmanoğlu, 1 yıllık tedavinin ardından yeniden konuşmaya başladı.

Darbe girişimini haber alır almaz oğluyla Ümraniye'deki evlerinden ayrılarak sokağa çıkan Osmanoğlu, yürüyerek önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Kısıklı'daki evinin önüne, ardından 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne gitti.

Köprüdeki tank atışı sonucunda başına isabet eden şarapnel parçasıyla ağır yaralanan Osmanoğlu'nu 18 yaşındaki oğlu hastaneye götürdü.

Kafatasının büyük bir bölümü zedelendiği için 20 gün komada kalan Osmanoğlu, 1 yılda 3 ameliyat geçirdi. Son ameliyatın ardından konuşma yeteneğini yeniden kazanan Osmanoğlu, darbe gecesi yaşadıklarını ilk kez AA muhabirine anlattı.

Erenköy Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'ndeki tedavisine devam edilen ve o dönem İSPARK'ta çalışan 48 yaşındaki Osmanoğlu, zaman zaman hafızasının zorlandığını ancak o gece vurulma anına kadar yaşadıklarını hatırladığını söyledi.

Osmanoğlu, bazen duraksayarak yaptığı konuşmasında, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanı'nı esir almak, öldürmek istediklerini duydum. Çok üzüldüm, 'Nasıl olur?' dedim. Sonra Cumhurbaşkanı'nın iyi olduğu haberi geldi. 'Köprüyü bırakmayın, köprüye gidin' dediler. Herkes köprüye gidiyordu. Ben de gittim. Köprüde tank gördüm. Tankın önünde benimle beraber yüzlerce insan vardı. Tankları taşla kovaladık. Onlar kaçtı ama daha güçlü bir halde savunmaya geçtiler. Buraları hatırlıyorum. Çatışma oluyordu, iki adım geri kaçıyorduk, üç adım ileri gidiyorduk.

Sonra top atışı başladı, hatırlıyorum. Bizi püskürtmek için makineli tüfek atışı yapıyorlardı. Biraz ileri gidiyor, biraz geri kaçıyorduk. Sonra göz yaşartıcı gaz attılar, biz biraz daha geri kaçtık. Gazın etkisi geçtiği zaman, kardeşime 'Oğlumu tut, ben ileri gidiyorum' dedim. Faruk adındaki arkadaşımla biz biraz daha ileri gittik. Faruk benim arkamdaydı. O sırada vurulmuşum. Köprüde tank ateşiyle vurulduğum an video görüntülerinde görülüyor. Ben yere düşmüşüm. O ana gelene kadar benim için çok uzun bir zaman geçti, bir ömür gibiydi. Tabiri caizse başka bir boyuttaydım, hiçbir şey gözümde yoktu."

Hastaneye ulaştırıldığında başındaki yara nedeniyle yaşayabileceğinin düşünülmediğini aktaran Osmanoğlu, "Yaşayabileceğimi zannetmiyordum, hanım da zannetmemiş. Oğlum köprüde çekilen görüntülerde 'Baba' diye bağıran çocuk. 20 gün sonra gözlerimi açabildim" diye konuştu.

Yüzeysel olayları hatırlamadığını belirten Osmanoğlu, "Demokrasi nöbetleri, Cumhurbaşkanı'nın ve Devlet Bahçeli'nin konuşmaları beni çok etkilemişti. Yenikapı mitingi beni çok duygulandırdı'' dedi.

Osmanoğlu, o gece hiç korkmadığını vurgulayarak, "Normalde her şeye atlayan biri değilim. Vatan söz konusu olduğunda her şey durur. Bir daha giderim. Kaybedeceğim çok şey var. Hanımım, çocuklarım, vatanım, eş dostum var. Bunlar olmasa zaten yaşamanın anlamı yok. Biz bir bütünüz. Biz Türkiyeyiz. Biz güçlü olacağız. Bir Ali ölür, bin Ali yerine gelir. Korkarsak bizim bittiğimiz andır" ifadelerini kullandı.

"CUMHURBAŞKANI'NIN ELİNİ ÖPMEK İSTİYORUM"

Devletin bütün kurumlarının tedavisinde büyük yardımı bulunduğunu, en büyük isteğinin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmek olduğunu söyleyen Osmanoğlu, "Onun sadece elini öpmek istiyorum. Hiçbir şey talep etmeyeceğim. O, bizim liderimiz, Türkiye'nin lideri" dedi.

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'e olan öfkesini dile getiren Osmanoğlu, "Allah'tan korkusu, kuldan utanması yok. Yapılanlar bu vatana reva mı? Onunla hiçbir yerde hesaplaşamasak bile ahirette hesaplaşacağız. Ahirette yakasını kurtaramaz. Benim bu hale gelmemin sebebi G-3 mermisi değildir, FETÖ'dür" diye konuştu.

"İKİ OĞLUMU DA VATAN İÇİN ÖLÜME GÖNDERİRİM"

Osmanoğlu, milletin bir ve beraber olduğu sürece Türkiye'yi kimsenin dize getiremeyeceğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bu millet başsız kalmaz. Muhakkak bir vatan evladı aramızdan çıkacak. Bu bayrak, bu memleket kimseye esir olmadı, olmayacak. Kurtuluş Savaşı'nda yedi düvel bize karşı çarpıştı ama galip gelen biz olduk. Bu memleketi kimse boyunduruk altına alamaz. 2 oğlum var, vatan için ölüme gönderirim. Vatan, vatan vatan... Başka bir şey yok. Çünkü biz korkup sinersek bizi zapt ederler, hayatımız olmaz. Hür olmayız. Hür olmadıktan sonra yaşamanın anlamı yok."

ETİKETLER