NTV

Tatlı-sert Isabeli

Türkiye

Milli sporumuz güreş, güreş olalı böyle pehlivan görmedi. Kırkpınar'ın yağlı kıspetlerine bakıp aldanmayın, bu moda çekimi Edirne'de değil, New York'ta bir kumsalda yapıldı. Süpermodel Isabeli Fontana sert hatlı deriden tasarımlar içinde o en kadınsı haliyle pehlivanlara meydan okuyor.

İsabeli onunla yaptığımız bu çekimin ardından iki kez Türkiye'ye geldi. İlkinde Antalya'da buluştuk. İkincisinde Mango'nun Suada'da düzenlenen görkemli 2011-12 Sonbahar/Kış defilesi için İstanbul'daydı.

"New York'taki çekimde olmadığın için kendini şanslı saymalısın. Öyle dondurucu bir rüzgar altında çekim yaptık ki, yüz kaslarımı normale döndürebilmek için bir saat boyunca duş başlığını yüzümden ayırmadım."

Isabeli o gün yakınlarında bir Türk hamamı olmasını tercih ederdi.

Zira ilk buluşmamızda hamamdan yeni çıkmıştı, söze tecrübesini överek başladı:

"Annem burada olsa çıldırırdı, kese için ölebilir. Böyle şeylere öyle meraklı ki, vücut terapisi ve vücut arındırma üzerine özel dersler alarak kendini geliştirdi. Estetisyen oldu ama benimle çalışıyor. Yalnız hamamdan sonra mutlaka nemlendirici bir masaj gerek, su-sabundan başka bir şey görmüyor vücut."

Isabeli Fontana modelliğe başladığında 13 yaşındaydı. 15 yaşında annesiyle beraber Milano'ya taşındı. 16 yaşında Victoria's Secret iç çamaşırları için poz verdi. "Bu anlaşmayı imzaladığımda çok genç yaşta modellerin iç çamaşırıyla fotoğraflanmasına sınır getiren yasalar henüz yoktu. İnsanlar 16 yaşında bir genç kızın seksi sütyenlerle poz vermesine öyle sinirlendi ki, tartışmalar çıktı. Şimdi yasalar var."

Pirelli takvimi için defalarca fotoğraflandı; Chanel'den Dolce&Gabbana'ya, Armani'den Donna Karan'a onlarca prestijli moda markasının yüzü oldu. Mango için Amerikalı fotoğrafçı Terry Richardson'un çektiği portresindeki etkileyici tavrıyla bana bakıyor. İki çocuk annesi bu genç kadın, bugün mesleğinde 15 yılı devirmiş olmasına rağmen zirvede.

"Podyumlarda vücudu kusursuz, yüzleri taş bebek gibi güzel yüzlerce kız var. 11 yıl boyunca ibreyi aşağı kaydırmadan yerini koruyabilmek bu sektörde hiç kolay değil. Zirveden inmedim çünkü bukalemun gibiyim. Mesele, markanın yaratmak istediği karaktere bürünebilmek, değişmek, esnemek. Her seferinde başka bir kadın olmayı başarmalısınız. Aksi halde herkes bir gün uzun bacaklı, saçları hacimli o kızdan sıkılır."

DİSİPLİNLİ BİR ANNE
Modellik yaptığı ilk altı yıl bu işten nefret ettiğini söylemekten çekinmiyor. "Kendimi bir elbise askısı gibi hissediyordum, mesleğimin sadece olumsuz taraflarını görüyordum. Bir yandan bırakamıyordum da…

Aileme yardım ediyordum, artık hayat standardımız değişmişti. Ama oğlumu kucağıma aldıktan sonra aklım başıma geldi. Şimdi sadece işime bakıp, gezip gördüğüm yerlerin tadını çıkarıyorum. Sevdiklerime faydalı olmanın bana verdiği manevi tatmini yaşıyorum. Babama Brezilya'nın güneyinde bir çiftlik evi aldım, okaliptüs büyütüyor. Erkek kardeşlerim iyi okullarda eğitim gördüler.

En iyi arkadaşımın eğitimini de destekledim, şimdi bir iç mimar. Yeni evimin dekorasyonu konusunda bana yardımcı oluyor. İki oğlum var, onların geleceğini düşünmek zorundayım. Güzelliğim üzerinden sonsuza dek para kazanacak değilim."

Isabeli dünyayı dolaşıyor ama işi biter bitmez denizin ona baktığı Sao Paulo'daki evine, oğullarının yanına dönüyor. Eski kocası, Brezilyalı model Álvaro Jacomossi ile boşanmadan bir yıl önce dünyaya gelen büyük oğlu Zion sekiz, Brezilyalı model ve aktör Henri Castelli'den olan oğlu Lucas beş yaşında. Isabeli disiplinli bir anne olduğunu söylüyor.

Zeynep Yapar'ın kaleme aldığı yazının devamı Vogue Türkiye Kasım sayısında...