NTV

'Zahit Akman darp etmedi, girişimde bulundu'

Türkiye

RTÜK’ün CHP’li üyeleri, 2 Ekim’deki toplantıda yaşananlarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Basında yer alan, Radyo Televizyon Üst Kurulu Üyesi Zahid Akman'ın, kurulun 2 Ekim'deki toplantısında CHP'li üyeler Hülya Alp ve Mehmet Dadak'ın üstüne yürüdüğü ve hakaret ettiği iddiasıyla ilgili yeni açıklamalar yapıldı.

Hülya Alp, Akman'ın kendisine çirkin ifadelerle hitap ettiğini, Dadak'a ise darp girişiminde bulunduğunu söyledi. Alp, RTÜK yasasının ‘müeyyideler’ bölümü hakkında bir hukukçudan görüş alırken soru sormaya çalıştığını, bunun üzerine Akman'ın tepkisiyle karşılaştıklarını savundu.

Olayların basına çarpıtılarak yansıtıldığını savunan Zahit Akman’dan özür beklediklerini belirten Alp, “Sayın Akman’a şunları sormak lazım. Mehmet bey’in üzerine yürümek için ceketini çıkardı mı? Masa çevresinde dolanıp darp etmek üzere yanına geldi mi? Sonuçta bir darp olmadı ama darp girişimi var” dedi.

Hülya Alp, tartışmadan haberdar olan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın yorumu ve kendilerine dava açacağını belirten Akman’a da yanıt verdi: “İlgili bakan olduğu için bilgilendirme gereği duyduk. Ancak üzüntü duyduğunu hissettik. Bir hayli davası var ve yeni bir tane açarak ispat etsin.”

AKMAN’DAN AÇIKLAMA
Yazılı açıklama yapan Zahit Akman ise, yaşananların basına çarpıtılarak yansıtıldığını savundu.

Akman, toplantıda yasal hakkı olmasına rağmen kendisine söz verilmediğini ileri sürerek "Hakaret etmeyi ve kabalığı benimle ilişkilendirmek en hafif ifadeyle saygısızlıktır" ifadelerini kullandı.

RTÜK DE 'ABARTILDI' DEDİ
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu da, ''... yaşanan tartışmanın, boyutu ve içeriği itibariyle gerçeğinden farklı ve abartılarak basına yansıtıldığı, tek bir üyenin suçlu ilan edilerek adeta hedef gösterildiğini'' bildirdi.

Yapılan yazılı açıklamada, çalışmalar esnasında üyeler arasında zaman zaman tartışmalar yaşanabildiği dile getirildi ve, ''Tartışmalı konuların ele alındığı toplantılarda üyeler arasında fikir ayrılıklarının olması, konuya farklı şekilde yaklaşılması gayet doğal bir durumdur. Bu çerçevede üyeler, toplantılar sırasında kendi düşünce ve kanaatlerini rahatlıkla ve açıkça ifade etme hakkına sahiptir. Her bir üyenin, bir diğerinin fikrini ve kanaatini açıklamasına, farklı olanlara saygı göstermesi ve tahammül etmesi gerekir.

Ancak 2 Ekim 2009 tarihli Üst Kurul toplantısında üyelerimiz arasında yaşanan tartışma, boyutu ve içeriği itibariyle gerçeğinden farklı ve abartılarak basına yansıtılmış ve tek bir üye suçlu ilan edilerek adeta hedef gösterilmiştir.

Böylelikle hem kurumumuzun saygınlığına gölge düşürülmüş, hem de tek taraflı beyanlarla kamuoyu yanıltılmıştır.

Üst Kurulumuzun yayıncılık sektörünün sorunlarını çözmeye yönelik yoğun çaba harcadığı ve bu amaçla çalışmalarını sonuçlandırmak üzere olduğu bir dönemde, bu tür tartışmalarla kamuoyunun meşgul edilmesinin kimseye yarar sağlamayacağı açıktır'' denildi.