NTV

Zenginin yemeği; yoksulun ise ekmek kapısı

Yaşam

Kepçelerini, kazık çizmelerini ve çantalarını alan kurbağa avcıları, ''rastgele'' diyerek yola çıkıyorlar. Edirne'de kilosu 4,5 liradan satılan canlı kurbağanın, Avrupa ülkelerinde yemek olarak porsiyonu ise 50 Euro...

Avrupalı zenginlerin lüks ve pahalı yemeği olan kurbağa, Edirne'de fakirin geçim kaynağı oldu.

Sabahın erken saatlerinde, geçimlerini sağlamak için bellerine kadar girdikleri sularda avlanan Edirneli kurbağa avcıları, çoğu kimseye sevimsiz gelen kurbağanın kilosunu 4,5 liradan satıyorlar.

Türkiye'de kurbağa avcılığını bundan 50-60 yıl önce başlatan Edirneli kurbağacılar, babadan oğula geçen mesleklerinin eskisi gibi getirisi olmadığından yakınsalar da, her sabah kepçelerini, kazık çizmelerini ve çantalarını sırtlayarak ''rastgele'' diyerek kurbağa avına çıkıyorlar.

Mahalle kahvehanesinde toplanarak hangi bölgede avlanacaklarına karar veren kurbağa avcıları, daha sonra küçük gruplar halinde çeltik arazilerinin yakınlarındaki sulama kanallarının içinde kurbağa aramaya başlıyorlar. Bellerine kadar geçirdikleri ''kazık çizmelerle'' suya atlayan avcılar, kepçe adını verdikleri bir anlamda kurbağalar için tuzak anlamına gelen büyük süzgeçleri kurbağaların kaçabilecekleri bölgeye yerleştiriyorlar. Daha sonra avcılar, bacaklarıyla suyu karıştırarak, kurbağaların yuvalarından kepçenin tutulduğu alana doğru kaçmasını sağlıyorlar.

Sudaki akıntıdan sağa sola kaçan kurbağaların kepçenin içine girmesiyle, kurbağa avcılarının yüzündeki gülümseme daha da artıyor. Kepçeden alınan kurbağalar avcıların bellerine astıkları toplama çantalarında biriktiriliyor. Kepçedeki küçük kurbağalar ise yeniden suya salınıyor.



İkindi vaktine kadar süren avları sırasında suların içinde vaktin nasıl geçtiğini anlayamayan kurbağa avcıları, topladıkları kurbağaları mahallelerindeki toplama havuzuna getiriyor. Kurbağa işleyen şirketin aracısına kurbağaları teslim eden avcılar canlı kurbağaların kilosunu 4,5 liradan satıyorlar. Kimi zaman yaktıkları benzinin masrafını dahi çıkartamayan kurbağacılar, ertesi güne büyük bir umutla kalkmak için evlerine dağılıyor.

GÜNDE 30-40 KİLO KURBAĞA TOPLUYORLAR
Edirne'de 25 yıldır kurbağa toplayan Murat Ovalı, yaz ve kış avcılığı olarak yapılan kurbağa avcılığında kış döneminin başladığını söyledi.

Babasından öğrendiği mesleğini 25 yıldır sürdürdüğünü anlatan Ovalı, kurbağa avcılığının oldukça meşakkatli ve kuvvet isteyen bir iş olduğunu anlattı.

Kuşluk vaktinde başlayan mesailerinin ikindi vaktine kadar sürdüğünü belirten Ovalı, ''Sabah erkenden herkes kalkıp kahveye geliyor. Yaz, kış, soğuk, sıcak demeden.. Mahallemizde bu işi 50'ye yakın kişi yapıyor, herkes iyi bir iş bulamadığı için mecburen babamızdan öğrendiğimiz bu işe devam ediyor. Kış aylarında kurbağa toplamak çok daha zor tabi. Bu aylarda genelde kurbağalar çeltik kenarlarındaki kanallarında oluyor.

Suların içinde akşama kadar kurbağa topluyoruz. Bazen su donuyor buzu kırıp kurbağa arıyoruz. Bazen yaptığımız masrafları bile çıkartamıyoruz. Eve boş döndüğümüz zamanlar çok oluyor. Topladığımız kurbağaları canlı olmak şartıyla 4,5 liradan kilosunu satıyoruz. 4 kişilik bir grup 30 kilogram kurbağa toplasa 120 lira para kazanıyoruz. Bunun üçte biri benzine gidiyor. Adam başı 20-25 lira kalıyor.''



BABALARINDAN ÖĞRENDİLER AMA EVLATLARINA ÖĞRETMİYORLAR
Kurbağa avcılığını babasından çok küçük yaşlarda öğrendiğini, ancak artık kazancı iyi olmadığı için çocuklarına tavsiye etmediğini ifade eden Ovalı, ''Bundan 15-20 yıl evvel iyiydi, o zaman çok kurbağa vardı, tarım ilaçları, çeltik ilaçları kurbağa sayısını düşürdü. Babam evini geçindiriyordu kurbağacılıkla, ama ben geçindiremiyorum. Babadan devraldığım mesleğimi evladıma öğretmiyorum, çünkü gün geçtikçe kötüye gidiyor. Sabah iştahla kalkıyoruz para kazanırız diye, bazen hiç toplayamadan dönüyoruz'' dedi.

Kendilerinin 4,5k liraya kilogramını sattıkları kurbağanın Fransa, İtalya gibi ülkelerde bir porsiyonunun neredeyse 25 katına satıldığını bildiklerini anlatan Ovalı, ''Aracıların Edirne'ye gelmesini bekliyoruz, Edirne'de sadece 1 kişi alıyor, o da fiyatları artırmıyor. Kimseyi tatmin etmiyor. Sosyeteye kurbağanın bir porsiyonunun 40-50 Avro'ya satıldığını duyuyoruz, bu bizi üzüyor. Buradan 4,5 liraya gidiyor, orada bir yığın paraya satılıyor. Hiçbirimizin sigortası yok, gündelik yaşıyoruz'' diye konuştu.

Ümit Bakır ise kurbağanın kilogram fiyatına zam yapılmasını beklediklerini ifade ederek, ''Hepimiz suların içinde saatlerce kalıyoruz, çoğumuzun sonu zatürre, hasta olsak hastaneye gidemiyoruz sigortamız olmadığı için. Ama başka da çaremiz yok, çoluğumuz çocuğumuza bundan ekmek götürüyoruz'' dedi.