Üniversite tercihlerinde ailelere tavsiyeler

Ebeveynlerden rica...

Üniversite giriş sınavları (YGS-LYS) pek çok öğrenci tarafından ‘olmak ya da olmamak sınavı’ olarak görülüyor. Sınav bitti, artık sadece aldığım puan önemli diye düşünülüyor; ancak sınavda alınan puandan daha önemlisi, belki de en önemlis, yapılacak tercihlerdir. Bu dönemde yapılacak tercihler, öğrencilerin geleceklerini büyük ölçüde belirleyecek. Böylesine önemli ve öğrencilerde sıkıntı yaratacak bir dönemde ailelere çok önemli görevler düşüyor. Peki siz, çocuklarınıza bu dönemde nasıl yardımcı olabilirsiniz?

Bu dönemde pek çok belirsizlik yaşayan genç, kendi adına karar veren kişiler yerine, onlara destek olacak kişilere ihtiyaç duyar. Bu dönemde çocuğunuzun karar verme ve problem çözme becerilerini geliştirmede yardımcı olabilirsiniz. Aslında bu kriz durumunu bir fırsat durumuna dönüştürebilirsiniz. Kriz yönetimi, krizi doğru yönetmek aslında son derece önemli. Çocuğunuzun kendine özgü, farklı ve yetişkin bir birey olduğunu hatırlamalı ve kendi hayatının sorumluluğunu sahiplenmesi için önünü açmalısınız.

Bilgi verelim, tavsiyede bulunalım, ama zorlamada bulunmayalım. Kendi istek ve düşüncelerimizi, çocuğumuz aracılığıyla gerçekleştirmeye çalışmayalım. Bu, yapacağınız en büyük hata olur. Bırakın, mesleğini kendi seçsin, bu karar ona ait; bize düşen görev, gücümüz yettiğince ona maddi ve manevi destek sağlamak olmalı.
Öncelikle çocuğunuzu dinlemeyi ve ona hissettiklerinizi anlatmayı başarabilmelisiniz. Genellikle aileler, hissettiklerini davranışlarıyla anlatma yolunu tercih ederler, ancak davranışlar her zaman doğru etkiyi yaratmaz.

Çocuğunuzun bir birey olduğunu kabul edin ve onunla duygularınızı paylaşın, bu kritik dönemde sürtüşmeye fırsat vermeyin. Onun neler hissettiğini öğrenmeye çalışın. Öncelikle onun tercihlerinin ne olduğunu öğrenin. Siz hangi üniversiteleri ya da bölümleri tercih etmesi gerektiğini belirtirseniz, çocuğunuzun kendi isteklerini açık bir şekilde ifade etmesini engellemiş olursunuz.

Bu dönemde gençler, ergenlik döneminin de etkisiyle, kendilerini belirsizlik içinde hissederler. Bu dönemde meslek seçimi yapan gençler kadar, aileler de kaygı yaşarlar, doğal olarak çocuklarının geleceği ile ilgili endişe duyarlar. Bu kaygı; çevredeki insanların neler düşüneceği, ekonomik olanakların sınırlı olması, gerek dünyadaki gerekse kişilerde olan değişimlerden doğan belirsizlikler, popüler kültüre uyum sağlama isteğinden kaynaklanır. Gençlerin çoğu kez lise, meslek ve üniversite tercihlerini ailelerine bıraktıklarını ve sorumluluğu kendi üstlerine almadıklarını görüyoruz. Sizler, meslek seçimi ve tercihler döneminde çocuklarınızın yanında olarak onları olumlu yönlendirmelisiniz.

Çocuklarınızla bu dönemde yaşayacağınız çatışmaları önlemek için, bu dönemde onlarla etkin iletişim kurmak, karşılıklı olarak kaygılarını paylaşmak; sizin ve çocuğunuzun birbirini daha iyi anlamasını sağlar.

Bu dönemde çocuğunuzu sadece kendi isteğiniz veya çevrenin etkisiyle yönlendirmemeniz oldukça önemli. Pek çok aile, çocuklarına para ve kariyer getirecek ya da onlardan kendi aile işlerini devam ettirecek meslekler seçmelerini ya da kendi istedikleri üniversiteleri tercih etmelerini ister. Ancak insanların ve çevrenin sürekli bir değişim içinde olduğu unutulmamalıdır. Çevrenin ve kişilerin talepleri doğrultusunda para ve kariyer kavramları değişir ve farklı mesleklere kayabilir. Aile işlerini kapsayan meslekler ise genç bireyin özellikleriyle örtüşmeyebilir ve onların gelecek taleplerini karşılamayabilir.

İlk adım, kendini ve isteklerini iyi tanımaktır. Çocuklarını en yakından tanıyan kimseler olarak, onların ilgi ve yeteneklerini belirlemelerine bu anlamda geribildirim vererek yardımcı olabilirsiniz. Meslek seçiminin, çocuğunuzun kişilik özelliklerine uygun olmasına dikkat edin. Üniversite tercihlerinde de aynı hassasiyeti göstermelisiniz, çocuğunuzun gelecekte iş yaşamından neler beklediğini ve kişilik özelliklerini dikkate almasını sağlamalısınız.

Atılması gereken bir diğer önemli bir adım ise, meslekleri ve üniversiteleri tanımaktır. Bu adımda da rehberlik görevini üstlenebilirsiniz. Meslekleri ve üniversiteleri çocuğunuz için araştırmak yerine, onun bunları kendi başına araştırmasını sağlayacak yöntemleri çocuğunuza göstermeniz daha etkili olabilir. Bu araştırmalar; meslek ve üniversiteleri tanıtıcı kitaplardan, ilgili İnternet sayfalarından ve çevredeki meslek sahipleriyle yapılabilecek görüşmeler vb. içerir. Ayrıca onunla birlikte tercih etmeyi düşündüğü üniversiteleri gezebilirsiniz.

TERCİHLERİNİZİ ŞANSA BIRAKMAYIN 

Her yıl yaklaşık 2 milyon genç, üniversiteye yerleşebilmek için bugünkü adıyla YGS ve LYS sınavlarına hazırlanıyor. Bu sınavlarda başarıyı hedefleyen öğrenci ve velilerin, sınavlara hazırlık sürecinde ve sınav sonrasında yaşadıkları duygular farklılık gösteriyor. Kimi zaman motive olmanın, çaba ve hedefe kilitlenmenin getirdiği yüksek enerji, kimi zaman da beklentilerin yorduğu bıkkın ve dağınık bir ruh hali duruma hakim oluyor... Hemen her gencin ve ailsesinin yaşadığı inişli çıkışlı bu ruh hali, sınavlardan sonra yerini başka sürece bırakıyor, tercih sürecinin karmaşasına bırakıyor.

Tercih dönemleri, aslında gençlerin sınava hazırlanırken yaşadığı stresi, biraz daha fazla olarak anne ve babanın da işin içine girdiği duygusal ve bir o kadar da zor karar verme sürecine dönüşüyor. Yaklaşık 2 milyon öğrenci ve ailesi için sınav ve sınav sonrası yaşanan kaygının ana temeli hemen herkesin bu sınavlara yüklediği anlamda yatıyor.

Üniversiteye girmek, bir bölümde okumak ama hangi bölüm olursa olsun bir yere yerleşmek arzusu, gençlerimiz ve aileleri için kaçımılmaz bir durum oluyor. Bu durumun nedenini, Türkiye’nin yaşadığı sosyal ve ekonomik dönüşümün, Türk aile yapısına yönelik yansımalarında aramak gerekiyor.

Genç, kendini ne kadar iyi tanır ve önünde yer alan kariyer seçeneklerinden kendisine en uygununu belirler ve bu doğrultuda seçimler gerçekleştirirse, sınava ve sınav sonucu elde ettiği başarıya o kadar doğru anlamlar yüklemiş olur.

Anne babalar, çocuklarıyla klişelerden uzak ilişki kurmalı; onların sınırlarını bilerek güçlü yönlerine odaklanmalı ve olaylara ve durumlara kendi pencerelerinden değil, çocuklarının kişilik özelliklerini de gözeterek kariyer planlamalarına destek olmayı başarabilmeli. Bu yaklaşım, sınav sonrası süreci hem çocuklar hem de aileleri ile sorunsuz yaşamalarına neden olur.

SORULAR-YANITLAR

Sosyoloji ve felsefe gibi bölümleri bitirdikten sonra, özel kurumlarda çalışacaksak hangi üniversiteden mezun olduğumuzun bir önemi var mı? Sevtap Nur

Sosyoloji ve felsefe mezunları reklamcılık, radyo-TV, halkla ilişkiler, insan kaynakları, işletme alanlarında yüksek lisans yaptıktan sonra, adını saydığımız bu alanlarda rahatlıkla faaliyet gösterebilirler. Mezun olduğunuzda, hangi üniversiteden geldiğiniz değil de, nasıl geldiğiniz ve ne fark yaratacağınız önemli, aslında bu tüm bölümler için geçerli...

Hocam yaşlı bakımı bölümü iş olanakları nedir? Aslıhan Eren

Nüfus yaşlanıyor, bilhassa Avrupa’da daha da yaşlanıyor, dolayısıyla yaşlı bakımına büyük ihtiyaç olacak, bu alanda yetişmiş elemana çok fazla ihtiyaç duyulacak. Yabancı dil bilgisiyle yurtdışı çalışma olanakları da söz konusu olabilir. Bence iyi bir seçim, yazmanı öneririm.

Diyaliz bölümü yazmak istiyorum, ama yine de içim çok rahat değil. Net bir bilgi alamadım, siz ne dersiniz? Çağatay Uslu

Çok iyi yaparsın, çok isabetli bir tercih yapmış olursun. Sadece diyaliz değil, keza radyoloji, odyometri, anestezi vb. diğer programlar da çok geçerli. Bu dallar, uzmanlık gerektiriyor, yani bu meslekleri yapabilmek için, mutlaka bu bölümlerden mezun olmak gerekiyor. Ben olsam, mutlaka tercih ederdim.

Bu yıl tercih yaptığımızda, ilk yerleştirmede ve ek yerleştirmede hiçbir şey çıkmazsa, yani herhangi bir bölüme yerleşemediğimizde, gelecek yıl okul puanımız düşer mi? İkinci sorum ise, işletme hakkında ne düşünüyorsunuz, özellikle Gebze Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü için... Bora Tekin

Bu yıl bir yere yerleşmezsen, seneye puanın düşmez. GTÜ çok iyi bir üniversite, akademik olanakları, öğretim üyeleri çok iyi, öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısı da az, yurtdışı doktoralı öğretim üyesi sayısı oldukça fazla. Mükemmel bir tercih olur, sonra bana teşekkür edersin. İşletme için bir şey demeye gerek yok, son derece geçerli bir dal.

Sayısal sıralamam 160 binlerde, tercih yapmaya kaç binden başlamalıyım? Hale Gürbüz

135 binlerden başlamanızda sakınca yok, ancak bunların sayısı 4-5’i geçmemeli. Daha sonra kendi sıranızın biraz üstündeki ve altındaki (150-170 bin vb.) yerlere ağırlık verin. Son 4-5 tercihiniz de, kendinizi garantiye alabileceğiniz tercihlerden oluşmalı. Açıkta kalmak istemiyorsanız son tercihleriniz 185 binler dolayında olabilir.

Hocam, Kızım Tıp bölümü için tercih yapacak. İstanbul Çapa Tıp yada Ankara Hacettepe tıp arasında karar vermek gerekirse görüşünüz ne yönde olur. Teşekkür ederim.

Benim sıralamam şöyle olur: Hacettepe, İstanbul, Ankara...

Ben, MF-3 puan türünde 20.665, MF-4 puan türünde 21.991. oldum. Tercih aralığım ne olmalıdır? Diş hekimliği kontenjanlarında artış oldu mu? Cansan Aydın

Her iki puan türünde de yerin varsa 5 bin ila 35 bin arasından tercih yapabilirsin. Tercihlerini 5 binlerden başlatmanda hiçbir sakınca yoktur.

Sadık Hocam, çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri bölümü hakkında fikriniz nedir, acaba geçerli bir bölüm mü? Cevabınızı en kısa zamanda bekliyorum. Okan Ermiş
Bu bölümde oku, üzerine de işletme yüksek lisansı yap, sence nasıl olur? Bence mükemmel olur, ‘şu bölüm bu bölüm’ karmaşası kalmaz, değil mi?

Hocam, kızım moleküler biyoloji ve genetik bölümü istiyor, mezun olunca iş durumu nasıl, açıkta kalır mı? Nurhayat Tanrıvermiş

İyi bir tercih olur, açıkta kalmaz; moleküler biyoloji ve genetiğin girmediği bir alan yok ki; beslenmeden tutun da, giyim, ilaç sanayii, kozmetik vb. her alana hükmediyor, dolayısıyla yersiz bir endişe içindesiniz. İstiyorsa, bırakın okusun...

Hocam, Galatasaray Üniversitesi iletişim bölümü hakkında ne düşünüyorsunuz? Mehmet Aytemiz

Çok iyi, Zaten Galatasaray Üniversitesi hakkındaki düşüncelerim çok olumlu. Oldukça zor bir üniversite, ama değer; gerek kazandırdığı dil/diller bakımından, gerek akademik değerleri bakımından, gerek camiası bakımından kesinlikle birinci sıraya koyulacak bir üniversite.

Bu yıl kazanıp, kayıt yaptırdığımz taktirde gelecek yıl kaç puan düşer mi? Eylem Gürbüz
Evet, düşer. OBP'nin çarpılacağı katsayı: 0,06 olur... İlk kez giren veya bir önceki yıl kazanamayan adayın OBP'si 0,12 ile çarpılır...

Hocam, TM’de hangi bölümlerin iş olanağı daha fazla?

Bu çok genel bir soru olmuş, ama yine de bazı bölümleri sıralayalım... Uluslararası İşletme, Uluslararası Ticaret, Uluslararası Finas, Uluslararası İlişkiler, Sağlık Kurumları İşletmeciliği, Aktüarya, Hukuk, psikoloji vb. Bence iş olanağının en yüksek olduğu bölüm, kişinin severek okuyacağı bölümdür.

Harita mühendisliiği hakkındaki fikrirleriniz nedir? Burak Karaca

Harita Müh. önü son derece açık, iş garantisinin yüzde yüz olduğu, bir 10 yıl da bu şekilde devam edeceğini düşündüğüm bir dal. Seviyorsanız, kesinlikle tavsiye ederim.

Hocam, sizce İstanbul İngilizce iktisat mı Hacettepe İşletme mi, hangisinin önü daha açık? Duygu Bozok

İkisinin de önü açık, ama İstanbul İngilizce İktisat’a öncelik vermenizi tavsiye ederim.

Makine, mekatronik ve otomotiv mühendisliği bölümlerini iş olanakları açısından nasıl sıralayabiliriz?

Sıralama aynen yazdığınız gibi olmalı; yani makine, mekatronik, otomotiv mühendisliği şeklinde. Zaten diğer iki dalın da atası makine mühendisliği. Diğer bölümler, bu bölümün formasyonu. Makineyi oku, diğerlerinde yüksek lisans yaparsın. Kolay gelsin.

ETİKETLER