Emanete hıyanet!

ÖSYM’nin bir sloganı var: “EMEĞİNİZ EMANETİMİZDİR” diye…

Çok hoş, anlamlı; güven telkin ediyor, emeği kutsallaştırıyor.

Emeğine saygı duyuyorum, onu koruyup gözeteceğim anlamına geliyor…

Bu slogan, okul koridorlarının ve sınav salonlarının ‘demirbaşı’dır, ÖSYM tarafından okul idarelerine zimmetlenmiştir.

Sınav kalemlerinin üstünde bile yazar, ‘yalnız değilsin, arkandayım’ güvencesi verir.

Eee, ne de olsa devlet kapısı, koskoca ‘ÖSEYEME-ül Emin’...

Eyvallah…

İşler biraz karmaşıklaşınca, bu slogan birden bire ÇEMİŞGEZEK İTİMAT TURİZM’in sloganına dönüşüyor: “YOLCULUĞUNUZ EMANETİMİZDİR” gibi bir şey oluyor...

Sınavın (yolculuğun) başlangıcında dağıtılan çikolata, kek ve meyve suyu ikramıyla bu slogan pekiştiriliyor, yolcuların (adayların) yükseköğretim yolculuğunun salimen gerçekleşmesi sağlanıyor…

***

İlginç…

Sınav öncesinde emanet kabul etmeyen, ‘biz emanet filan kabul edemeyiz, kaybolur kardeşim’ diyenler, emeğimizin emanetini talep ediyorlar!

ÖSEYEME-ül Emin, çok ciddi çalışan bir firma…

Şöyle ki; otobüsün kalkmasına son 15 dakikada kalan gelen yolcuları ‘öldür Allah’ otobüse almıyor, kapılar anında kapanıyor.

Şöför camını filan çalmanın hiçbir faydası yok; bir dakika geç kal, bilet yandı, bir sonraki otobüs bir yıl sonra…

Çok ciddi çok…

Arada bir hata yaptığı oluyor, olsun; bu kadar hata kadı kızında da olur.

Ne mi, yapıyor?

Yolcuları bazen koltuklara yanlış oturtuyor, bazı yolcuları kucak kucağa oturtuyor; kimini ensesinden tuttuğu gibi öteki koltuğa yerleştiriyor. Olmadı, yaka paça otobüsten aşağı attığı yolcular bile oluyor…

Sabah saatlerinde ÖSYM’den puan hesaplamasında hata yapıldığıyla ilgili açıklama geldi. Açıklamada, “Tablo 6-C’nin ekindeki okullardan mezun olan adayların ek puansız yerleştirme puanları kullanıldı. 1.110 adayın yerleştirmesi değişmiş, 1.628 aday daha önce bir programa yerleşmemişken yerleşir duruma gelmiş, daha önce bir programa yerleştiği açıklanan 1.499 aday herhangi bir programa yerleşmemiştir” denildi. Sonra da özür dilendi…

***

Şaka gibi…

Bu kaçıncı hata; her sınavda soruları hatalı hazırlıyorsun, puanları hatalı hesaplıyorsun, kazananları iptal ediyorsun, kaybedenlere ‘kazandın’ diyorsun…

ÖSYM, LYS sonuçları açıklandığında da aynı hatayı yaptı, 7 bin küsür adayın OBP’sini yanlış hesapladı. Bir şey demedik, ama şimdiki hata ‘az buz’ bir hata değil!

Her şeyden önce bu çocuk oyuncağı değil, attığın her adımda yeni bir sorunla karşılaşıyoruz. TABLO-6C, sadece bin küsür adayı ilgilendiren bir tablo değil ki, yüzbinleri etkileyen bir tablo. O, koskoca tablodan bin küsür kişiyi nasıl ayıkladın?

Bu çok ciddi bir soru, bundan etkilenen meslek liselerinin hangi alanları. Sen söylemeden, ben bir tahmin yürüteyim bakayım: İLAHİYAT VE ASKERİ LİSELER olabilir mi, acaba?

Şimdi, soru şu: “NEDEN BU LİSELER, NEDEN BU ALANLAR?”

Şimdi, ikinci soru şu: “BİLEREK Mİ, BİLMEYEREK Mİ?”

İkisi de kabul edilebilir gibi değil!

Acaba…

***

Bir takım kurallar koyarak işi ciddi yaptıklarını iddia edenler, işin gereğini yerine getirsin, sadece özür dilemekle bu işler olmaz.

Son bir şey daha eklemek istiyorum: ÖSYM, yılda 40-50 sınav yapıyor, acaba diğer sınavları nasıl değerlendiriyor, vallahi içime bit yeniği düştü…

ETİKETLER