Resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul'da yerel seçim yarışını önde bitiren Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek İmamoğlu ile beraber CHP'nin Belediye Başkanlığı'nı kazandığı Kartal Belediyesi'ni ziyaret etti.

Belediye Başkanı Gökhan Yüksel'i tebrik eden İmamoğlu, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Yüksel'in siyasetin nasıl yapılacağına dair yürekli kararlar alan, aynı zamanda danışan, konuşan, paylaşan, ders alan bir kişi olduğunu söyledi.

Yüksel'e başarılar dileyen İmamoğlu, "İnşallah Kartal'da çok değerli hizmetler yapacak. Zaten bir deneyimle buraya gelmiş olması, belediyeciliğin içinden gelerek 5 yıl hizmet ettikten sonra, süreci yönetici olarak taşıyor olması çok kıymetli. Bu bir sağlıklı yol haritası. Deneyimlerimizi paylaşacağız, birbirimizi güçlendireceğiz. İnşallah Kartal'a işbirliği yaparak nasıl hizmet yapıldığının farkını da hissettireceğiz bu 5 yılda" diye konuştu.

Adalar Belediye Başkanı seçilen Erdem Gül'ü de tebrik eden İmamoğlu, "Adalar'a gideceğiz ama yüzerek değil. Vapurumuzla gideceğiz" dedi.

''15 BİN OY, ÇOK DEĞERLİ OYDUR"

''Millet İttifakı''nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlubir gazetecinin "Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya'ya gitmeden önce açıklama yaptı seçime ilişkin. Özellikle de İstanbul seçimini konuştu. 'Neredeyse tamamı usulsüz' değerlendirmesi var. Bir de sizin için '13 bin oyla başkanlığını ilan edemez' cümlesi var. Nasıl değerlendiriyorsunuz açıklamalarını?" sorusu üzerine şu yanıtı verdi:

"Ben artık bazı açıklamaları takip bile etmiyorum. Üzülerek takip etmektense, takip etmemek daha iyi. Ama madem hatırlattınız, söyleyeyim; şu anda 15 bin oyun biraz üzerinde olan fark var. 15 bin oy, çok değerli oydur. Her oy değerlidir, bir oy bile ki Sayın Bahçeli'nin 'Bir oyla bile seçim kazanılır, herkes takdir eder' sözünü hatırlatıyorum. Bence deneyimli bir siyasetçinin güzel bir sözü. Bir başka yönü de şu madem bu sayıyı bu kadar yetersiz gören cümleleri kurabiliyorlar niçin o zaman 3 bin oyla ilk gece saat 22.00'de kutlama yaptılar ve sonra yanıldıklarını anladılar. Bunu da sorgulasınlar bari."

"BİZ 16 MİLYON OYLA HAVALANIYORUZ"

Bir oyun bile önemli olduğunu, bir oyla da seçim kazanılabileceğini dile getiren İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de şu anda bile örnekleri var. Hatta buna dönük itirazlar olmasına rağmen, itirazları kabul etmeyip mazbatası verilen iller, ilçeler var. O bakımdan her oy değerlidir. Biz de bu seçimde en başta verdiğimiz sözün gereği, 'bir oya bile sıkıntı getirtmeyeceğiz' demiştik. Ne mutlu bize ki İstanbullunun bir oyuna bile sıkıntı getirtmeyecek tedbirler aldık.

Ben her zaman söyledim; 12 seçim yönetmiş bir siyasi deneyimim var kendi sahamda. Bunu İstanbul'a, bütün arkadaşlarımla, örgütümüzle, gönüllülerimizle, halkımızla yansıtmanın gururunu yaşıyoruz. İyi ki bu deneyimle bu sahip çıkma karakterimizle sürecin her anında var olmuşuz. Aksi takdirde olacakları tahmin bile etmek istemiyorum. Zira o gece en başta devletin ajansı olmak üzere nasıl bir oyun kurgulandığını bize hissettirdiler. Ama fazla buna fırsat vermedik. belki havaları bir saat falan sürdü. Onun dışında 3 bin oyla havalandıklarını gördük. Ama biz 15 bin oyla havalanmıyoruz, 16 milyon oyla havalanıyoruz. 16 milyon insanın oyuyla havalanıyoruz. Çünkü 16 milyon insanla kazandık, 16 milyon insanla yöneteceğiz."

''SANDIKTA OYA SAHİP ÇIKACAĞIZ DEDİK VE ÇIKTIK"

İmamoğlu, Cumhurbaşkanı'nın "örgütlü bir suç" olduğu yönünde değerlendirme yaptığının hatırlatılması üzerine, "Örgütlü suç tarifini bilemem ama örgütlü çalışmayı bilirim ama. Biz partimizin üyelerine örgüt deriz. Örgütlü çalışmayı iyi biliriz" dedi.

Şu anda bile binlerce insanın çuvalların başında beklediğini anlatan İmamoğlu, şöyle devam etti:

"Yine örgütlü bir biçimde bekliyorlar. En ufak bir sıkıntı gelmemesi adına bekliyorlar. Bir oya sıkıntı çıkmaması adına bekliyorlar. Hepsine minnettarım. Onlar bu sürecin, demokrasi sürecinin kahramanları. Bu bakıdan biz bunu biliyoruz ama başka bir örgütlülükten sandık kurulu başkanları vs. bunu biz bilmeyiz. Devletin bunu nasıl atadığı belli. Kaymakamları var, ilçe seçim kurulları var. Bunu araştırsınlar. Kaymakamı kim atamış, kaymakam kimi atamış o bizim işimiz değil. Biz söz verdik, sandıkta oya sahip çıkacağız dedik ve çıktık. Sandıkta sahip çıktıktan sonra süreçte çıktık. Bugün gelinen noktada demokrasiye sahip çıkmanın sorumluluğunu üstlenmiş durumdayız. Onu da sonuna kadar sağlayacağız. Bu çalışmamız Türkiye'ye örnek olmuştur. Türkiye'yi ferahlatmıştır. 'Evet ya oluyor, sahip çıkınca oluyormuş' dedirttik. Seçimle ilgili bu kadar kaygı duydukları süreç yani sadece İstanbul'da mı? Kazandıkları hiçbir şehirde böyle bir kaygıları yok mu acaba diye bir de kendilerine sorsunlar."

"İSTANBUL'U SIMSIKI KUCAKLAMAYA GELİYORUM"

İmamoğlu, Kartal Belediyesi'ni ziyaretinin ardından burada toplanan vatandaşlara hitap etti. Belediye Başkanı seçilen Gökhan Yüksel'i tebrik etmeye geldiğini dile getiren İmamoğlu, "Ama görüyorum ki siz de beni tebrik etmeye gelmişsiniz" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, yönettiği 12 seçimde tek bir oya dahi sıkıntı gelmemesi adına partililerle her zaman özveriyle çalıştığını belirterek, vatandaşlara verdiği "Göreceksiniz bu kardeşiniz bir tek oya bile bu şehirde sıkıntı getirmeyecek" sözünü tuttuğunu dile getirdi.

Emeği geçen CHP'lilere, İYİ Parti'ye, bütün siyasi parti temsilcilerine, süreci yönettikten sonra katkı sunan İstanbul gönüllülerine vatandaşlara teşekkür eden İmamoğlu, Yüksek Seçim Kurulu'nu (YSK) ve CHP'nin iyi kurgulanan sistemiyle seçim süreci takip ettiklerini söyledi.

İmamoğlu, kurdukları üçüncü bir sistemle de süreci kontrol altına aldıklarını vurgulayarak, "Ne yazık ki adaylarını da aldattıkları o gecede 3 bin oyla kazandık açıklamasını yapan siyasi temsilcilerinden sonra çıkıp 'Ben kazandım' diye kendini alkışlatması, belki de hayatının en kötü deneyimi olmuştur. Ben onun yerinde olmak istemezdim" diye konuştu.

YSK'nın 24 bin oyla kendisinin kazandığını sayfasında göstermesinin ardından maddi hataların düzeltilmesiyle farkın 21 binlere indiğini belirten İmamoğlu, 4 bin oyun kendi partisine, yaklaşık 11 bin oyun da AK Parti'ye maddi hataların düzeltilmesiyle yazıldığını dile getirdi.

İmamoğlu, sonrasında da geçersiz oyların sayımına geçildi��ini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Şu anda yüzde 95'lere kadar bitti. 15 bin 500 civarında bir fark var. Neymiş efendim, 15 bin oyla kazanılan, bu küçük fark dedikleri seçimi şaibeli olarak tanımlamaya çalışıyorlar, başvuru yapıyorlar. 3 bin oyla kazandığınızı topluma açıklamaktan çekinmediniz. Hem de yalan. Şimdi 15 bin oyu küçümsüyorsunuz. Gülüyorum hallerinize. Size siyasi deneyimi yüksek olan MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli'nin sözünü hatırlatayım. Bir oyla bile seçim kazanılır. 15 bin oyu küçümseyenler 16 milyon insanın iradesini küçümsüyorlar. 15 bin oyu küçümseyenler AK Partili hemşehrilerimin de oylarını küçümsüyorlar. Bence AK Partili dostlarımın da ruhunu incitiyorlar, kalplerini kırıyorlar."

İmamoğlu, "Ben Ekrem İmamoğlu olarak, kollarımı açtım, tüm maneviyatınızla, tüm ahlakınızla, tüm değerlerinizle sizi kucaklamaya hazır olduğumu bütün AK Partili hemşehrilerime duyuruyorum" dedi.

Seçim çalışması sırasında yaptığı konuşmalarda insan ayırt etmeyeceğini söylediğini dile getiren İmamoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Hatta benim partime üye olan insanlara söyledim, bana sakın kızmayın, hatta gurur duyun. Onlar da beni alkışladılar. Ben, herkesi kucaklamaya geliyorum dedim. 31 Mart'ta kucaklama cümlesi yüreğimde yerleşmişti ama şu an var ya İstanbul'u sımsıkı kucaklamaya geliyorum. Barış için özgür düşünce için özgürlük için ahlak için vicdan için normalleşmek için Allah aşkına germeyin bu toplumu. Biz, kimilerinin aklından geçen bazı kötü düşüncelerden vallahi anlamayız. Sandıkta ne yapılırmış, ne yapılmazmış vallahi bilmeyiz. Oy atılan ve sayılan oylara bakarız. Aklı başka işlerde olan insanların aklına akıl, sır ermez. Benim aklımda hiç öyle bir şey olmadı, geçmedi. Ben bilmem hile hurda, vallahi anlamam."

''AKLINDAN HİLEYİ GEÇİREN KİŞİLER, HER TÜRLÜ MANEVRAYI BULMAK İÇİN ÇABA GÖSTERİR"

Kalecilik yaparken gol yediğinde hakem golü vermemişse, "gol yedim" diyen bir kalecilik yaptığını anlatan İmamoğlu, "Dürüstlük kadar güzel bir şey yok. Ben size şunu söyleyeyim; aklından hileyi, hurdayı geçiren kişiler, her türlü manevrayı bulmak için çaba gösterirler ama bu sefer, bu toplum bunu kabul etmeyecek. Şu anda ben burada İstanbul ittifakını görüyorum. Şu anda buraya gelen herkes İstanbul ittifakını yani siyasi anlayışı ne olursa olsun bu şehrin vicdanını, maneviyatını, tarihini, doğasını korumak isteyen, insanca yaşamak isteyen ve insanca yaşadığı bu kentte mutlu ve huzurlu olmak isteyen insanları görüyorum" ifadelerini kullandı.

Ekrem İmamoğlu, kimseyi sınıflandırmadıklarını belirterek, "Ne diyoruz burada CHP'li, İYİ Partili, AK Partili, Saadet Partili, HDP'li, MHP'li herkes var" dedi.

"BU MESELE, EKREM İMAMOĞLU MESELESİ DEĞİLDİR"

İmamoğlu, buradan sesini duyurmak istediğini belirterek, medyanın insanların bilgi alma haklarını korumak zorunda olduğunu söyledi.

Bazı medya kanallarının bir kenara koyduğunu anlatan İmamoğlu, "Ama bazı aileler, bazı iş insanları var ki onlarca yıl ailelerinin büyüklerinin kurduğu asil mücadelelerle bugüne getirip taşıdıkları soyadları ile Türkiye'ye örnek olmuş iş insanları var. Ben onların patronluğunu yaptıkları medya kanallarında sesimin kısılmasını onlar adına değil, geçmişleri adına, babaları, anneleri adına bu ülkeye hizmet etmiş o insanlar adına üzüntüyle takip ediyorum" dedi.

İmamoğlu, rakiplerinin adına on kişinin konuştuğunu ve her birinin naklen verildiğini ifade ederek, "Benim de onlara cevabım var beni niye göstermiyorsun? Ben basın açıklaması yapıyorum. Rakibin adına konuşanların cevabı yayınlanıyor ama benim açıklamam yayınlanmıyor. Benim söylediğimi toplum bilmezse, insanlar duymazsa o insanın bana verdiği cevaptan ne anlayabilirsin, böyle adalet olur mu?" diye konuştu.

Eleştirdiği medya kuruluşlarının isimlerini sayarak bunları takip ettiğini aktaran İmamoğlu, "Ailelerine ve geçmişten bugüne iş dünyasına yaptıkları katkılardan dolayı kendilerini uyarmayı kendime hak gördüğüm için uyarıyorum. Yoksa gün gelir isimlerini anmaktan bile vazgeçerim ama saygı duyduğum için bunu söylemek zorundayım" ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, aklıselim insanları göreve ve sürece davet ettiğini belirterek, "Bu mesele, Ekrem İmamoğlu meselesi değildir. Bu mesele, memleket meselesidir. Bizi daha fazla dünyaya rezil etmeyin. Bizi bir seçimden dolayı demokrasi mücadelesinde mahcup etmeyin" dedi.

Özellikle çocukların, gençlerin iyi eğitim aldıkları, kadınların hayatın her alanında var oldukları bir süreci bu şehre yaşatmaya geldiğini anlatan İmamoğlu, şu anda bile bu şehrin damarlarında, mutluluk, huzur ve keyif aktığını söyledi.