AB Komisyonu'nun Türkiye İlerleme Raporu'yla ilgili açıklama yapan AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle, "Yeni anayasa yazımı sürecinin Türkler ve Türkiye'yi birleştirmek için kullanılacağı ve asla sürtüşme kaynağı olarak yorumlanmayacağı konusunda umutluyum" dedi.

"Seçimlerin ardından siyasi partilerin yeni anayasayla ilgili taahhütlerini büyük memnuniyetle karşıladık" hatırlatmasını yapan Füle, "Yaptıkları taahhütleri yerine getirmeleri sadece AB Komisyonu'na değil, öncelikle kendi vatandaşlarına karşı sorumluluklarıdır" şeklinde konuştu.

Füle, Türkiye'nin katılım müzakerelerinde, limanların Kıbrıs Rum kesimi gemilerine açılmaması nedeniyle AB üyelerinin oybirliğiyle dondurduğu 8 fasıla ilaveten bazı ülkelerin tek yanlı engellemeleri nedeniyle sadece 3 faslın açılabilecek durumda bulunduğuna da dikkat çekti.

İsim vermeden Türkiye'nin katılım müzakerelerini engelleyen ülkeleri eleştiren Füle, ilk kez bu yılki İlerleme Raporu ve Genişleme Stratejisi Belgesi'nde bu durumdan açıkça bahsedeceklerini söyledi.

Füle, Türkiye'nin katılım müzakerelerinde hayati reformları ilgilendirdiği için 23'üncü fasıl olan özellikle yargı ve temel haklarla, 24'üncü fasıl olan adalet, özgürlük ve güvenliğin ve AB'nin çıkarları açısından büyük önem taşıyan enerji faslının açılması gerektiği konusunda "kapalı kapılar ardında" üye ülkelere gerekli mesajları verdiğini anlattı.

Stefan Füle, Türkiye'nin hazırlıklarını sürdürdüğü 4'üncü yargı paketiyle ifade özgürlüğü başta olmak üzere temel hak ve özgürlüklerle ilgili ana sorunları çözmesini beklediklerini dile getirdi.