Almanya Başbakanı Angela Merkel bugün elini masaya vurdu ve "Hayır, partimiz sağa kaymayacak!" dedi.

Merkel, Hristiyan Demokrat Parti CDU’nun herkesi içinde barındıran bir kitle partisi olmaya devam edeceğini bir kez daha hatırlattı. Hatırlattı, ama bunu nasıl başaracağını kimse bilmiyor. Zira önce Sosyal Demokratlarla kurulan koalisyona sabır gösteren, şimdi de zorunlu askerliğin kaldırılması gibi sosyal konularla uğraşmaktan bunalan koyu muhafazakar kanat, partiyi yavaş yavaş terk ediyor.

Jörg Schönbohm, Roland Koch, Friedrich Merz gibi göçmen ve Türkiye karşıtı söylemlerinden hatırlayacağımız kurmaylardan sonra, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından Doğu Avrupa’ya sürülen Alman kökenli vatandaşların temsilcisi Erika Steinbach da istifa etti. CDU yöneticilerinden olan Steinbach‘ı istifaya götüren, İkinci Dünya Savaşı'nı başlatanların Almanlar değil, Polonyalılar olduğunu iddia eden açıklamaları oldu.

Sıra şimdi, ırkçı söylemleri yüzünden Merkez Bankası Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa eden Thilo Sarazzin’in Sosyal Demokrat Parti SPD’den ayrılmasında. SPD Yönetim Kurulu, kendi rızasıyla gitmemekte direnen Sarrazin'in partiden ihraç edilme sürecini oy birliğiyle başlattı.

Batı dünyasındaki çarpıklığın nedenini Müslümanların uyumsuzluğuna ve geri kalmışlığına bağlayan Sarazzin ile ilgili tartışmaların aylardır sürdüğünü düşünürsek, SPD'nin ihraç kararında çok geç kaldığını söyleyebiliriz.

Tıpkı CDU gibi kitle partisi olarak kalmak için çaba gösteren ve herkese kucak açmaya çalışan SPD de sağ kanadını kaybetmemeye mi çalışıyor dersiniz? Sarazzin olayı, iktidarda oldukları sürece muhafazakarları sosyal demokratlaştırırken, kendisi marjinalleşen SPD’nin içinde sağcı bir kanat bulunduğunu bir kez daha gösterdi.

MUHAFAZAKAR SAĞ BİR PARTİ OLSA OYLARIN BEŞTE BİRİNİ ALIR
Kamuoyu Araştırma Şirketi Emnid’in Başkanı Klaus-Peter Schöppner’in tespitleri, Almanya’da giderek kan kaybeden SPD, CDU gibi kitle partilerinin iştahını kabartacak yönde. Schöppner‘e göre, kamuoyu yoklamaları kurulacak sağcı muhafazakar bir partinin, halkın oylarının %20’sini alabileceğini gösteriyor.

SARRAZİN PARTİ KURSUN
Yine aynı araştırmada, her beş Alman'dan biri parti kurarsa Sarazzin’e oy vereceğini belirtmiş. İslam karşıtı Sarazzin, parti kurma niyeti olmadığını söyleyerek, bu konudaki dedikoduların önünü kesti. Ancak bu, Alman halkının tıpkı Sol Parti gibi, sağda konumlanacak bir siyasi harekete ihtiyaç duyduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Hatta Almanya’nın Jörg Haider’i olabilecek isimler telaffuz edilmeye başlandı bile. Friedrich Merz, Wolfgang Clement, Roland Koch, Joachim Gauck bunlardan birkaçı. Olası lider isimleri sizi söz konusu partinin sadece kırgın muhafazakarların oylarını alacağı yargısına götürmesin.

Almanya’da göçmenlerden, özellikle Müslümanlardan rahatsız olanlar yalnızca burjuva ve orta sınıf değil. Asıl ekonomik durumu giderek kötüleşen sosyal sınıflar göçmenleri istemiyor. Onların bugüne kadarki adresi SPD idi. Alman Sosyal demokratlar da bir Jörg Haider çıkarırsa hiç şaşırtıcı olmaz.