Trondheim şehrinde yaşayan ve Rosten okuluna giden Gizem Doğan (18), hem okulunda, hem de iktidardaki İşçi Partisi’nin gençlik kollarında faal bir öğrenciydi. Gençlik kolları toplantısı için gittiği adada birçok arkadaşıyla birlikte katledildiği bildirilen Gizem için Norveçli arkadaşları internette birçok anma sayfası açtı. Youtube’a “Gizem’in Anısına” yüklenen videoda, arkadaşları, “Seni özlüyoruz. Huzur içinde yat. Sen her zaman çok sevileceksin” dediler.

Arkadaşları Hürriyet gazetesine konuştu:

“Silah sesleri duyunca kayalıklardan denize atlama kararı verdik. Gizem ise yüzme bilmediğini, kayalıklara doğru kaçarak saklanmak istediğini söyledi. Koşarken bir ara ‘telefonumu düşürdüm’ dedi ve arkada kaldı. Bize yetişir diye kaçmaya devam ettik. Ama sonra kendisinden haber alamadık.”

Okul Müdürü Ritta Ottervik de Gizem’in öğretmenler arasında da çok sevilen bir öğrenci olduğunu belirterek, “Olayda kaybettiğimiz tüm öğrencilerimin ailelerinin acılarını paylaşıyorum” dedi. Gizem’in okulundan kampa katılan 37 öğrenciden sağ kalanlar dün Trondheim’a getirildi.

GÜLDEREN DOĞAN: HABER BEKLİYORUZ
Gizem’in annesi Gülderen Doğan ise TRT Haber’e telefonla yaptığı açıklamada, “Henüz hiçbir bilgi yok elimizde. Biz de polisten haber bekliyoruz. Gazetelerde çıkan bütün haberler yalan” dedi.

Oslo Büyükelçisi Hayati Güven, yayınlanan haberler nedeniyle Gizem’in ailesinin moralinin çok bozulduğunu, telefonlarının hiçbir basın mensubuna verilmemesini istediklerini kaydetti. Büyükelçi’ye göre Gizem’in cesedinin bulunduğuna dair kendilerine ya da ailesine bir bilgi ulaşmadı. DNA testiyle cesetlerin kimlere ait olduğu belirlenecek. 

TÜRK LOKANTASINDA HERKESE DİNİNİ SORMUŞ
Manifestosuna göre Breivik’in, adı “Onor” olan bir Türk arkadaşı da varmış. Hatta Müslüman arkadaşları içinde ilk onu sayıyor. Breivik’in 5-6 kez yemek yediği, bombayı yaptığı çiftlik yakınlarındaki Milano Rena Resturante’nin sahibi de bir Türk. Bilal Güçlü “Aşırıya kaçan ölçüde hoş biriydi” diye konuştu.

Breivik’in restoran sahibi ve çalışanlarına sık sık hangi ülke ve dine mensup olduğunu, kaç kişi çalıştıkları gibi sorular sorduğu, ancak son derece nazik davrandığı belirtiliyor.