Amerikan CNN televizyonu Lübnanlı gazeteci Octavia Nasır’ı, geçen hafta vefat eden Lübnanlı Muhammed Hüseyin Fadlallah'a olan hayranlığına dair Twitter'da birkaç satır yazdığı için görevden aldı.

İlişkili Haberler


Kararı kanalın dış haberlerinden sorumlu müdür yardımcısı Pariza Khosravi almış. İsminden anlaşılacağı üzere kendisi İran asıllı. Verdiği karardan anlaşıldığı üzere, Tahran’daki rejime muhalif bir isim. Aksi takdirde zaten bu konuma gelemezdi.

İran asıllı hanımefendiye haksızlık etmek istemem. Kendisini, belirli aralıklarla İran’a ve müttefiklerine karşı olduğunu ispatlayan kararlar alma gereksinimi duyduğu için suçlamıyoruz.

İSRAİL KARŞISINDA DAİMA HİZBULLAH'IN YANINDAYIM
Octavia Nasır değerli bir arkadaşım ve onu Bayan Khosravi’nin tanımadığı kadar tanıyorum. Nasır kesinlikle Hizbullah veya İran yandaşı değil. Sadece Lübnan’ın ruhani liderine olan hayranlığını ifade etti. Bu lider Sünni de olabilirdi veya Hıristiyan Maruni de. Bir Amerikan televizyonunda çalışmadığım için, Octavia gibi Fadlallah’a saygı duyduğumu ve İsrail’e yönelik tutumlarını takdir ettiğimi açıkça kaydedebilirim. Ayrıca Irak’taki Şii lider Ayetullah El Sistani’ye de saygı duyuyor ve onu Iraklı yetkililer içinde en tarafsız, ılımlı ve güçlü isim olarak görüyorum. Hatta İsrail’in karşısında daima Hizbullah’ın yanında olduğumu ilave ederim. Üstelik örgütün bazı Lübnan politikalarına veya davranışlarına itiraz etsem dahi.

İŞGAL SÜRMESEYDİ, HİZBULLAH DA OLMAZDI
İsrail’e karşı İslamcı direniş gruplarını destekliyorum. Zira işgale direniş bir hak ve yükümlülüktür. İşgal sürmeseydi Hizbullah, Hamas veya İslami Cihat hareketleri olmazdı.

BEN 'BLITZER KOVULSUN' DEMEDİM
Yalnız ben Octavia Nasır’ı, sevdiklerimi veya saygı gösterdiklerimi de aşarak, CNN’nin ileri gelen program sunucularından biri olan Wolf Blitzer adını bir kenara kaydediyorum. Bu isim, İsrail lobisi AIPAC’ta çalışan Amerikalı bir Yahudi.

Blitzer’in işgal eden, öldüren ve yıkan İsrail’i savunma noktasındaki ‘direniş’ tarihi biliniyor. Fakat ben ne geçmişte ve ne de bugün bu kişinin işinden kovulmasını istemedim. Sadece onu programında yaptıklarıyla hesaba çekiyorum ve insanların değiştiklerinin farkındayım. Belki de büyüdü, olgunlaştı ve İsrail’in Filistinliler ve başka milletlere yönelik işlediği suçlara daha fazla vakıf oldu.

İRAN'I ELEŞTİRMEK SERBEST Mİ?
Khosravi İran asıllı, Blitzer ise Polonya kökenli. Vefat eden Ayetullah Fadlallah’la ilgili birkaç kelime ünlü bir gazetecinin kovulmasına yol açıyorsa Khosravi ve Blitzer’in, İran ve yöneticilerine karşı çok daha fazlasını söylediğini düşünüyorum. Ancak hiç kimse her ikisini hesaba çekmedi. Sonra Blitzer, sağcı Jerusselam Post gazetesine çalıştı.

OCTAVİA DAVA ADAMI DEĞİL, YA DİĞERLERİ?
Octavia Nasır bir dava kadını veya Hizbullah üyesi değil. Blitzer ise pratik hayatında İsrail’e bağlı. Casus Jonathan Pollard hakkında ‘Yalanların Toprağı’ başlıklı bir kitap yazdığını buna delil olarak sunmak yeterli. Kitapta bu casusun kendi ülkesi ABD’nin aleyhinde, güvenliğine ve dış çıkarlarına karşı İsrail lehine çalışma suçunun önemini hafife almaya çalıştı.

CNN’i biraz aşıyor ve New York Times gazetesine geçiyorum. Gazetenin Kudüs’teki ofisinin müdürü olan Ethan Bronner’in İsrail ordusunda asker bir oğlu olduğu ortaya çıktı. Gazete, muhabirinin tarafsızlığı hakkında şüpheler baş gösterince, muhabirini destekledi ve haberleri titiz ve adil şekilde aktardığında ısrar etti.

Keza Bronner’in de işinden alınması veya kovulmasını istemiyorum. Sadece tarafsızlığına dair onu sorguluyorum. İtiraz edeceğim zaman da Bronner’in aktardıklarına değil, İsrailli yetkililerin açıklamalarına itiraz ediyorum.

YA OCTAVİA'NIN HİZBULLAH'DA BİR OĞLU OLSAYDI
Sonra bayan Octavia’nın Hizbullah veya İran devrim muhafızlarında bir oğlu olsaydı ne olurdu diye düşünüyorum.

Böyle bir şey mevzubahis değil, çünkü Octavia’nın bir oğlu yok. Ancak Octavia’nın böyle bir oğlu olsaydı, CNN veya New York Times’a kadar çıkamayacağına eminim.

Ayrıca medyayı bir kenara bırakın, İsrail ordusunda hizmet etmiş olan ve şu an beyaz Saray çalışanlarının başı konumunda olan Rahm Emanuel gibi bir isim bile var. Ve ben bu ismin İsrail’e olan sadakatinin dışında çıktığını düşünmüyorum.

Sonuçta mesele bir bağlılık veya dava adamı olmak meselesi değil. Octavia Nasır sadece vefat eden bir Müslüman lidere dair birkaç kelime söylemenin bedelini ödüyor.

* Londra’da Arapça yayımlanan El Hayat gazetesi, 12 Temmuz 2010, Arapçadan çeviri: Halil ÇELİK