Biyolojik çeşitlilik tehlike altında

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “Herkes için sürdürülebilir bir gelecek için, bizleri birbirimize bağlayan ve destekleyen yaşam ağı olan biyolojik çeşitliliği korumak üzere hemen harekete geçmeliyiz” çağrısında bulundu.

Haberler - ntv.com.tr 23.05.2022 - 12:01

Biyolojik çeşitlilik tehlike altında

Guterres, 22 Mayıs Biyolojik Çeşitlilik Günü vesilesiyle yayımladığı mesajında doğaya karşı verilen anlamsız ve yıkıcı savaşın sonlanması gerektiğini, çünkü canlı türlerinin yok olma oranının, son 10 milyon yılın ortalamasından onlarca, yüzlerce kat daha fazla olduğunu ve giderek arttığını söyledi.

Guterres, “Biyolojik çeşitlilik, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak, iklim değişikliğinin varoluşsal tehdidini sona erdirmek, arazi bozulmasını durdurmak, gıda güvenliğini sağlamak ve insan sağlığındaki ilerlemeleri desteklemek için gerekli. Biyolojik çeşitlilik, yeşil ve kapsayıcı büyüme için de çözümler sunuyor” dedi.

Genel Sekreter, biyolojik çeşitliliğe 2030 yılına yeniden hayat verecek açık ve ölçülebilir hedefleri ve güçlü uygulama araçlarını küresel bir biyolojik çeşitlilik anlaşması üzerinde çalışmak için hükümetlerin bu yıl içinde biraraya geleceğini belirtti.

ÇEVREYE ZARAR VEREN SÜBVANSİYONLAR SON BULMALI

Söz konusu anlaşmanın, biyolojik çeşitlilik kaybının ana nedenlerini ele alması ve toprağı, tatlı suları ve okyanusları etkin bir şekilde koruyarak, sürdürülebilir tüketim ve üretimi teşvik etmesi ve doğadan çıkacak çözümler yoluyla doğayla uyum içinde yaşamak üzere ihtiyaç duyulan iddialı ve dönüştürücü değişimi mümkün kılması gerektiğini sözlerine ekledi. Guterres ayrıca, çevreye zarar veren sübvansiyonların sona erdirilmesini de istedi.

Söz konusu anlaşmanın biyolojik çeşitlilikten herkesin yararlanmasını sağlaması, somut ve doğaya zarar vermeyen yatırımları teşvik etmek için eylem ve finansal kaynakları seferber etmesi gerektiğini vurgulayan Guterres, bu hedefleri gerçekleştirirken ve “doğayla uyum içinde yaşamak” olarak açıklanan 2050 Vizyonunu hayata geçirirken, özellikle topraklarında çok fazla biyolojik çeşitlilik barındıran birçok yerli nüfusa eşitlik ve insan hakları temelinde yaklaşılması gerektiğini belirtti.

Sayfa Yükleniyor...