BBC'nin haberine göre, Venezuela'da kendini "geçici devlet başkanı" ilan eden Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido'yu "ülkenin meşru lideri" olarak tanıyan Brezilya hükümeti, Venezuela sınırına hafta sonuna kadar insani yardım göndereceklerini açıkladı.

Brezilya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Otavio Rego Barros, yardımların ulaştırılmasının ve dağıtımının, Venezuela'nın muhalif lideri Guaido tarafından organize edildiğini ve Brezilya tarafından ABD ile koordinasyon halinde sınırdaki Pacaraima kasabasına gönderilecek gıda ve ilaç yardımlarının, buradan Venezuela kamyonlarıyla Guaido'nun destekçileri Venezuelalılar tarafından alınacağını ifade etti.

Barros, "Brezilya, Guaido hükümetini ve Venezuela halkını desteklemek için bu önemli uluslararası girişime katılıyor." dedi.

Diğer yandan, yardım konvoyunun sınırı geçmesine izin verilip verilmeyeceği ise henüz bilinmiyor.

ABD destekli Venezuela muhalefetinin "insani yardımların" giriş tarihi olarak açıkladığı 23 Şubat öncesi sınırda alarm durumuna geçildi.

Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez, dün yaptığı açıklamada, diğer hükümetlerden emir almayacaklarını belirterek, "Askerler, topraklarımızın bütünlüğünün ihlal edilmesini önlemek için başkomutanımızın (Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro) talimatı doğrultusunda sınırlar boyunca konuşlu ve alarm durumunda olmayı sürdürecek" demişti.

Falcon Bölgesi Sivil Koruma Direktörü Gregorio Jose Montano, Karayipler'de yer alan Hollanda kontrolündeki 3 adayla deniz bağlantısının süresiz askıya alındığını açıklamış ve kararın yardım merkezi olarak kullanılacağı belirtilen Curacao ile Aruba ve Bonaire adalarına ulaşımı etkileyeceğini söylemişti.

"İNSANİ YARDIM" KONUSU

Venezuela'ya insani yardım malzemeleri taşıyan ABD ordusuna ait 3 kargo uçağı, 17 Şubat'ta Kolombiya'nın Venezuela sınırı yakınındaki Cucuta kentine ulaşmıştı.

Tarihinin en ciddi siyasi ve ekonomik buhranını yaşayan Venezuela'da "insani kriz ve yardım" tartışmaları, ABD destekli muhalefet ile hükümet arasındaki gerginliğin en önemli noktalarından birini oluşturuyor.

Devlet Başkanı Nicolas Maduro, yardım tartışmalarının, "ABD'nin işgal stratejisinin bir parçası" olduğunu ve "bu şova izin vermeyeceğini" söylüyor.

Muhalefet ise 300 bin kişinin acil yardıma ihtiyacı olduğunu, 2 milyon kişinin de sağlık riskiyle karşı karşıya bulunduğunu savunarak, ülkeye yardım girmesi gerektiğini öne sürüyor.

Baskılara rağmen Maduro'ya sadık kalmayı sürdüren ordu sınırı kapatırken, muhalefetin Kolombiya'nın Venezuela sınırındaki Cucuta kasabasında bekletilen paketleri 23 Şubat'ta ülkeye nasıl sokacağı belirsizliğini koruyor.

"KÜRESEL YARDIM ŞOVU"

Maduro yönetimi, yabancı yardımların ülkeye girişini bloke ederken muhalifler, insani yardım meselesini hükümete karşı koz olarak kullanmaya çalışıyor.

Maduro, geçen hafta yaptığı açıklamada, ABD'nin insani yardım hamlelerini eleştirmiş, "Hem bizim hükmümüzü kesip paramızı çalıyorlar, sonra da 'Alın bu kırıntılarla idare edin.' diye bunu küresel şova çeviriyorlar. Biz tüm onurumuzla bu küresel şova 'Hayır!' diyoruz. Venezuela'ya yardım etmek isteyen herkese açığız ama ihtiyacımız olan her şeyi alacak gücümüz var." ifadesini kullanmıştı.

ABD ve Avrupa ülkelerinin Guaido'yu geçici devlet başkanı olarak tanıması, Maduro hükümetinin yurt dışı varlıklarını yönetmesini ve kendi gıda yardım programını yürütmesini zora sokuyor. Washington yönetimi, daha önce Venezuela devletinin ABD'deki, aralarında petrol şirketi Citgo'nun da olduğu varlıklarını Guaido'nun kontrolüne vermiş ve Maduro'nun kontrolündeki kurumların para transferlerine yasak getirmişti.

VENEZUELA'DA KRİZ NASIL BAŞLADI?

Venezuela'da, çoğunluğu muhalefetin elindeki Ulusal Meclisin Başkanı Guaido, muhaliflerin mitinginde kendini "geçici devlet başkanı" ilan etmiş ve başta ABD olmak üzere Avustralya, Kanada, Kolombiya, Peru, Ekvador, Paraguay, Brezilya, Şili, Panama, Arjantin, Kosta Rika ve Guatemala gibi ülkeler tarafından tanınmıştı. Son olarak Avrupa Parlamentosu aynı yönde adım atmıştı.

Meksika, Türkiye, Rusya, İran, Küba, Çin ve Bolivya ise Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro hükümetine desteklerini yinelemiş, Maduro da gelişmeler üzerine ABD ile diplomatik ve politik ilişkileri kestiğini ancak ticari ilişkilerinin süreceğini açıklamıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, "Venezuela'ya asker göndermeyi" seçeneklerden biri olarak göstermişti.