Covid-19 pandemisi esnasında AB’nin sığınmacılara uyguladığı orantısız güç arttı: Yasa dışı geri gönderme operasyonlarında en az 2 bin göçmen yaşamını yitirdi

Yeni tip corona virüs pandemisi nedeniyle, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin sığınmacılara kullandığı orantısız güç kullanımı ve insan hakları ihlalleri daha görünür hale geldi. Yeni bir raporda,AB ülkeleri salgın sırasında Avrupa sınırlarından en az 40 bin sığınmacıyı geri püskürtmek için yasa dışı yöntemler kullandığını ve bu operasyonların 2 binden fazla göçmenin ölümüne neden olduğu belirtildi. Son yılların en büyük kitlesel sınır dışı işlemlerinde, AB'nin sınır ajansı Frontex tarafından desteklenen Avrupa ülkeleri, gözaltından tacize, çıplak aramadan işkenceye kadar çeşitli yasa dışı taktikler kullanarak binlerce mülteciyi sistematik olarak geri püskürttü.

ntv.com.tr 05.05.2021 - 16:25

Covid-19 pandemisi esnasında AB’nin sığınmacılara uyguladığı orantısız güç arttı: Yasa dışı geri gönderme operasyonlarında en az 2 bin göçmen yaşamını yitirdi
Arşiv

İngiliz The Guardian gazetesi, covid-19 salgını esnasında Avrupa Birliği ülkelerinin sınırlarına ulaşmaya çalışan göçmenleri geri püskürtmek için yasa dışı faaliyetlerde bulunduğunu ve bu yüzden en az iki bin göçmenin hayatını kaybettiğini öne sürdü. Gazete, yaptığı analizin, sivil toplum kuruluşları tarafından raporlanan olaylara Birleşmiş Milletler’e (BM) bağlı kurumların veritabanına dayandığını bildirdi. Buna göre yeni tip corona virüs pandemisinin ortaya çıkışıtla AB ülkelerinin geri gönderme uygulamalarının sıklığı arttı.

"AKDENİZ'DEKİ ÖLÜMLER AB'NİN YAKLAŞIMININ SONUCU"

İtalya’daki Palermo Üniversitesi'nde iltica hukuku profesörü olan Fulvio Vassallo Paleologo, "Son raporlar, Avrupa'ya ulaşmaya çalışan göçmenlerin ölümlerinde bir artış olduğunu ve aynı zamanda, AB ülkeleri ile Libya gibi AB üyesi olmayan ülkeler arasındaki işbirliğinin arttığını ve bunun birkaç kurtarma operasyonunun başarısızlığına yol açtığını gösteriyor. Pandeminin başlangıcından bu yana denizde meydana gelen ölümler, doğrudan veya dolaylı olarak Avrupa'ya açılan tüm kapıları kapatmayı amaçlayan AB’nin yaklaşımıyla bağlantılıdır'' dedi.

Bununla birlikte, bulgular, AB’nin sahtekarlıkla mücadele izleme örgütü Olaf’ın sığınmacıların AB kıyılarına ulaşmasını engellemeye yönelik taciz, suistimal ve yasa dışı operasyonlar düzenlediği iddiaları üzerine Frontex hakkında soruşturma başlatmasıyla görünür hale geldi.

AB ÜYESİ OLMAYAN ÜLKERE SIĞINMACI GEMİLERİNİ DURDURMALARI İÇİN PARA ÖDENDİ

Uluslararası Göç Örgütü'ne göre, 2020'de yaklaşık yüz bin göçmen Avrupa'ya deniz ve karadan geldi, bu rakam 2019'da yaklaşık 130 bin, 2017'de ise 190 bindi. Ancak, Ocak 2020'den bu yana sayılardaki düşüşe rağmen İtalya, Malta, Yunanistan, Hırvatistan ve İspanya göçmenlere ilişkin tutumunu katılaştırdı. Corona virüs salgınını durdurmak için sınırların kısmen veya tamamen kapatılmasından bu yana, bu ülkeler AB üyesi olmayan ülkelere para ödedi ve denizde tehlikede olan tekneleri durdurmak ve yolcuları gözaltı merkezlerine geri püskürtmek için özel gemiler görevlendirdi. STK’lar İnsanların dövüldüğüne, sınırlarda çıplak soyulduğuna veya denizde bırakıldığına dair defalarca rapor hazırladı.

CORONA VİRÜSE ÇARE DİYEREK SIĞINMACILARIN BAŞINA KIRMIZI HAÇ ÇİZDİLER

2020'de AB’nin en uzun dış sınırında devriye gezen Hırvatistan, sistematik şiddeti ve göçmenlerin Bosna’ya itilmesini yoğunlaştırdı. Danimarka Mülteci Konseyi (DRC), salgının başlamasından bu yana Hırvatistan tarafından geri püskürtülmüş yaklaşık 18 bin göçmeni kaydetti. Guardian, geçen bir buçuk yılda Hırvat polisi tarafından kırbaçlandığı, soyulduğu, cinsel istismara uğradığı ve çıplak soyulduğu iddia edilen göçmenlerin ifadelerini topladı. Bazı göçmenler, yaptıklarının "corona virüse karşı çare" olduğunu söyleyen memurlar tarafından başlarına kırmızı haçlarla spreyle boyandıklarını söyledi.

Batı Balkanlar'daki yasa dışı geri gödermeleri belgeleyen 13 STK'dan oluşan bir koalisyon olan Border Violence Monitoring Network (BVMN) tarafından yayınlanan yıllık rapora göre 2020'de Hırvatistan'dan gönderilen göçmenlerin yüzde  90'ında suistimale uğradığını ve kendilerine orantısız güç kullanıldığını bildirdi.

YUNANİSTAN GEÇEN YIL BİNLERCE SIĞINMACIYI DENİZDE KADERİNE TERK ETTİ

Diğer taraftan, BVMN'den alınan verilere göre Ocak 2020'den bu yana Yunanistan kıyılarından 6 bin 230 sığınmacıyı geri püskürttü. Raporda , geri itmelerin yüzde 89'unda orantısız ve aşırı güç kullanımının gözlemlediğini ifade edilerek, “ Bu endişe verici sayı, taciz edici ve yasa dışı bir şekilde güç kullanımının normallik haline geldiğini göstermektedir. 2020'de belgelenen son derece acımasız polis şiddeti örnekleri arasında uzun süreli aşırı dayak (genellikle çıplak bedenlerde), suya daldırma, kadınların ve çocukların fiziksel olarak istismar edilmesi, yaralanmaya neden olmak için metal çubukların kullanılması yer alıyor" denildi.

Öte yandan, Nisan ayında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde Yunan hükümeti aleyhine açılan bir dava, Atina'yı bazıları dövüldükten sonra düzinelerce sığınmacıyı denizdeki botlarda bırakmakla  suçladı. Davada,  Yunan devriye botlarının göçmenleri Türk sularına ittiğini ve onları yiyecek, su, can yeleği veya herhangi bir yardım olmadan denizde terk ettiğini öne sürüyor.

ÇÖLLEŞMEYLE MÜCADELEDE BAŞARILI 5 ÖRNEK

Sayfa Yükleniyor...