Anayasa referandumunun dünya basınındaki yankıları sürüyor. Konuyla ilgili Time dergisi de bir makale yayınladı.

"Demokrasi mi yoksa tek adam yönetimi mi?" başlığı ile verilen makalede, "Türk halkının yaşadığı fikir ayrılığının sebebi reformların içeriği değil, bu reformları öne süren kişi ve İslami kesime olan yakınlığı" denildi.

Makalede şu ifadeler yer aldı:

"Kenan Evren, büyük tartışmaların merkezindeki bir insan için sakin bir hayat yaşıyor. Türkiye’nin güneşli sahil kasabalarından birine yerleşen 93 yaşındaki emekli general yağlı boya natürmort tablolar yapıp, açılışlara katılıyor.

Yargılanmaktan, hazırlanmasına katkıda bulunduğu bir anayasa tarafından korunan Evren’in bir gün Türkiye’nin bu karanlık döneminde oynadığı rol yüzünden yargı önüne çıkacağını kimse hayal edemezdi.

Ancak geçtiğimiz hafta sonu Türk seçmenler, darbe dönemi subaylarının yargılanmasını engelleyen anayasanın değiştirilmesini de öngören anayasa değişikliği paketine ezici çoğunlukla “evet” oyu verdi. Referandumdan bir gün sonra ise bir takım insan hakları organizasyonları Evren’in yargılanması için dilekçe verdi.

Doksanlı yaşlarda olan general yargıç önüne çıksa da çıkmasa da, önemli olan bu 'evet' oyunun neyi sembolize ettiği. Anayasa değişikliği paketi, Başbakan Erdoğan’ın orduyu sivil yasalar ile kontrol altına almak için gösterdiği çabaların sonucunda yüzde 58 oranla onaylandı.

AYRILIĞIN SEBEBİ BU REFORMLARI ÖNE SÜREN KİŞİ
Fakat yüzde 42 çıkan Hayır oyu da önem arz ediyor. Türkler görünürde övgüye değer demokratik reformlar konusunda fikir ayrılığı yaşıyor. Bu fikir ayrılığının sebebi reformların içeriği değil, bu reformları öne süren kişi ve İslami kesime olan yakınlığı.

Birçok Türk vatandaşı, bir kesim tarafından Sultan Erdoğan olarak adlandırılan Başbakan’ın otoriter çizgisinden dolayı ihtiyatlı davranıyor ve amaçlarını sorguluyor. Erdoğan Avrupa Birliği’nden yola çıkarak yürürlüğe koymak istediği reformları sadece iki büyük laik rakibini, Anayasa Mahkemesi’ni ve askeri etkisiz bırakabileceği durumlara yönelik seçmesinden dolayı eleştiriliyor.

Bu iki kuruluş kendilerini laik Türkiye’nin bekçileri olarak görüyor ve Erdoğan’la sürekli çatışma içine giriyordu. 2008 yılında Anayasa Mahkemesi neredeyse laiklik karşıtlığı nedeniyle Erdoğan’ın partisi AKP’yi kapatıyordu. Anayasa Mahkemesi daha önce de bazı partileri dini bağlantıları yüzünden kapatmıştı.

Hafta sonunda yapılan oylamada kaybeden laik hakimler olabilir. Onaylanan paketteki en tartışma yaratan madde ise, Anayasa Mahkemesi’ne ve Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na atama yapma hakkını TBMM’ye ve cumhurbaşkanına vermesi.

TÜRKİYE PUTİN’E DÖNÜŞÜMÜNÜ İZLEYECEK
Bu düzenleme bir çok Avrupa ülkesindeki uygulamalara benzese de, uzmanlar hükümetin bu hakkı muhafazakarları önemli pozisyonlara getirmek için kullanacağından endişe duyuyor. FIBA Dünya Kupası’nda Türk Milli Basketbol takımını destekleyen Türkler, Erdoğan Cumhurbaşkanı Gül’le salona girdiğinde protestolara başladı. Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Mehmet Yılmaz “Artık kimse Erdoğan’ın önünde duramaz, Türkiye şimdi Erdoğan’ın Putin’e dönüşümünü izleyecek” dedi.

Erdoğan’ın referandumda elde ettiği başarı, partisinin gelecek yıl yapılacak genel seçimlerde de üçüncü dönemi kazanma şansının yüksek olduğunu gösteriyor.

BOYKOTUN BAŞARISI ÖNEMLİ
Erdoğan Pazar gecesi eleştirmenleri memnun etmek için, 2011 yılında yeniden seçilirse yeni ve daha demokratik bir anayasa hazırlayacağını söyledi. Erdoğan’ın demokratik amaçları, aldığı güven oyunu PKK ile yıllardır devam eden savaşa son vermek için kullanıp kullanmamasıyla ilgili bir sınavdan geçecek. Güneydoğu’da birçok Kürt referandumu boykot etti.

Yazar Andrew Finkel Güneydoğu’daki boykotun başarısının önemli olduğunu söylüyor. Finkel, “Durum zor çünkü Erdoğan Kürt meselesiyle ilgili kendi partisinden de direnişle karşı karşıya. Ancak yapabileceği tek şey Kürtlerin yasa önünde Türklerle eşit olmasını sağlamak. Eğer resmi ayrımcılığı ortadan kaldırabilirse, bu Türkiye için çok önemli bir adım olacak” dedi.