ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye ziyaretine dünya basını geniş yer verdi.

İlişkili Haberler


Yunan Kathimerini gazetesi, "Obama, İslam'a siyasi açılım yaptı" başlıklı haberinde, ABD Başkanı'nın TBMM'de yaptığı konuşmada, "ABD hiçbir zaman İslam ile savaşta olmamıştır ve olmayacaktır" dediğini ve herkes tarafından alkışlandığını yazdı.

Obama'nın eski ABD Başkanı George Bush'tan farklı bir politika izlediği belirtilen haberde, "Obama'nın bavulunda taşıdığı armağanlardan birinin de Almanya ve Fransa'nın tepkisine yol açan, 'Türkiye'nin AB üyeliğine duyulan ihtiyaca verdiği sıcak destek' olduğu" vurgulandı.

Haberde, Obama'nın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yaptığı ortak basın toplantısında, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddiaları konusunda görüşlerinin değişmediğini söylediği belirtildi.

Obama'nın, Türkiye'yi izlediği yeni dış politikanın merkezine dahil ettiği vurgulanan haberde, "Hedef, İslam alemine yaklaşmak. Ayrıca Irak'tan 18 ay içinde çekilecek Amerikan askerleri için Türkiye'ye ihtiyaç var. Bu nedenle ABD, Türkiye'nin AB üyeliğini bu kadar ısrarla destekliyor" yorumu yapıldı.

Obama'nın Bush'un tersine Türk kamuoyu tarafından dostça karşılandığına işaret edilen haberde, hatta bir tatlıcının "Baraklava" adlı bir baklava bile ürettiği vurgulandı.

OBAMA VE ERDOĞAN'IN BÜYÜK PAZARLIĞI
"Obama ile Erdoğan arasında büyük pazarlık" başlığını kullanan To Vima gazetesi ise ABD Başkanı'nın TBMM'deki konuşmasında Türkiye'yi bolca övdüğünü yazdı.

Obama'nın Türkiye ile arzu ettiği imtiyazlı ilişkinin arkasında, İran, Afganistan, Orta Doğu ve Türkiye'nin AB üyeliği ile enerji gibi konularda sert pazarlıkların öne sürülen haberde, ABD Başkanı'nın Türkiye'den Ortadoğu konusunda dolaylı şekilde yardım istediği vurgulandı.

Obama'nın Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis ile bir nezaket görüşmesi yaptığına, resmi ziyaret için ise Türkiye'yi seçtiğine dikkat çekilen haberde, bunun ABD'nin iki ülkeyle ilişkileri arasında bağlantı kurmadığının göstergesi olduğu değerlendirmesi yapıldı.

DUYMAK İSTEDİKLERİNİ SÖYLEDİ
Elefteros Tipos gazetesi, "Duymak istediklerini söyledi" başlıklı haberinde Obama'nın Türkiye'nin bölgedeki rolünü övdüğünü, AB üyeliğini desteklediğini ve model teşkil eden bir ittifaktan söz ettiğini yazarken, ancak bunlara rağmen Türk hükümetine Ruhban Okulu'nun açılması çağrısında bulunduğunu, ayrıca Ermeni iddialarıyla ilgili düşüncesinin değişmediğini ölçülü bir biçimde ifade ettiğini bildirdi.

Haberde, Obama'nın PKK'yı terör örgütü olarak nitelendirdiğine ve Mustafa Kemal Atatürk'ü överek göklere çıkardığına da dikkat çekildi.

OBAMA 1922 İÇİN TÜRKLERİ AKLADI
Ethnos gazetesinin "Obama, 1922 için Türkleri akladı" başlıklı haberinde, Obama'nın TBMM'deki konuşmasında, "Türkiye'nin Birinci Dünya Savaşında yabancı kuvvetlere teslim olmadığını ve kendisi için farklı bir gelecek tercih ettiğini" belirttiği aktarıldı.

Haberde, Amerikan liderinin Ermeni iddialarına hassasiyetle yaklaşmasına rağmen, "1922'de Küçük Asya Helenizminin köklerinin sökülmesini" haklı çıkartarak, tarihin bu bölümünü "Türk kalemiyle" yeniden yazma girişimde bulunduğu öne sürüldü.

Gazetenin haberinde, Obama'nın Ruhban Okulu ve Kıbrıs konularını "yaldızlayıp yutturduğu", ayrıca azınlık ve insan haklarına saygı gösterilmesi uyarısında bulunduğu kaydedildi.

Obama'nın, Türkiye ziyaretiyle Ankara'nın, gayrı resmi olsa dahi dış politikasının önemli bir parçası olduğunu gösterdiği ifade edilen haberde, Atina'nın bu gerçeği ne görmemezlikten gelebileceği, ne de küçümseyebileceği vurgulandı.

İSLAM'A AÇILIM, HEYBELİ İÇİN BASKI
"İslam'a açılım, Heybeli için baskı" başlığını kullanan Ta Nea gazetesi, Obama'nın tarihi Ankara ziyaretinde tüm İslam dünyasına dostluk mesajı verdiğini ancak Türkiye'den de belirli adımlar atmasını talep ettiğini yazdı.

Haberde bu adımlar, "Heybeliada Ruhban Okulunun açılması, Ermenistan ile sınırların açılması, bu konuda geçmişle yüzleşilmesi ve Kürtlerin eğitim görmesi" olarak sıralandı.

Ta Nea, Obama'nın Kıbrıs konusunda ise taraflara eşit mesafeli yaklaştığını ve iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çözümünü desteklediğini belirtti.

İSLAM İLE SAVAŞTA DEĞİLİZ
Elefterotipia gazetesi ise Obama haberini "İslam ile savaşta değiliz" başlığıyla verdi. Haberde, Obama'nın iki ülke ilişkilerindeki vizyonunun "Truman ruhu" temelinde olduğu ve Türk topraklarından İslam alemine işbirliği mesajları gönderdiğine işaret edildi.

Haberde, genel izlenimin, "Obama'nın Türklerin gözlerini kamaştırdığı" şeklinde olduğu, bunun da bu aşamada önemli olduğu ifade edildi.

Gazetenin haberinde, Yunan diplomatik kaynaklarının, Obama'nın TBMM'deki konuşmasında Ruhban Okulunun açılması konusundaki ifadelerinin, olumlu bir ortamın oluşmasına yol açtığı gibi, çok yapıcı bir gelişme olduğu değerlendirmesinde bulunduğu bildirildi.



MERKEL VE SARKOZY TÜRKİYE'YE YANLIŞ YAPTI
İngiliz The Guardian gazetesi, Obama'nın 'Amerika İslam'la savaş halinde değil' diyerek Türkiye parlamentosu kürsüsünden İslam dünyasına zeytin dalı uzattığını yazdı. Gazete, Obama'nın bu mesajlar için Türkiye'yi seçmesinin özel bir anlamı olduğunu vurguladı.

Gazete, başyazısında ise şu ifadeleri kullandı:

"Belki uygunsuz bir gerçek ama Ortadoğu'nun en nüfuzlu ülkeleri -ikisi de Arap olmayan- Türkiye ve İran. Ama Obama'nın İslam dünyası ile Batı arasındaki köprüleri tamir etme girişiminin odağı olarak Türkiye'yi seçmesi, umut verici bir gelişme

ABD ile İslam dünyası arasında varılacak uzlaşma için Türkiye'nin örnek gösterilmesi, dış politika açısından cesur, iç politika açısından ise riskli bir adım. Sağda, Obama'nın kendisi için yaptığı 'Ailesinde Müslümanlar olan bir Amerikalı' tanımını kullanabilecek birçok kişi var.

Ama Amerika'nın İslam'la savaşta olmadığını ve olmayacağını söylemek için TBMM gibi bir platformun seçilmesi, dünya siyaset sahnesinde güveni giderek artan bir adamın izlerini taşıyor. Fransa Cumhurbaşkanı ve Almanya Başbakanı Türkiye'ye Avrupa'nın kapılarını kapatarak yanlış yaptılar. Obama'nın gördüğü gerçeği göremediler. Türkiye'nin en büyük varlığı jeopolitik rolü ve bunu da zekice kullanıyor. Türkiye model bir ülke değil ama Batı'nın İslam'la modernitenin bir arada olamayacağı tezini çürüten çarpıcı bir örnek ve güçlü bölgesel bağları var."

AB TÜRKİYE'YE KAPIYI KAPATMAMALI
Financial Times gazetesi, Obama'nın Türkiye ziyaretini okurlarına bir analizle sundu. Analizde şu ifadeler yer aldı:

"Başka Müslüman ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de büyük bir çoğunluk, Amerika'nın aslında İslam'la savaş halinde olduğuna inanıyordu. Bu siyasi felaketten fayda sağlayanlar İslamcılar ve cihat yanlısı aşırılar oldu. Barack Obama'nın ilk Müslüman ülke ziyareti için özellikle Türkiye'yi seçmesi, bu inanışı tersine çevirmeyi amaçlayan uzun ve çetin bir yolculuğun başlangıcı. Neden Türkiye? Bunun nedeni, sadece NATO üyesi, Asya ile Avrupa arasında bir köprü ve hatta Müslüman bir demokrasi olması değil, iktidardaki AKP'nin evrim geçirmiş bir siyasi İslam’la demokrasinin iç içe geçmiş bir yapıyı temsil etmesi.

Müslüman dünyasının deyim yerindeyse ilk Hıristiyan Demokratları, batağa saplanmış Ortadoğu'da bir model olarak değil, bir başarı öyküsü olarak hayranlık uyandırdı. Bu yüzden AKP'nin 2007'de çok güçlü generallere karşı elde ettiği seçim zaferi ve 2008'deki yargı darbesi girişiminden kurtulması sadece Türkiye için değil tüm bölge açısından dönüm noktası niteliğindedir."

Financial Times, ayrıca Türkiye'nin Suriye, İran, Hamas, İsrail ve Suudi Arabistan'la yeni iletişim kanalları açılmasında rol oynayabileceğine dikkat çekerek şöyle devam etti:

"ABD'nin Irak'tan sorunsuz bir şekilde çekilmesinde Türkiye'nin desteği büyük önem arz ediyor. Türkiye'nin Afganistan'a lojistik destek platformu olarak oynayacağı rol de önemli.

Obama, Türkiye'nin Ermenistan'la yakınlaşma çabasına destek belirtti. Ankara, AB'ye girme yolunda Osmanlı'nın 1915'teki Ermeni olaylarındaki rolüyle yüzleşmek zorunda. Ancak Amerika'nın bunu soykırım ilan etmesi Türkiye'deki milliyetçi sağın işine yarayacak ve Avrupa Birliği ve ABD için çok değerli olan bir Müslüman köprüyü havaya uçuracak."

ABD, AB ÜYELİĞİ FİKRİNİ BENİMSEMİŞ
The Times gazetesi ise başyazısında şu ifadeleri kullandı:

"Obama'nın Türkiye'yi vaaz kürsüsü olarak değil örnek olarak kullanması önemli. Türkiye, ileri demokrasiyle İslam'ın bir arada bulunabileceğini gösteren bir kanıt. Türkiye'nin AB üyesi olabilmesi için daha fazla çaba harcaması gerekiyor. Ancak Bulgaristan ve Romanya'nın da ama bu ülkeler AB'ye üye oldular bile. Hiç kimse Türkiye'nin şimdi AB'nin 28'inci üyesi olmak için hazır olduğunu iddia etmiyor ama ABD bu fikri benimsemiş durumda. Avrupa da benimsemeli."

KAPIYI ÇARPMAK KİMSENİN ÇIKARINA DEĞİL
The Independent, "Avrupa Birliği Türkiye'ye kapılarını kapatmamalı. Ankara henüz üyeliğe hazır değil ama birliğe girişi büyük faydalar sağlayacak" diye yazdı.

Gazeteye göre, "Obama belki Türkiye'nin AB üyeliğine Washington'un tam desteğini ifade ederek belki biraz incelik göstermemiş olabilir ama Türkiye'nin yüzüne kapıyı çarpmak bir tek Avrupalı'nın bile çıkarına değil."

HARİTAYA BAKMAK YETERLİ
Daily Telegraph ise başyazılarından birinde "Türkiye'nin zamanı geldi" ifadesini kullandı.

Telegraph'ın başyazısı şöyle:

"Obama'nın niçin Ankara'yı tercih ettiğini anlamak için Türkiye'nin haritadaki yerine bakmak yeterli. Türkiye sadece değerli bir NATO müttefiki değil, doğudan gelebilecek tehditlere karşı stratejik bir kale.

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy gibi, Avrupa Birliği'nde daha derin entegrasyon yanlıları, birliğin batılı kimlik ve kültürüne zarar vereceği gerekçesiyle Türkiye'nin üyeliğine karşı çıkıyor.

Ermeni iddialarını tanımayı reddetmesinden, insan hakları siciline kadar birçok itiraz noktaları var. Ama Obama'nın dün Türk parlamentosunda vurguladığı gibi, AB bu tür sinsi taktiklerle değerli bir Müslüman müttefikle daha geniş kapsamlı bir ilişki kurma fırsatını kaçırıyor."

FRANSA'YI RAHATSIZ EDEREK AVRUPA TARTIŞMASI YAPIYOR
Fransa'nın "Le Parisien" gazetesi, "Obama: ABD İslam ile savaşta değil" sözlerini başlığa taşıdı. Haberde, "Amerikan başkanı Obama, bir Müslüman ülkeye, Türkiye'ye ilk ziyaretinde ABD'nin İslam'a karşı savaşta olmadığını ve hiçbir zaman da olmayacağını söyledi. Barack Obama, Türkiye ziyaretini fırsat bilerek bir kez daha bu ülkenin AB'ye üyeliğine destek verdi. Obama, Ankara'ya sadece imtiyazlı ortaklık öneren Fransa gibi ülkeleri rahatsız eder biçimde, bir haftadan daha az bir süre içinde ikinci kez Avrupa tartışmasına karışıyor" ifadeleri yer aldı.

Le Figaro ise Sarkozy ve Obama arasındaki anlaşmazlığı ana manşetine taşıdı. "Türkiye konusunda Obama-Sarkozy anlaşmazlığı" başlığı ile verilen haberde, "Amerikan başkanı Ankara'yı AB içinde görme arzusunu bir kez daha dile getirdi. Fransa'da Avrupa Parlamentosu seçim kampanyasına Türk sorunu ile start veriliyor. İktidardaki Halk Hareketi Birliği, seçimlere 10 hafta kala Ankara'nın AB üyeliğine karşı çıkarak kamuoyuyla aynı frekansta olduğunu düşünüyor. Fransız cumhurbaşkanlığı Türkiye'nin üyeliği tartışmasına hazır" ifadeleri yer aldı.

ABD'NİN TÜRKİYE'YE İHTİYACI VAR
Çin Radyosu, Obama'nın ziyaretini "Türkiye ve ABD balayında" yorumuyla duyurdu. Radyonun yorum-haberinde, ziyaretin Türkiye'nin ABD'nin küresel stratejisindeki önemli konumunu gösterdiği gibi, iki ülke arasında 2003'teki tezkere kriziyle soğuyan geleneksel müttefik ilişkileri yeniden balayına döndü denildi.

Yorumda, ABD'nin Türkiye'nin AB üyeliğine destek vermesinin nedenleri sıralanarak, Türkiye'nin AB'ye katılmasının bir Müslüman ülkenin batı dünyasıyla kaynaşması anlamına geldiği, ABD'nin küresel stratejisine Türkiye'nin katkıda bulunması olanağı sağlayacağı ve ABD'ye Türkiye ile AB'ye karşı özel kontrol oluşturması olanağı sunacağı vurgulandı.



EN KAZANÇLI ÇIKAN TÜRKİYE OLDU
Alman Frankfurter Rundschau gazetesi Obama’nın Avrupa ziyaretinden en çok Türkiye’nin kazançlı çıktığını vurguladığı yorumunda şu satırlara yer verdi:

“Bu herkesin hoşuna gitmeyebilir. Ama son günlerde Avrupalılar’a Türkiye’siz olamayacakları hatırlatıldı. Avrupa’da öfkesinden küplere binenler Türkiye’nin Avrupa’ya ait olup olmadığını yeniden tartışmaya açmaya niyetlendiler. Türkiye – Avrupa ilişkilerini hissi ve şifahi bakımdan arındırma zamanı çoktan gelmiştir. Bizler ve onlar kategorisi, tarihin tutsaklığından kurtulma cesaretini gösteremediklerinin işaretidir. Barack Obama Avrupalı bir Türkiye’den bahsediyor. Bu uğraşa eski kafaları yenisiyle değiştirerek başlanmalıdır.”

Bild gazetesi, ''Obama Türkiye'nin gönlünü okşadı ve AB üyeliğini istedi'' başlığıyla verdiği haberde, Türkiye'ye AB üyeliği yolunda destek veren Obama'nın TBMM'de yaptığı konuşmada ''ABD'nin İslamiyet'e karşı mücadele etmediği, tam aksine yüz yıllardan bu yana dünyayı daha iyi hale getirmeye çalışan İslam dinine büyük saygı duyduğuna vurgu yaptığı'' ifade edildi.

OBAMA'NIN TÜRKİYE'YE İHTİYACI VAR
Neue Osnabrücker Zeitung gazetesi, Türkiye'yi AB üyeliğine yaklaştırmamış olması bakımından Barack Obama’nın Ankara ziyaretinin pratik yararı olmadığı yorumunu yaptı.

Rheinische Post gazetesi ise ‘Obama’nın Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu’ vurguladığı yorumunda Türkiye’nin jeopolitik konumunun Washington açısından taşıdığı öneme işaret ediyor: “Obama’nın Türkiye ziyareti öncelikle ABD’nin çıkarlarına hizmet etti. Irak açısından lojistik önem taşıyan Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler Irak savaşı yüzünden donmaya yüz tutmuştu. ABD’nin Türkiye’ye ihtiyacı var. Başkan Obama bu nedenle Türklere duymak istedikleri şeyleri söyledi, ortakları olduğunu ve Türkiye’nin AB’ye alınması gerektiğini anlattı. Tam üyelik sürecini etkileyemeyeceğini bildiği halde… Bu nedenle de Türkiye’nin AB planlarına iyilik değil kötülük etmiş oldu. Batı ile İslam dünyası arasındaki köprü olduğunu söyleyen Türkiye ise batıda İslam dünyasının çıkarlarını savunurken, İslam dünyasında batının aydınlanma ve açık toplum anlayışının savunuculuğunu yapmıyor. Bu köprü tek yönlü işliyor.”

TÜRKİYE KENDİ KALESİNE GOL ATTI
Münih’te yayımlanan Süddeutsche Zeitung gazetesi ise Obama'nın Türkiye'ye AB'ye alınması için verdiği desteği, ayrıca Türkiye'nin Rasmussen'in NATO genel sekreterliğine karşı çıkmasını yorumluyor. ‘Türkiye kendi kalesine gol attı’ başlıklı değerlendirmesi özetle şöyle:

“Türk hükümeti büyük bir beceriksizlik yaparak, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olanların eline güçlü bir koz verdi. Türkiye zor bir ortak olduğunu göstererek, genişleme yorgunu AB’yi riskler karşısında uyaranların kendilerini haklı hissetmelerine yardımcı oldu. Diğer taraftan, örneğin basın hürriyeti alanında Türkiye’nin sınırsız değerler ortaklığını paylaşacağından kuşku duyanların da elini güçlendirdi. AB üyesi olduğu takdirde, Türkiye’nin Suudi Arabistan ile Danimarka arasında tercih yapma imkânı kalmayacaktır.”

SON DURAĞIN TÜRKİYE OLMASI TESDAÜF DEĞİL
Belçika'nın yüksek tirajlı Le Soir gazetesi, "Obama'dan AB ve Müslüman dünyasına mesaj" başlıklı haberinde, ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye ziyareti esnasında hem Müslüman dünyasına barış eli uzattığını, hem de AB'ye Türkiye'nin üye olması için çağrısını yenilediğini bildirdi.

Obama'nın Avrupa turunun Türkiye'de noktalanmasının bir tesadüf olmadığının altını çizen gazete, Ortadoğu Balkanlar, Akdeniz ve Kafkaslar'daki gerilimlerin çözüm noktasının Türkiye olduğunu belirtiyor. Hem Müslüman dünyasıyla barışmak, hem ılımlı akımları desteklemek, hem de AB'ye çağrıda bulunmak için Türkiye'nin ideal bir ülke olduğuna vurgu yapan gazete, Bush döneminin de sona erdiğini göstermek için de önemli bir sinyal olduğuna dikkat çekiyor.

Belçika'nin muafazakar gazetelerinden La Libre Belgique , "Barack Hüseyin Obama İslam topraklarında" başlıklı haberinde Başkan Obama'nın AB dışında yaptığı ilk ziyaretinin Müslüman ve laik bir ülke olan Türkiye'ye gerçekleşmiş olmasının dünya için önemli bir mesaj olduğunu belirtti.

ORTADOĞU VE RUSYA'YA MESAJLAR VERDİ
Obama, Türkiye ziyaretiyle ABD'yi bir çok kesim ile yakınlaştırmanın temelini atarken, bölgede birbirleriyle çekişme halkinde olan ülkelerin de birbirlerine zeytin dalı uzatmaları için önemli bir zemin oluşturdu. Türkiye'nin Ermenistan'la yakınlaşmasına destek veren Obama, Ortadoğu barış süreci çerçevesinde İsrail ve Filistin'in de barışa giden yolda mutlaka ilerlemeleri gerektiği çağrısında bulunduğunu ifade etti.

Kafkasların önemli pivot ülkesi olan Türkiye'den Rusya'ya seslendiğini de dile getiren gazete, Gürcistan, Ermenistan ve Azerbaycan arasaındaki ilişkilerin düzelmesi için Rusya'nın önemini de bilerek Moskova-Washington hattında iletişimin yeniden sağlanması için önemli bir barış mesajı gönderdiğini de ifade etti.

OBAMA TARZI DİPLOMASİ
Belçika'nin ekonomi gazetelerinden L'ECHO da, Barack Obama'nın diplomasi alanında önemli adımlar attığını dile getirdi.

"Barack Obama tarzı diplomasi" başlıklı haberinde gazete, Barack Obama'nın 1 haftalık diplomasi turunda, G-20'deki gerginlikleri giderip, NATO genel sekreterinin tayin edilmesi için çözümün kilit adamı olduğunu" belirtti.

FRANSA VE ABD KARŞI KARŞIYA GELEBİLİR
Obama'nın Rusya ile yeni bir sayfanın açılması konusunda da önemli bir adım attığını dile getiren gazete, Ortadoğu barış sürecinin yeniden başlatılması ve Çin ile yeni bir diyalog başlatmak için zeytin dalı uzatmasının dikkat çekici olduğunu bildiriyor.

Gazete Barack Obama'nın AB ile yeni bir bahar yaşamak için de önemli girişimlerde bulunduğunu ancak bu girişim içerinde Fransa'nın ABD ile karşı karşıya gelebileceği konuların da tespit edildiğini dile getiriyor. Türkiye ve nükleer silahsızlanma konularının, ABD ile Fransa'yı karşı karşıya getirebilecek konular olduğunuda da dikkat çekiyor.