İlişkili Haberler

Ekvador'da hükümetin akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırması üzerine 3 Ekim'de genel ulaştırma grevi olarak başlayan ve tüm ülkede hükümet karşıtı gösterilere ve şiddet eylemlerine dönüşen olaylar, olağanüstü hal ilanına rağmen protestocu yerlilerin de desteği ile sürüyor.

Hükümetin merkezini başkent Quito'dan ülkenin güneybatısındaki liman kenti Guayaquil'e taşıma kararı alan Devlet Başkanı Lenin Moreno, olağanüstü hal kararnamesi ile bölgesel sokağa çıkma ve seyahat yasakları getirdi.

Yayımlanan olağanüstü hal kararnamesinde 20.00 ila 05.00 saatlerinde "stratejik binalar" ve Başsavcılığın belirleyeceği yapıların bulunduğu bölgelere yaklaşma ve seyahat yasağı getirildi.

Bölge sakinlerine de sokağa çıkma yasağı şeklinde uygulanacak yeni karar, OHAL uygulaması boyunca yürürlükte kalacak.

Bu arada İçişleri Bakanı Maria Paula Coro ve Savunma Bakanı Oswaldo Jarrin kararnamenin yayımlanmasının ardından düzenlenen basın toplantısında konuştu.

Jarrin kararnamenin "bir sokağa çıkma yasağı olarak görülebileceğini ama aslında sadece seyahat kısıtlaması" olduğunu savundu.

Romo ise şiddet olaylarının arkasında olduğunu iddia ettikleri eski Devlet Başkanı Rafael Correa taraftarı kişileri belirlediklerini ve bu kişilerden hesap soracaklarını söyledi.

Şu ana kadar 129 kişinin tutuklandığını kaydeden Romo, kaç kişinin gözaltına alındığına, kaç kişinin yaralandığına ya da öldüğüne ilişkin açıklama yapmadı.

OLAYLAR

Ekvador'da hükümet şubat ayında 4,2 milyar doları Uluslararası Para Fonundan (IMF) olmak üzere 10 milyar dolarlık borç anlaşması yapmış ve IMF'nin, kamu harcamalarının kısılması da dahil birçok şartını kabul etmişti.

Devlet Başkanı Lenin Moreno anlaşma çerçevesinde yapılan düzenlemeleri 1 Ekim'de açıklamış ve hükümetin artık ulaştırmacılara sağlanan akaryakıt sübvansiyonunun kaldırdığını duyurmuştu.

Ülkedeki ulaştırmacıların 3 Ekim'de gittiği genel grev, öğrenciler, işçi sendikaları ve birçok muhalif organizasyonun da katılmasıyla ülke genelinde protestolara dönüşmüş, göstericiler ve polis arasında şiddetli çatışmalar yaşanmıştı.

Moreno aynı günün akşamında olağanüstü hal ilan etmiş ve askeri sokaklara çıkarmış fakat bu tedbirler tüm ülkedeki protesto ve yağma olaylarını engelleyememişti.