Ekvador'da hükümetin akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırması üzerine 3 Ekim'de genel ulaştırma grevi olarak başlayarak tüm ülkede hükümet karşıtı gösterilere ve şiddet eylemlerine dönüşen olaylar, olağanüstü hal ilanına rağmen protestocu yerlilerin de desteği ile sürüyor.

Hükümetin akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırma adımından vazgeçmemesi nedeniyle ülkenin özellikle orta kesimlerinden yola çıkarak hafta başında başkent Quito'ya ulaşan binlerce yerli, boşaltılan hükümet sarayı Carondelet'in de bulunduğu tarihi merkeze doğru yürüyüşlerini sürdürüyor.

Başkentte başka bir bölgede toplanan işçiler de ayrı bir koldan aynı bölgeye doğru ilerliyor.

Ülke basını ve sosyal medyadaki haberlere göre göstericiler ve onları kent merkezinden uzak tutmaya çalışan güvenlik güçleri arasında yer yer arbedeler yaşanıyor.

Bu arada protestocu yerlilerin dün kısa süreliğine Ulusal Meclis'e girmesinin ardından yapılan polis operasyonunda bu topluluğa mensup 83 kişi gözaltına alındı.

Yerliler, sokağa çıkma ve seyahat kısıtlaması kararnamesinin yayımlanmasının ardından, toplandıkları Arbolito Parkı'nın "stratejik bölge" ilan edilmesi nedeniyle parktan uzaklaştırıldı.

Öte yandan hükümet merkezini ülkenin güneybatısındaki liman kenti Guayaquil'e taşıyan Devlet Başkanı Lenin Moreno'nun protestocularla muhtemel bir diyalog ve kentteki durumu gözlemlemek için Quito'ya geri döneceği iddia edildi.

OLAYLAR

Ekvador'da hükümet şubatta 4,2 milyar doları Uluslararası Para Fonundan (IMF) olmak üzere 10 milyar dolarlık borç anlaşması yapmış ve IMF'nin kamu harcamalarının kısılması dahil birçok şartını kabul etmişti.

Moreno, anlaşma çerçevesinde yapılan düzenlemeleri 1 Ekim'de açıklamış ve hükümetin artık ulaştırmacılara sağlanan akaryakıt sübvansiyonunu kaldırdığını duyurmuştu.

Ülkedeki ulaştırma görevlilerinin 3 Ekim'de gittiği genel grev, öğrenciler, işçi sendikaları ve birçok muhalif organizasyonun da katılmasıyla ülke genelinde protestolara dönüşmüş, göstericiler ve polis arasında şiddetli çatışmalar yaşanmıştı.

Moreno, aynı günün akşamında olağanüstü hal ilan etmiş, askeri sokaklara çıkarmış fakat bu tedbirler, tüm ülkedeki protesto ve yağma olaylarını engelleyememişti.