Ermenistan Başbakanı Paşinyan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Brüksel'de Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk ile ortak basın toplantısı düzenledi.

Paşinyan, Dağlık Karabağ konusunda AB'nin "süregelen dengeli politikasını" memnuniyetle karşıladığını belirterek, "Ermenistan, Dağlık Karabağ sorunun barışçıl çözümünden yanadır" ifadesini kullandı.

Tusk da Erivan ve Bakü yetkilileri arasında son dönemdeki görüşmeleri olumlu bulduğuna işaret ederek, "(Dağlık Karabağ'daki) tansiyonun düşmesini memnuniyetle karşılıyorum. (Dağlık Karabağ sorunundaki) Mevcut durum sürdürülebilir değil ve askeri adımlar anlaşmazlığa çözüm olmayacaktır" diye konuştu.

DAĞLIK KARABAĞ SORUNU

Dağlık Karabağ sorunu, Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde Ermenilerin bu bölgede hak iddia etmesiyle başladı. Ermeniler, 1991'de Hankendi'yi, 1992'de Hocalı ve Şuşa'yı işgal etti. Daha sonra Laçın, Hocavend, Kelbecer ve Ağdere'yi de ele geçiren Ermeniler, 1993'te Ağdam'a girdi. Ağdam'ı, Cebrayıl, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan illerinin işgali izledi.

Azerbaycan topraklarının yüzde 20'si işgal edilirken, bir milyona yakın insan da yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kaldı.

Azerbaycan ve Ermenistan, 4-5 Mayıs 1994'te Bişkek'te Bağımsız Devletler Topluluğu Parlamentolararası Meclisi, Kırgızistan Parlamentosu, Rusya Federal Meclisi ve Dışişleri Bakanlığının inisiyatifiyle "Bişkek Protokolü" olarak bilinen ateşkes anlaşmasını imzaladı ancak ateşkes kağıt üzerinde kaldı.

Minsk Grubu, Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığı ve Dağlık Karabağ sorununun barışçıl yollarla çözülmesini teşvik ve taraflar arasında aracılık etmek amacıyla 1992'de kuruldu.

Eş başkanlığını Rusya, Fransa ve ABD'nin yürüttüğü AGİT Minsk Grubu, aradan geçen 27 yılda birçok girişimde bulunmasına rağmen Dağlık Karabağ sorununun çözümüne yönelik somut sonuç elde edilemedi.