Eroğlu: Anlaşma için müzakere şart

UBP Genel Başkanı, Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulmayı amaçlayan müzakerelerin devamından yana olduklarını belirterek, ''Müzakerelerin kesilmesi diye bir düşüncemiz olmamıştır ve olmayacaktır. Çünkü bir anlaşmaya varabilmek için müzakere şarttır'' dedi.

Anadolu Ajansı 21.04.2009 - 21:42

Eroğlu: Anlaşma için müzakere şart

KKTC'de geçen pazar günü yapılan milletvekilliği erken genel seçiminde tek başına iktidar kuracak çoğunluğu elde eden UBP Genel Başkanı Eroğlu, ''UBP'nin zaferinin Kıbrıs müzakerelerini zora sokacağı'' yönündeki görüşlere yanıt verdi.

Müzakerelerde Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a destek vereceklerini belirten Eroğlu, ''Sayın Cumhurbaşkanımızın da endişe duymasına hiç gerek yoktur'' diye konuştu.

''Telaşa hiç gerek yoktur'' diyen Eroğlu, ''Biz dünkü parti değiliz. Hele ben dün politikaya soyunmuş bir kişi değilim, olayların seyrinin nasıl olduğunu, nasıl olması gerektiğini bilen, KKTC halkını ve Türkiye'nin, anavatanımızın menfaatlerini düşünen bir kişi olduğumu unutmamaları gerekir'' dedi.

Eroğlu, Kıbrıs'ta bir anlaşma yapma niyetinde olduklarını ama yalnızca Türk tarfının iyiniyetinin bir çözüm için yeterli olmadığını, bu yöndeki uluslararası telkin ve baskıların Kıbrıs Rum tarafına yönlendirmesi gerektiğini söyledi.

''Dünya kamuoyu maalesef peşin hükümlü. Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin yapmış olduğu yalana dayalı politikaların maalesef etkisinde'' diyen Eroğlu, seçim öncesi verdiği tüm mesajlarda, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın cumhurbaşkanı olduğu sürece müzakereleri yürüteceğini, bu konuda herhangi bir sıkıntılarının olmadığını ve herhangi bir sıkıntı da vermeyeceklerini açıkça dile getirdiğini hatırlattı.

Seçim zaferini kutladıkları gece de ''Müzakere masasında sayın Talat bulunacak, biz de kendisine destek vereceğiz, müzakeler edevam edecek'' dediğini aktaran Eroğlu, ''Müzakerelerin devamından yanayız. Müzakerelerin kesilmesi diye bir düşüncemiz olmamıştır, olmayacaktır. Çünkü bir anlaşmaya varılabilmesi için müzakereler şarttır. UBP, bu kadar tecrübesiyle, Türkiye'de gelmiş geçmiş bütün hükümetlerle Kıbrıs konusunda istişarenin nasıl yapıldığını, politikanın nasıl üretildiğini bilen bir parti ve onun başkanı olmam nedeniyle, böyle düşünceler içinde olmalarına biraz da şaşıyorum, hayret ediyorum. Artık dış basın veya bazı köşe yazarları bu yanlış değerlendirmeden vazgeçerlerse memnun olurum. Zaten iktidarı tek başımıza kazanmış bir vaziyetteyiz. Bundan sonraki davanışlarımızı izlerlerse, sözlerimizin arkasında olduğumuzu görecekler.

Sayın Cumhurbaşkanımız Talat'ın da endişe duymasına hiç gerek yoktur. Tahmin ederim biraz da o başlangıçta, 'UBP geliyor, müzakerelere gölge düşebilir' veya 'müzakereleri engelleyebilir' gibi bir telaş içine girmiş olsa gerek ki; dış basına sızan veya sızdırılan bazı haberlerden anlıyoruz ki biraz telaş var. Telaşa gerek yoktur. Biz dünkü parti değiliz. Hele ben dün politikaya soyunmuş bir kişi değilim'' dedi.



Bir soru üzerine, ''UBP'nin seçim zaferinin Kıbrıs müzakerelerini zora sokacağı'' yönünde dile getirilen kaygıların, müzakelerin başarısızlıkla sonuçlanması olasılığında, ''buna UBP'nin neden olduğu'' argümanına kılıf hazırlamak için ortaya atılmış görüşler olabileceğini ifade eden Eroğlu, ''Bu kadar ileriye dönük varsayım metodları içinde olacaklarını düşünmek istemiyorum. Ama neticede müzakerelerin başarıya ulaşması için sadece Türk tarafının veya anavatan Türkiye'nin iyiniyeti yeterli değil'' dedi.

Eroğlu, Kıbrıs Rum yönetimi lideri Dimitris Hristofyas ile Rum siyasal partilerinin de aynı iyiniyeti sergilemesi ve Kıbrıs'ta bir Türk varlığı olduğunu, Türk Cumhurbaşkanı ve Türkiye Milli Güvenlik Kurulu'nca da vurgulanan Ada'daki gerçekleri dikkate almaları gerektiğini söyledi.

Rum lider Hristofyas'ın tavrının anlaşmaya götürecek bir tavır olarak görünmediğini belirten Eroğlu, ''Zaten 2009 yılı içinde bir çözüm olacak sözleri, artık ağır ağır 2010'u hedef alan sözler şekline dönüşmeye başlamıştır. Tabii zaman ne gösterek bilemeyiz ama Türk tarafı bir anlaşma yapma niyetindedir. Ama bizim niyetimizin yeterli olmayacağını bütün dünya bilmeli. Bence (uluslararası camianın) konuşmalarını, telkinlerini hatta baskılarını güneye (Rum tarafına) yönlendirmesi gerekir'' diye konuştu.

Kıbrıs müzakere heyetinde hükümeti temsilen bir temsilcinin bulunmasının ''doğal olduğunu'', 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın heyetinde dışişleri bakanının yer aldığını, Cumhurbaşkanı Talat'ın heyetinde de iktidardaki Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin (CTP) bir milletvekilinin olduğunu ve Talat'ın CTP milletvekili Özdil Nami'yi özel temsilci yaptığını, Rum liderin temsilci Yorgos Yakovu ile Kıbrıs müzakerelerini sürdürdüğünü anlatan Eroğlu, ''Hükümet kanadını temsil eden siyasi partiden bir kişinin yanlarında bulunması kendilerine köstek değil destek olur'' dedi.

Müzakere heyetine 1 kişi vereceklerini ifade eden Eroğlu, hükümet adına müzakerelere katılacak ismi, herhangi bir rahatsızlık duymaması için Mehmet Ali Talat ile istişare ederek belirleyeceklerini bildirdi.

''AĞIRLIKLI GÖRÜŞ, TEK BAŞINA İKTİDAR''
Hükümet kurma çalışmalarına ilişkin olarak, partisinin, kazandığı 26 milletvekiliyle tek başına hükümet kurabileceklerine işaret eden Eroğlu, perşembe günü parti meclisinin toplanacağı ve bu konunun enine boyuna tartışıldıktan sonra karar verileceğini kaydetti.

Tek başına iktidarın yanında koalisyon seçeneklerini de kullanabileceklerini belirten Eroğlu, ancak partideki ağırlıklı görüşün tek başına hükümet kurmaktan yana olduğunu açıkladı.

Eroğlu, hükümeti kurduktan sonra Türk hükümeti ve AK Parti ile yakın işbirliği ve diyalog içinde olacaklarını anlattı.

ERGENEKON TARTIŞMALARI
Eroğlu, seçim öncesi ortaya atılan ''Ergenekon'' konusuyla halkın pek ilgilenmediğini belirterek, bu tür iddialara gülüp geçtiğini söyledi.

Eroğlu, ''Burada Ergenekon kurmak, Türkiye hükümetleri aleyhine kampanya yürütüp, 'alaşağı' etme düşüncesi içine girmek demek, biraz kafadan sakat olmak demektir. Dolayısıyla seçimlere yönelik, oy hesabıyla yapılan suçlamaydı. Hatta suçlama da değil, nereden geldiği belli olmayan, 1998 seçimlerinden bahsederken 5-6 ay önce olan bir olayı da konu alan bir rapor'' diye konuştu.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in, iddiaların araştırılmasıyla ilgili olarak başsavcılığa yaptığı başvuruda, ''suç duyurusu'' yapılmış gibi bir hava yaratıldığını ve ''vatandaşlarını buna gülüp geçtiğini'' vurgulayan Eroğlu, ''Seçimlerde sayın başbakana da bir faydası olmamıştır. Çünkü vatandaşın derdi ekonomik'' dedi.

RUM SİYASİLERLE DİYALOG
Eroğlu, ''Rum siyasal partilerle nasıl bir diyalog içinde olacaklarıyla'' ilgili bir soruya karşılık, UBP'nin, Rum siyasal partilerine ve Rum halkına düşmanlık duygusu içinde olmadığını, Kıbrıs'ta ayrı ayrı çatı altında iki halk olduğunun bilincinde olan bir parti olduğunu bildirdi.

İki halkın barış içinde, düşmanlık duyguları taşımadan bu topraklarda yaşamaları gerektiğine inandıklarını dile getiren Eroğlu, ''Güney'deki herhangi bir siyasi parti bizimle görüşme talebinde olursa, biz, bu talebi reddetmeyeceğimiz gibi bizim de bazı siyasi partilerden görüşme talebimiz olabilir, görüşmeden kaçınmayız'' diye konuştu.

Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bugün telefonla kendisini arayarak kutladığını söyledi.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...