Irak'ta en şiddetli çatışmaların yaşandığı kentlerden birisi olan Felluce'ye, 2004 yılında Amerikan askerleri Sünni direnişi bastırmak için savaş açmıştı.

Saldırılarda kaç kişinin öldürüldüğü tam olarak bilinmiyor, ancak bir zamanlar nüfusu 300 bini bulan Felluce'de artık yaklaşık 50 bin kişi yaşıyor. Savaşı en ağır şartlar altında yaşayan Felluce'de şimdi de yeni doğan bebeklerinin olağanüstü sayıdaki anormallikleri konuşuluyor.

Bir hastanenin doktoru, BBC'ye yaptığı açıklamada, kentte günde 2 ya da 3 doğum anomalisi vakası gördüklerini söyledi.

ABD: BÖYLE BİR GELİŞMEDEN HABERDAR DEĞİLİZ
ABD ordusu yetkilileri ise bölgede doğum kusurlarında artış olduğuna ilişkin herhangi resmi rapordan haberdar olmadıklarını ifade etti.

Bir çatışma bölgesinde yaşayanların herhangi bir halk sağlığı sorununu "çok ciddiye" aldıklarını ifade eden ABD Ordusu sağlık iletişim sistemleri yöneticisi Michal Kilpatrick, patlamamış mühimmatın tehlike oluşturduğunu belirtti.

HALKA GÖRE SORUN ABD'NİN SİLAHLARINDAN
Ancak bölge halkı asıl sorunun ABD güçlerinin çatışmalar sırasında kullandığı silahlardan kaynaklandığını düşünüyor.

Felluce'nin Amerikan sermayeli yeni hastanesinde sorunla ilgili konuşacak doktor bulmakta zorlandıklarını belirten BBC muhabiri, doktorların, Irak hükümeti Amerikalılara sorun yaratmak istemediği için konuşmaktan çekindiklerini söylediklerini kaydetti.

BBC'nin haberine göre, resmi verilerde Felluce'de doğum kusurlarında yılda normalden sadece 2 ya da 3 daha fazla vakanın görüldüğü ortaya konuyor. Açıklama yapan bir çocuk doktoru ise başta kalple ilgili sorunlar olmak üzere günde yaklaşık 2 ya da 3 doğum anomalisi gördüğünü kaydetti. Bu da orta büyüklükteki bir kentte yılda 1000 doğum kusuru görülmesi anlamına geliyor.

BBC muhabiri, konuştuğu her doktor ve anne babanın da kendisine, sorunun büyük ölçüde 6 yıl önce ABD güçlerinin kullandığı silahlardan kaynaklandığını düşündüklerini söylediğini aktardı.

Muhabir, üç küçük çocuklarında da beyin hasarı ya da felç görülen bir ailenin evine gittiğini belirterek, orada olduğunu duyan bir adamın da her eli ve ayaklarında altışar parmak olan, çeşitli başka ağır rahatsızlıkları da bulunan kızını kendisine göstermeye getirdiğini anlattı.

Bu arada çatışmalardan sonra yıkılan binaların molozlarının nehre atıldığına ve halkın içme suyunu bu nehirden elde ettiğine dikkat çekildi.