İlişkili Haberler

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün yaptığı konuşmada, "ihtiyatlı bir memnuniyet içindeyiz" dedi bu çabalarla ilgili. Önemliydi. Eğer masaya oturulabilirse, oyunu değiştiren adım, bir diğer Filistinli gruptan geldi. Hamas, yeni siyaset belgesini açıkladı ve ilk kez 1967 sınırlarıı tanıyacağını duyurdu.. Bu ne anlama geliyor. Filistin Yönetimi buna nasıl bakıyor. Bunu konuşacağız. Filistin Başbakanı Rami El Hamdallah yayın konuğumuz.

Deniz Kilislioğlu: Çok teşekkür ediyoruz yayınımıza katıldığımız için Sayın Başbakan.. Trump, Abbas ile görüşmesinden sonra "Ne gerekiyorsa yapacağım. Arabuluculuk, hakem ya da kolaylaştırıcı olmaktan memnuniyet duyarım ve bunu yapacağız' dedi. Ama bunu nasıl yapacağını söylemedi. Takvim de vermedi. Başarabilecek mi sizce?

Rami El Hamdallah: Bana bu fırsatı verdiğiniz için sizlere çok çok teşekkür ediyorum. Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Sayın Cumhurbaşkanı'na ve Türk hükümetine bize vermiş olduğu önemden dolayı ve düzenlenen Kudüs Vakfı ile ilgili konferansa yakın alakalarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Soruya cevap vermeden önce, biliyorsunuz hali hazırda, İsrail hapishanelerinde bulunan 1500'e yakın Filistinli esir açlık grevine başlamış durumdalar. Bu açlık grevlerini yaparken, sadece insancıl taleplerde bulunuyorlar. Bu talepler arasında eğitim hakkı gibi, telefon etme hakkı gibi imkanların verilmesi, aileleriyle görüşmelerin sağlanması gibi normal bazı talepler bulunmaktadır. Bundan dolayı, biz Türkiye'ye ve uluslararası topluma bir çağrıda bulunuyoruz. Bu Filistinli tutsakların durumlarının iyileştirilmesine ilişkin olarak ve neticede de İsrail hapishanelerinde bulunan bütün Filistinli tutsakların serbest bırakılmasına ilişkin destek vermelerini temenni ediyoruz. Biliyorsunuz 3-5 Mayıs tarihleri arasında Sayın Mahmud Abbas, Amerika'ya başarılı bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret çerçevesinde Filistin meselesini ele aldılar. İki devletli çözüm de ele alınan meselelerden biriydi. Korkumuz, İsraillilerin sürdükleri yerleşim birimlerinin inşası politikasının bu barışın önünde büyük bir engel olması. Bu yüzden bizim özellikle uluslararası kuruluşlara çağrımız vardır. Biliyorsunuz, İran meselesinde olduğu gibi 5+1 gibi bir müdahalede bulundular. Keza Kosova meselesinde de biran önce çözüm için girişimde bulundular. Bilindiği üzere, önümüzdeki günlerde, Filistin'in İsrail tarafından işgalinin neredeyse 50 yılı geçmiş olacak. Bizim isteğimiz Filistin meselesinin barışçıl şekilde çözümlenmesi, Başkenti Doğu Kudüs olan devletin kurulmasıdır.

Deniz Kilislioğlu: Altını çizdiniz. Özellikle yerleşim yerleri konusundaki politikadan bahsettiniz. Netanyahu'nun Washington ziyaretinde Trump ile yapılan görüşmede Amerikan Başkanı ne diyecek diye bekleniyordu. Trump "biraz durdurun" şeklinde, ucu açık, net bir politika koymayan bir söylem içine girdi. Aynı şekilde, "tek devletli çözümle yaşayabilirim" dedi. Bu açıklamalardan, Mahmud Abbas ile yaptığı görüşmelerden sonraki açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz. Yani bir dönüşüm olarak mı yorumluyorsunuz? Ve bundan sonraki süreçte adil bir arabulucu olacağını düşünüyor musunuz eğer masaya oturulursa?

Rami El Hamdallah: Bilindiği üzere, Netanyahu hiçbir şekilde iki devletli çözümü kabul etmemektedir ve asla bunu kabul etmeye yanaşmamaktadır. Netanyahu'nun yazdığı kitabı okuyanlar bunu yakından bilir. Aynı zamanda Netanyahu'nun Amerika'ya yaptığı ziyaret ve Trump ile yaptığı görüşmeyi yakından izledik. Fakat onun tek istediği şudur, çözümsüz bir çözüme gitmek.. Bizim için başka çözüm yoktur. Esas olarak alacağımız tek çözüm Filistin Devleti'nin de İsrail devletinin yanında kurulmasıdır. O da 1967 sınırları içerisinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bir devlettir. Ama İsrail buna hiçbir şekilde yanaşmamaktadır, sürdürdüğü yerleşim birimleri politikalarını daha da yoğunlaştırmaktadır. Doğu Kudüs'te ve Batı Şeria'da inşaatlar devam etmektedir. Şunu anlayamıyoruz, uluslararası dünya, ABD başta olmak üzere, bir çok meselede etkin bir rol oynuyorlar ve çözüyor. Niçin İsrail'e herhangi bir baskı yapmıyorlar? Halbuki tek yapılacak olan şey Amerika'nın İsrail'e baskı uygulaması ve çözüm iki devletli temel üzerinde olmalı. Bundan başka bir çözüm yoktur.

Deniz Kilislioğlu: Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da aynı eleştiriyi yöneltmişti. Amerika'ya "sessiz kalıyorsunuz" eleştirisi vardı Erdoğan'ın. ABD İsrail'e baskı yapsın diyorsunuz. Yapabileceğini düşünüyor musunuz? Yani Trump iki tarafı aynı masaya oturtmayı başarabilecek mi?

Rami El Hamdallah: Şüphesiz ki biz de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylediklerini destekliyoruz ve vurguluyoruz. Biliyorsunuz ABD etkin bir rol oynayabilecek güce sahiptir. Fakat daha önceki ABD yönetimlerinde bu meseleye ciddi şekilde eğildiklerini görmedik. Şimdiki yönetim için de peşinen bir şey söylemek istemiyoruz. Fakat şu kesin ki, ABD isterse bu meseleyi etkin şekilde çözülmesi yönünde etkili bir rol oynayabilir. Keza aynı şekilde bizim ABD’den istediğimiz dürüst bir arabulucu rolünü üstlenmesi. Filistin’in işgalinin üzerinden 50 yıl geçti. Dünyada bundan daha uzun süreli işgal altında kalmış bir bölge yoktur. Tekrar şunu vurgulamak istiyorum. ABD isterse etkin rol oynayabilir, iki taraf arasındaki müzakerelere yardımcı olarak destek verebilir. Bizim istediğimiz uluslararası bir girişim ve başta ABD olmak üzere bu meseleye eğilsin. Filistin devletinin kurulmasını temin etsinler.

Deniz Kilislioğlu: ABD Başkanı Trump’ın ay sonunda İsrail ziyareti olacak. Trump’ın kampanya döneminde çok tartışılmıştı sonrasında bir adım gelmedi, bu Amerika’dan Büyükelçiliği’nin Kudüs’e taşınması konusu. Çok tartışma yarattı. Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan da mesele sadece bir tabelayı taşımak değil, bir tabelayı değiştirmek bırakın, bir taşı yerinden oynatmak bölgedeki dengeleri sarsar mesajı verdi. Böyle bir ihtimalin gerçek olabileceğini düşünüyor musunuz? Olursa Filistin yönetiminin tepkisi ne olur?

Rami El Hamdallah: Filistin Yönetimi Cumhurbaşkanı sayın Mahmud Abbas, Amerika’ya kesin bir şekilde, Büyükelçiliğin Kudüs’e taşınmaması için çağrıda bulundu. Böyle bir şey yapılırsa, bu tek taraflı alınmış bir karar olacaktır. Bu, uluslararası yasalarla çelişkili bir adımdır. Kudüs, İslam ülkelerine ve Arap dünyasına ait, bugün işgal altında bir şehirdir. Eğer böyle bir adım atılırsa, buna gerek Arap dünyası gerek İslam dünyası büyük tepki gösterecektir. Bundan dolayı, kesin bir şekilde, Büyükelçiliğin Kudüs’e taşınmasını reddediyoruz. Böyle bir şey gerçekleşirse, bu müzakerelere olumsuz etki yapacaktır. Ne zaman ki müzakereler bir sonuca varır, iki devletli temel oluşturulur, o zaman bu meseleler ele alınabilir.

Deniz Kilislioğlu: Mahmud Abbas, ABD Başkanı'na çağrı yaptı, böyle bir adım atmayınız diye. Trump’ın verdiği tepki ne olmuş? Buna ilişkin bir sinyal var mı?

Rami El Hamdallah: Şüphesiz ki, Mahmud Abbas bu yönde adım atmamalarını ABD’den talep etmiştir. Biz Amerika’nın bunu gerçekleştirmemesini umut ederiz. Çünkü bu sadece Filistinliler için değil, tüm Arap ülkeleri ve Türkiye için de tehlikeli bir husustur.

Deniz Kilislioğlu: Olası müzakerelerle ilgili bir yorum almak isterim. Avukatını özel temsilci olarak atadı. Buna ilişkin bir endişeniz var mı? Süreci hiç bilmeyen takip etmeyen birilerinin, bu kadar kapsamlı, bu kadar uzun süredir devam eden bir sürece dahil olması sizi endişelendiriyor mu?

Rami El Hamdallah: Bizim ABD’den istediğimiz şey, hem tarafsız hem dürüst bir arabuluculuk görevi üstlenmesidir. Şüphesiz ki, ABD’nin kendine özgü uzmanları var, danışmanları var. Meseleler zaten nettir. Ülkemiz işgal altındadır. Bizim tek talebimiz 1967 sınırlarını kapsayacak şekilde devletimizin kurulmasıdır. Amerika’dan isteğimiz dürüst bir arabuculuk görevini üstlenmesidir. Müzakerelerin, başta Kudüs olmak üzere, su meselesi olsun, bütün meseleleri kapsaması gerekir. Bizim talebimiz uluslararası bir denetim, Rusya, Çin ve Avrupa ülkelerinin de denetleyeceği müzakerelerdir.

Deniz Kilislioğlu: Son bölüme geçmek istiyorum. Hamas’ın yeni siyaset belgesi çok tartışıldı. Türkiye’de de yakından takip edildi. 1967 sınırlarını ilk kez tanımış olması, sizce El Fetih yönetimini bir masa kurulursa, elini rahatlatacak bir unsur mudur?

Rami El Hamdallah: Siyaset belgesi geç yayınlanmış ve geç dile getirilmiş bir meseledir. Bilindiği üzere Filistin Kurtuluş Örgütü 1988 yılında İsrail’i tanıyacağını, Filistin devletinin 1967 sınırlarını kapsayacak şekilde kurulmasını kabul etmişti. Bu siyaset belgesinin yayınlanması atılmış olumlu bir adımdır. Bizim için de önemlidir. Bugün her iki taraf da, hem Fetih hem Hamas, aynı görüş birliği içerisindedir. Filistin yönetimi Hamas’a çağrıda bulunmuştu, ulusal uzlaşının sağlanması konusunda. 3 veya 6 aylık bir süre için ulusal birlik hükümetinin kurulması ve sonrasında seçimlere gidilmesi için. Böylece de Filistinliler arasındaki ayrılığın ortadan kaldırılması sağlanacak. Bu şüphesiz ki, Filistinliler için güç unsuru oluşturacaktır. Bundan dolayı şüphesiz ki, atılmış adım olumlu bir adım. Ümit ederiz ki, Filistin ulusal uzlaşısına katkıda bulunacaktır..

Deniz Kilislioğlu: Nasıl olacak? Çünkü yıllardır Hamas ve El Fetih ayrılmış durumda. Bir türlü o söylediğiniz ulusal birlik hükümeti kurulamıyor. Ne kadar kısa sürede iki taraf biraraya gelir?

Rami El Hamdallah: Biz Filistinlileri biraraya getiren hususlar, bizi ayıran hususlardan daha güçlüdür. Siyaset belgesi açıklandıktan sonra, Fetih ile Hamas arasında fazla bir görüş ayrılığı kalmamıştır. İki grup da, Filistin devletinin 1967 sınırlarını kapsayacak şekilde desteklemektedir. Bundan sonra atılacak adım, ulusal uzlaşı hükümetinin kurulması, seçimlerin gerçekleşmesidir. Filistin demokratik bir halktır. Biz Filistin halkı olarak seçimleri gerçekleştirdik. Aynı zamanda Batı Şeria’da yerel seçimleri de yaptık. Fakat Gazze kesiminde bu seçimlerin yapılmasını Hamas engellemişti. Ümit ederiz ki, bu siyaset belgesi yeni bir başlangıcı oluşturacak gerçek bir birliği sağlayacak. O zaman biz Filistinliler daha güçlü bir şekilde ortaya çıkmış olacağız.

Deniz Kilislioğlu: Son sorum. İsrail Başbakanı bu belgeyi çöpe attı. Yorumunuz ne olacak?

Rami El Hamdallah: Netanyahu hiçbir şekilde, hiçbir siyasi çözümü istememektedir. Bu politikalarını anlayabilmeniz için, onun “Güneş Altında bir yer” isimli kitabını okumanız yeterli. Bizim talebimiz şudur; uluslararası camia biraraya gelerek Filistin sorunun çözülmesi için müzakerelerin bir an önce başlatılmasını sağlamalı. Bu, bütün meselelerin anasını oluşturmaktadır. Bu sorun çözülmeden bölgedeki meselelerin çözülmesi mümkün değildir. Bundan dolayı bütün dünya hızlı şekilde hareket etmeli. Filistinliler ancak devletlerinin kurulmasını kabul edebilirler, bunun ötesinde bir çözümü kabul etmezler.

Deniz Kilislioğlu: Sayın Başbakan tüm yorumlarınız için teşekkür ederim.

Rami El Hamdallah: Ben size ve başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na ve Türk halkına teşekkür ederim. Türkiye’nin bize vermiş olduğu desteğe devam etmesini umarım.