Covid-19 nasıl ortaya çıktı? Yeni iddialar
12.06.2023 02:51
Son Güncelleme: 12.06.2023 04:31
Dünyayı üç yıldan uzun süredir etkileyen ve milyonlarca insanın ölümüne neden olan Covid-19 salgınına yol açan virüsün laboratuvardan çıkma ihtimalini destekleyen yeni iddialar ortaya atıldı. Dehşete düşüren iddialar ve bulgular tek tek sıralandı.

2019 yılının Aralık ayında Çin'in Vuhan Eyaleti'nde ortaya çıkan ve 2020'nin Ocak ayından itibaren tüm dünyaya yayılarak salgına yol açan Covid-19 virüsüyle ilgili yeni iddialar ortaya atıldı.
Dünya genelinde 6 milyondan fazla insanın ölümüne sebep olan corona virüs salgınının çıkışıyla ilgili dikkat çeken haber İngiliz Sunday Times gazetesinden geldi.





VİRÜSÜN LABORATUARDAN KAZA SONUCU ÇIKAN BELGELERE ULAŞILDI


"ÇİN VİRÜSE İŞLEV KAZANDIRMA DENEYLERİ YAPTI"

SARS SALGINI VE CORONA VİRÜS ARAŞTIRMALARI


YARASA KADIN DR. ŞI CİNGLİ



İŞLEV KAZANDIRMA




Baric'in katkısı, Çinli ekibin "işlev kazandırma" konusunda gelecek çalışmaları için yol gösterici oldu.

OBAMA YÖNETİMİNDEN MORATORYUM
Bu yıllarda virüsler üzerinde laboratuvar çalışmalarına dair bilim camiasında eleştirilerin artması üzerine dönemin ABD Başkanı Barack Obama liderliğindeki hükümet, bir patojenin bulaşıcılığını ve öldürücülüğünü belirgin şekilde artıracağı öngörülen her türlü işlev kazandırma deneyinin durdurulması için moratoryum ilan etti.
Ancak WIV ve ABD'li destekçileri Daszak ve Baric, deneylerin halk sağlığı için acil ve güvenli olduğunu ileri sürerek devamını teşvik etti.

Çinli ekip ABD'nin finans desteğini almayı sürdürürken Baric'in teknikleri kullandıkları laboratuvar çalışmalarını sürdürdü. Bu dönemde Şıtou mağarasında keşfettikleri WIV-1 patojenini kullanarak iki yeni mutant virüs ürettiler.
2017'ye gelindiğinde Dr. Şı ve ekibi, mağaradaki corona virüslerden 8 mutant virüs üretmişti ve bunlardan ikisi insanlara bulaşma kabiliyetine sahipti.


Washington Post'un yayımladığı sızdırılan Wikileaks belgelerine göre, ABD'nin Pekin Büyükelçiliği, laboratuvardaki güvenlik tedbirlerine ilişkin kaygılar nedeniyle, aralarında bir uzmanın olduğu heyeti incelemelerde bulunmak üzere Vuhan'a gönderdi.
Heyet, hazırladığı raporda, laboratuvarda "ciddi eğitimli personel eksiği ve güvenlik açığı olduğunu" bildirdi.

FARELER ÜZERİNDE TEHLİKELİ DENEY




Dazsak, NHI'yı yanıltmasının yanında, aynı yıl, yine Vuhan'daki ortaklarıyla yürüteceği DEFUSE (etkisiz hale getirmek) adını verdiği bir araştırma programı için ABD İleri Savunma Araştırma Projeleri Ajansına (DARPA) 3 yıllığına 14 milyon dolar ödenek talebi ile başvurdu.
Çinli ekibin SARS'a benzer çok sayıda yeni corona virüs toplayarak Şıtou mağarasından elde edilen iki patojenle birleştirdiği deneyler yürütmesini öngören program DARPA tarafından reddedildi.
Deneylerde virüslerin DNA dizisinde bulaşıcılığı etkileyen "furin çatlağı" bölgesinin patojenlere aktarılmasını içeriyordu. Covid-19 ortaya çıktığında her ne kadar bu patojenlerle birebir genetik yakınlığı olmasa da virüsün yapısında furin çatlağının bulunduğu belirlendi.

GİZEMLİ MADEN OCAĞI VAKASI VE "GÖLGE PROJE"
Öte yandan Dışişleri Bakanlığının soruşturmacıları, Çin'in, mağaralardaki koronavirüsler dışında Daszak'ın ve ABD'li sağlık yetkililerin haberdar olmadığı paralel bir gölge proje yürüttüğünü ileri sürdü.

Buna göre, gölge proje, Yünnan eyaletinin Pu'ır iline bağlı Mociang Hani Özerk ilçesindeki terk edilmiş bir bakır madeninde yaşanan gizemli olayla başladı.

Maden ocağındaki yarasa pisliklerini temizleyen 6 işçi, çalışmanın ardından öksürük, ateş ve zatürre belirtileriyle hastalandı. İşçilerden üçü hayatını kaybederken, hayatta kalanlara yapılan testlerde varlığı bilinmeyen bir corona virüse karşı antikor tespit edildi.
2012'de olay yaşandığı sırada Vuhan Viroloji Enstitüsü araştırmacıları, PREDICT programı kapsamında, zootenik virüslerin insanlara bulaşması üzerine daha önce anılan çalışmaları yürütüyordu fakat maden ocağındaki vakaları Eco-Health'ten ve sponsoru ABD hükümetinden gizledi.

Şı ve ekibi madende 4 yıl çalışarak yarasalardan topladığı 1300 numunede 293 corona virüs tespit etti. Çinli virolog, 2015'te yayımladığı makalede mağarada SARS virüsü ile aynı aileden, daha önce bilinmeyen bir corona virüsü keşfettiklerini bildirdi. Makalede ne ölen madencilerden ne de ocakta tespit edilen aynı aileden diğer corona virüslerden bahsedilmedi.
Makalede adı "RaBtCoV/4991" olarak geçen fakat Covid-19 salgını ortaya çıktıktan sonra maden ocağı ile bağını gizlemek için "RaTG13" olarak değiştirilen virüsün, hala Covid-19'a en yakın corona virüs varyantı olduğu değerlendiriliyor.

Gizli istihbarat bilgilerine dayandığı için çok sayıda kanıt dışarıda bırakılarak yayımlanan raporun detayları ilk defa gün yüzüne çıktı.

"SERİ GEÇİŞLEME" VE DOĞAL MUTASYONUN HIZLANDIRILMASI
Soruşturmaya katılanlar, ayrıca Enstitüde "seri geçişleme" (serial passaging) adı verilen bir yöntemle virüs varyantının mutasyonun hızlandırmaya yönelik deneyler yapıldığına ilişkin kanıtlar gördüklerini kaydetti.
Söz konusu yöntemde deney hayvanlarına virüs enjekte edildikten sonra hangisinin etkisinin daha ağır olduğunun gözlendiğini belirten yetkililer, en ağır hasarı veren varyant ile tekrar eden deneyler yaparak patojenlerin daha ölümcül seviyeye çıkarmaya çalışıldığını ileri sürdü.

"İnsansılaştırılmış fareler ile seri geçişleme deneyi yapmak ölümcül bir birleşim. Bu yöntem doğal mutasyon sürecini hızlandırıyor. Yani yıllar sürecek bir mutasyon, haftalar ve aylar içinde meydana gelebiliyor."
Dışişleri Bakanlığının soruşturmasında danışmanlık yapan ABD'li bilim insanı Dr. Steven Quay de, "Bugüne dek bir yarasa virüsünün insanı doğrudan etkileyerek ölümüne yol açtığı bir örnek görülmedi. Eğer o madenciler yarasa virüsünden öldülerse bu insan bilimleri tarihinde bir ilkin gerçekleştiği ve Çinlilerin bunu açıklamadığı anlamına geliyor." dedi.


"BİYOLOJİK SİLAH" İDDİASI
ÇHKO'nun aşı uzmanı Cou Yüsın'ın salgının başladığı tarihlerde Vuhan Viroloji Enstitüsü araştırmacılarıyla ortak çalışmalar yürüttüğüne ve hemen salgının ardından Şubat 2020'de bir aşı patenti için başvuruda bulunduğunu belirten yetkililer, Cou'nun Mayıs 2020'de hayatını kaybettiğini, ölüm sebebinin bilinmediğini, bazı görgü tanıklarının enstitünün çatısından düşerek öldüğünü aktardığını fakat bunun doğrulanamadığını vurguladı.

Soruşturmaya katılan bir yetkili, "Hastalanmalarının sebebinin Covid-19 olduğundan tamamen eminiz çünkü Dr. Şı'nın ileri koronavirüs araştırma laboratuvarında çalışıyorlardı. Bu kişiler otuzlu veya kırklı yaşlardaki eğitimli biyologlar. Bu yaştaki bilim insanları gripten kolay hastalanmazlar." ifadelerini kullandı.

Öte yandan soruşturmada bazı karartma çabalarına da işaret edildi. Enstitünün internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Çin Bilimler Akademisinin güvenlik direktörü 19 Kasım 2019'da kurumu ziyaret ederek çalışanlara Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in "karmaşık ve vahim bir meseleye dair sözlü ve yazılı direktiflerini" iletti.
Vuhan Üniversitesinden akademisyenlerin salgın sonrasında ilk günlerde sosyal medyada yer alan hastalık şikayetlerinin yoğunluk haritasına dair yayımladığı çalışmada en önemli yayılma noktası olan bölgede Vuhan Viroloji Enstitüsünün yeri işaretlenmemişti.
O günlerde Çin yönetimi salgının Yangzı Nehri'nin karşı yakasındaki Huanan Gıda Ürünleri Pazarı olduğu varsayımını önemsizleştirmeye çalışıyordu. Oysa yoğunluk haritasındaki en büyük yayılma noktaları halihazırda enstitünün bulunduğu yakada konumlanıyordu.

COVİD-19 İLK KEZ VUHAN'DA GÖRÜLMÜŞTÜ

Akciğer iltihaplanmasına yol açan hastalığa, yarasalarda bulunan bir beta corona virüsün mutasyona uğramış hali olduğu tahmin edilen, daha önce bilinmeyen türdeki bir corona virüsün sebep olduğu anlaşılmıştı.

DSÖ HEYETİ VUHAN'DA İNCELEMELER YAPMIŞTI
DSÖ, ilk vakaların ortaya çıktığı Çin'in Vuhan kentine, aralarında İngiliz zoolog Peter Dazsak'ın olduğu uluslararası bilim insanlarından oluşan heyet göndermişti.

Heyet, 29 Ocak'ta başladığı saha çalışmalarında, ilk vakaların görüldüğü Vuhan Deniz Ürünleri Gıda Pazarı'nın yanı sıra virüsün kaza sonucu dışarı çıktığı iddialarına konu olan Vuhan Viroloji Enstitüsünde de incelemeler yapmış, enstitünün Direktör Yardımcısı Şı Cıngli ve laboratuvar çalışanlarından bilgi almıştı.

Çinli yetkililer, söz konusu iddiaları reddetmiş, Covid-19'un başka bir ülkede ortaya çıktığı ve ithal dondurulmuş deniz ürünleriyle ülkeye geldiğine dair kanıtlanmayan, karşı iddialar ortaya atmıştı.