Panorama Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı ve bir dış politika uzmanı olan İtalyan gazeteci-yazar Pina Buongiorno, 'Gelecekteki Dünya' kitabında ABD lideri Barack Obama'dan Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva'ya 11 devlet başkanının makalelerini bir araya getirdi.

Sadece dünyanın önde gelen politikacılarını değil Ben Bernanke gibi dünya ekonomisine yön verenlerin de görüşlerini kapsayan kitapta Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Hu Jintao ve Erdoğan'ın iki, diğer katılımcıların birer makalesi bulunuyor.

Temmuz ayında İtalya'da yapılacak olan G-8 zirvesi öncesi piyasaya çıkan kitap, uluslararası zirvelerde yapılan konuşmaları 'içeriden' bakarak irdelerken, 400 sayfanın anlamlı bir kısmı 'Neden dünya tek bir aile haline gelmeli?' sorusuna cevap arıyor.

Başbakan Erdoğan, 'Tek silah diplomasi' başlıklı makalesinde, dünya güvenliği için kitle imha silahlarının yaygınlaşmasına karşı verilecek mücadelenin önemine dikkat çekiyor ve hassas bir coğrafi bölgede bulunan Türkiye'nin imzaladığı uluslararası anlaşmalarla bu mücadeleye destek verdiğini vurguluyor.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgenin artık savaşlardan yorgun olduğunu belirten Erdoğan, gelecekte başka çatışmaların yaşanmaması için diplomasinin devreye girmesi gerektiğini savunuyor.

İran'ın nükleer programının bu felsefeye yönelik olması gerektiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, nükleer programın barışçıl amaçlarla kullanılması için Türkiye'nin diplomatik bir çözüm bulmak için çaba gösterdiğini ve bölgede istikrar ve güvenliğin sağlanması için oynadığı rolün devam edeceğini de vurguladı. Erdoğan, Türkiye'nin bölgede kararlı bir şekilde diplomatik süreci ve diyaloğu sürdüreceğine de garanti verdi.

'Kalpleri ve beyinleri fethetmek' başlıklı makalesinde ise Afganistan'la ilgili gelişmelere değinen Erdoğan, ülkede yapılan seçimler başta olmak üzere olumlu elişmelerin yaşandığını ancak uluslararası çabalara rağmen Afganistan'daki terörizmin yarasına bir çare bulunamadığına dikkat çekti.

Son 7 yılda terörizmin sadece Afganistan değil Pakistan halkına karşı da büyük tehdit oluşturduğunu vurgulayan Erdoğan, artık güvenlik sorununu iki ülke çerçevesinde birlikte değerlendirmenin kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.

NATO'nun rolünün önemine de değinen Erdoğan, sadece askeri gücü artırmakla sorunun çözülemeyeceğini, ülke halkının kültürel ve sosyal alanda desteklenmesine yönelik projelerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin askeri destek dışında TİKA başta olmak üzere ekonomik ve sosyal alanlarda Afganistan'da aktif olduğunu hatırlatan Erdoğan, AFPAK kapsamında ise bölgedeki bütün ülkelerin işbirliği içinde olması gerektiğini ve bu işbirliğinin terörizmle mücadele ve bölgenin istikrarı için şart olduğunu belirtti.