Gizli örgütler laiklik kavgasından besleniyor

İtalya’daki Gladyo sürecine ilişkin yazdığı kitaplarla tanınan Philip Willan, Türkiye’de yurtsever laikler ile ılımlı İslamcıların çatışmasının gizli örgütlerin varlığının devamı için bir neden olduğunu söyledi.

28.02.2010 - 11:23

Gizli örgütler laiklik kavgasından besleniyor

Türkiye'de son dönemde yaşanan çoğu olayda Gladyo ismi anılır oldu. Darbe planları olduğu iddia edilen belgeleri hazırlayan ve uygulayacak olanların bu örgütün Türkiye ayağı olduğu, askerlerin intiharlarının benzerlerinin Gladyo’nun çözüm sürecinde başka ülkelerde yaşandığı söylendi.

En son “Kuklacılar” kitabı Türkiye’de yayınlanan İtalya’da Gladyo’nun çözülme sürecinde bulunan gazeteci Philip Willan İtalya’daki süreci anlattı. Willian’ın kitabı İtalya’nın yaşanan sürecin Türkiye’ye ne kadar benzediğini de gösteriyor.

İtalya’daki terör olaylarında Gladyo’nun rolü nedir?
‘Gerilim strateji’sinin komünizm karşıtı terörizmine yöneltilen suçlamalar, kapalı kapılar ardındaki Gladio Örgütü’yle ilişkilendirilmişti. Ama gerçekte varlığı Başbakan Giulio Andreotti tarafından 1990’da parlamentoya açıklanan, resmi Gladio’ya mensup 622 kişiden hiçbiri terörizm suçlarına karışmaktan yargılanmamıştı. Gladio İtalya’daki terörizm idaresinin kısa adı haline geldi. Ama daha etkin komploların Rosa dei Venti (Rüzgar Gülü), The Nuclei di Difesa Dello Stato (Devlet Savunma Birimi) ya da gizli servis L’anello (Halka) gibi benzer örgütler tarafından yürütüldüğü düşünülüyor.

Gladyo dışında Rosa dei Venti, The Nuclei di Difesa Dello Stato gibi başka örgütlerden bahsettiniz. Bu bağlamda Gladyo'nun başka örgütleri de kullandığını söyleyebilir miyiz?
Gladio’nun gerilim stratejisini uygulamak üzere diğer örgütlerden yararlandığını söylemek mümkündür. Ancak aynı zamanda, resmi Gladio yapısının daha güçlü diğer şiddet örgütlerinin faaliyetlerini saklamak için bir duman perdesi olarak kullanıldığını da söylemek mümkündür. Komünizm karşıtı gizli operasyonlarda en önemli rolü oynadığı düşünülen örgütlerden biri üst düzey devlet yetkilileri ve ordunun bir araya geldiği P2 mason locasıdır.

İtalya'da Gladio sürecinde üst düzey askeri yetkililerin, hâkimlerin, savcıların ve politikacıların bu örgüte bağlı oldukları ortaya çıktı mı?
Üst düzey devlet yetkilileri, Gladio döneminde İtalya’da gerilim yaratma stratejisinin bir parçası olmuşlardı. Ama bu kişilerin Gladio’nun kendisiyle doğrudan bir bağlantısı olmayabilir.

İtalya’da Gladyo ile bağlantısı olduğu düşünülen şüpheli ölümler ve intiharlar nelerdi?
Esrarengiz intiharlar arasında, SIFAR olarak da bilinen silahlı kuvvetler istihbarat servisinin ekonomi casusluğu birimi başkanı Colonel Renzo Rocca’nın intiharı da var. Sözde emekliliğinin ardından Fiat için çalışmaya başlayan Rocca Roma’daki ofisinde 27 Haziran 1968’de ölü bulunmuştu. Kendisi SIFAR’da komünizm karşıtı gizli milis kuvvetinin üyelerini atamakla görevliydi. 1969 yılında ‘Piano Solo’ adlı darbe planına ilişkin soruşturmaya alınan üç askeri görevli de esrarengiz şekilde öldü. Ordu Generali Carlo Ciglieri 27 Nisan 1969’da Pauda yakınlarında bir trafik kazasında öldü. 25 Haziran’da, meslektaşı General Giorgio Manes Meclis Darbe Soruşturma Komisyonu’na kanıt sunmaya hazırlanırken kalp krizinden öldü. Üç hafta sonra asistanı Teğmen Remo D’Ottavio bir tabancayla kendini vurarak intihar etti. Diğer bir esrarengiz intiharsa 12 Ağustos 1977’de tabancayla kendini öldüren Ordu Generali Antonio Anza’nınkiydi. Anza, Carabinieri Askeri Polisi’nin başı General Enrico Mino’nun görevini almaya adaydı. Mino da iki ay sonra 31 Ekim’de bir helikopter kazasında öldü. Soğuk Savaş döneminin sırlarıyla ilişkilendirilen diğer iki ölüm de gazeteci Mino Perocelli ve Carabiniere Generali Carlo Alberto Dalla Chiesa’nınkiydi. Mino Perocelli Mart 1979’da kimliği belirlenemeyen bir saldırgan tarafından öldürülürken, Chiesa’yı ise 3 Eylül 1982’de mafya öldürdü. Tanıklar, bu iki kişinin de, Hıristiyan Demokrat Parti başkanı Aldo Moro’nun Kızıl Tugaylar tarafından kaçırılıp öldürülmesine ilişkin çok gizli sırları bildikleri gerekçesiyle öldürüldüklerini iddia etti. Aldo Moro 16 Mart 1978’de Roma sokaklarından birinde yakalanmadan önce Komünist Parti ile güç paylaşımına dayanan bir anlaşma üzerine görüşüyordu. Belki de en yeni ve şüpheli intihar, askeri istihbarat servisi SISMI görevlisi Yarbay Mario Ferraro’nunkiydi. Yarbay 16 Ağustos 1995’te banyosunda kendisini sabahlığının kuşağıyla banyo askısına asmıştı.

SIFAR’ın ne olduğunu ve nasıl kurulduğunu açıklar mısınız?
SIFAR, savaş sonrası askeri istihbarat biriminin adıydı. Daha sonra SID, ardından da SISMI olarak değiştirildi. Şu anda ona AISI deniyor. Çoğu isim, gizli servislerin dâhil olduğu siyasal skandallara göre değişiyor.

Mafya’nın Gladio ile bir bağlantısı var mıydı? Bu bağlantı nasıldı?
Gladio’nun ve diğer benzeri gizli soğuk savaş örgütlerinin mafya ve gizli şiddet operasyonları için kullanılan Roma yeraltı örgütü Magliana Band ile bağlantısı olduğundan şüpheleniliyor.

Aldo Moro'nun Kızıl Tugaylar tarafından öldürüldüğü söylendi ilk zamanlar. Peki, bu bir Gladyo operasyonu muydu?
Aldo Moro’nun kaçırılıp öldürülmesi hala büyük şüphe uyandırmaktadır. Moro kaçırıldığında, Gladio ile bağlantısı olan bir askeri istihbarat görevlisi gündemdeydi ve ABD, Moro’nun İtalya siyasetinden uzaklaştırılmasına çok büyük ilgi gösterdi.

Gladyo planlarına uymuyorsa siyasileri öldürür müydü?
Yıllar boyunca birçok siyasetçi, gazeteci ve askeri görevli esrarengiz şekilde öldürüldü. Ama bu kişilerin ölümleri için henüz bir kesinlik kazanmadan Gladio’yu suçlamak pek mümkün değil.

1969 Piazza Fontana, 1972 Peteano ve 1980 Bologna bombalamaları ilk başta kamuoyuna nasıl yansıdı? İlerde ortaya neler çıktı?
İtalya tarihindeki “Kurşun Yıllar”ı (Anni di Piombo) başlatan 1969 Piazza Fontana bombalaması ve 1974 yılında gerçekleşen İlaicus Expressen treninin bombalanması da Gladio’nun eylemleriyle ilişkilendirildi. 1975 yılında Madrid’de İtalyan Ulusal Muhafızlar’ın (Avanguardia Nazionale)kurucusu Stefano Dele Chiaie; Franco’nun defni sırsında Pinochet ile tanıştı. Ardından bu ikili, Condor operasyonuna katılacaklar ve Şilili Hıristiyan Demokrat Bernardo Leighton’unki de olmak üzere cinayet teşebbüslerinde bulunacak ya da 1980’de Luis Garcia Meza’nın Kokain Darbesi’ne karışacaklardı. Chiaie, 1989’da Caracas, Venezuella’da tutuklandı ve Piazza Fontono bombalamasındaki rolü için mahkemeye çıkmak üzere İtalya’ya gönderildi. Kötü ününe rağmen Chiaie, ağır ceza mahkemesi Catanzaro tarafından, yandaşı Massimiliano Fachini ile birlikte aklandı. (Bundan sonra saldırı için kimse suçlu bulunmadı) Ulusal Muhafızlar üyesi Vincenzo Vinciguerra’ya göre "Aralık 1969 patlaması, olağanüstü hal ilan edecek olan siyasal ve askeri mercileri ikna edecek pim görevi görmüştü.’’

Vinciguerra 1984 yılında; üç polis görevlisinin öldüğü 3 Mayıs 1972 tarihli Peteano terörist hareketini yürüttüğünü hâkim Fellice Casson’a itiraf etti. Vinciguerra’nın duruşmasına kadar, bu hareketin yürütülmesinden Kızıl Tugaylar sorumlu tutuluyordu. Vinciguerra, duruşma sırasında gizli İtalyan örgütler tarafından nasıl yardım gördüğünü ve Peteano katliamının ardından Franco İspanya’sına nasıl kaçtığını anlattı. Bu konuda konuşmaya başlar başlamaz Gladio tarafından ihraç edilen Vinciguerra, 1984’teki duruşmasında aşağıdakileri söylemişti:

‘’Peteano katliamı ve ardından yaşanan tüm olaylara bakıldığında artık bilinmelidir ki, suikastları stratejik bir şekilde kapalı kapılar ardından yönlendirebilen gizli, gerçek bir yapı vardı. Bu yapı devletin içerisindeydi. İtalya’da silahlı kuvvetlere benzeyen, sivil ve askeri üyelerden oluşan, Sovyet karşıtı bir ideoloji ile İtalyan topraklarında Rus ordusuna karşı direnç oluşturacak bir yapı mevcuttur.’’

Kasım 1995’te Neo-Faşist teröristler Valerio Fioravanti ve Francesca Mambro, 1980 Bologna katliamının icracıları olarak yaşam boyu hapse mahkûm edildi. Gladio ise bu katliamı doğrudan etkilemekten suçlanmaktadır. P2’nin fikir babası ve eski OSS/CIA üyesi Licio Gelli; Francesco Pazienza ve SISMI görevlileri Pietro Musumeci ve Giuseppe Belmonte ile birlikte soruşturma dairesi için mahkûm edildi. 1970 yılında son anda durdurulan darbe girişimi Golpe Borghese’de rol alan Stefano Dele Chiaie de Bologna katliamına dâhil olmaktan suçlandı.

Birçok bombalamada suç ilk olarak sol kanat aşırıcılarına atıldı. Sonraki soruşturmalar bunlardan sağ kanat teröristlerinin sorumlu olduğunu ortaya çıkardı. Ama pek azı yargılandı. Bunun durum genellikle soruşturmalara gizli örgütlerin müdahale etmesinden kaynaklanıyordu.

Gladyo'nun sol örgütler içinde de adamları var mıydı?
Sol örgütlerin içlerine sızıldığına ve Gladio döneminde gizli servisler tarafından kullanıldığına dair güçlü şüpheler var. Ama bu kesin olarak kanıtlanmış değil.

Türkiye'de en son darbe planları iddialarında camilerin bombalanması ve bir savaş uçağının düşürülmesi yer alıyordu. Buna benzer bildiğiniz Gladio planları oldu mu?
Kamuya yöneltilen terörist eylemler İtalya’da soğuk savaş döneminde oldukça sık yaşanıyordu ve bu eylemlerle, günün hükümetinin halkını korumaktan aciz olduğu yönünde itibarını sarsmak amaçlanıyordu. Türkiye’nin bu durumdan farkı, planlandığı iddia edilen terörist eylemlerin hiçbir zaman gerçekleşmemesidir. Türkiye’deki durumun İtalya’dakine ne kadar benzediğini bilmiyorum. Komünizme karşı verilen savaşın sona erdiği düşünülürse ‘derin devlet’ yapılarının yıkıldığına inanılabilir. Bugün Türkiye’nin karşı karşıya geldiği yurtsever laiklik ve siyasi İslam arasında önemli bir seçim yapma zorunluluğu böyle gizli organizasyonların varlığının devam etmesine bir sebep olabilir.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...