Dini Lider Hamaney, Ulusal Ordu Günü dolayısıyla ülkenin üst düzey askeri yöneticileri, askeri personel ve şehit ailelerini kabulünde konuştu.

Hamaney, ABD’li yetkililerin İran’a yönelik askeri seçeneğin masada olduğu yönündeki açıklamalarına işaret ederek, "Uzun süreli bir suskunluğun ardından, ABD’li bir yetkili yine masadaki seçeneklerden bahsetti. Bunlar boş tehditler ve İran'dan savunma kabiliyetlerini sınırlandırmasını talep etmeleri aptalca" değerlendirmesinde bulundu.

“İran halkı saldırıya maruz kalmaları durumunda kendilerini güçlü bir şekilde savunacaklarını kanıtlamış bir millettir” diyen Hamaney, “Savunma Bakanlığı, Ordu, Devrim Muhafızları ve tüm organlar askeri ve savunma alanındaki hazırlık ve kapasitelerini günden güne arttırsın, bu resmi bir talimattır" dedi.

Hamaney, İran’ın bölge ve komşu ülkeler için hiçbir zaman tehdit olmadığını ve olmayacağını, ABD ve Avrupa ülkelerinin İran’ın nükleer silah peşinde koştuğu yönünde sahte efsaneler yayarak İran’ı tehdit unsuru gibi göstermeye çalıştıklarını söyledi. Hamaney, “Bugün dünya ve bölgemiz için en büyük tehdit hiçbir insani, vicdani ve dini norma bağlı olmayan, gerekli gördükleri her yere müdahale edip orada katliam yapan ABD ve Siyonist rejimdir" şeklinde konuştu.

Dünyada güç iddiasında bulunan ülkelerin ordularının uluslararası hukuk ve insani ilkelere riayet etmediği eleştirisinde bulunan Dini Lider Hamaney, “Buna en açık örnek uluslararası hiçbir kanuna ve insani ilkelere uymayan, her türlü cinayeti işleyen ABD’dir. Yemen’e saldırı, Gazze ve Lübnan savaşları da uluslararası hukuka uyulmadığının örnekleridir” ifadesini kullandı.

“Yemen’e yönelik üzücü saldırılar ve bu saldırganların ABD ve Batı tarafından desteklenmesi dünya güvenliğini tehdit eden örneklerden biri” diyen Hamaney, “İran, bu dizginsiz güçlerin aksine, güvenliğin en büyük ilahi nimetlerden biri olduğuna inanıyor” diye konuştu.

Hamaney, İran’ın bölge ülkelerinin iç işlerine müdahale ettiği yönündeki açıklamalar hakkında ise şunları kaydetti:

“Bunlar aslı olmayan suçlamalardır. Zira İran hiçbir ülkenin iç işlerine müdahale etmemiştir ve böyle bir girişimde bulunmayacaktır. Çocuk, kadın ve sivillere saldıranlardan her zaman nefret ediyoruz, bu saldırıları yapanların İslam ve insani vicdandan bihaber olduklarına inanmakla birlikte hiçbir şekilde ülkelerin iç işlerine müdahale etmiyoruz."