Kıbrıs Rum Kesimi'nde, askeri üste depolanan patlayıcıların infilak etmesi sonucunda ortaya çıkan 1 buçuk megatonluk basınç yalnız etrafı tahrip etmekle kalmadı, Hristofyas’ın koltuğunu da sarstı.

Güney’de hükümet yanlısı Fileleftheros gazetesinin yaptırdığı ankete göre, halkın yüzde 71’i Hristofyas’a güvenmiyor. Ankete katılanların 3’te biriyse olaydan sorumlu tuttuğu Hristofyas’ın istifasını istiyor.

Ankete katılanların yüzde 39’u patlamanın ihmalden kaynaklandığını ve sorumluluğun doğrudan Hristofyas’a ait olduğunu düşünüyor. Yüzde 33 ise Hristofyas’ın derhal istifa etmesini istiyor.

Rum Kesimi'nde, salı günü binlerce Rum Hristofyas’ın istifasını isteyerek başkanlık sarayına yürümüş, kapıyı kırıp polisle çatışmıştı. Hristofyas, şimdiye kadar görülmemiş bu tepki üzerine özür dilemek zorunda kalmıştı.

"KEŞKE ALINMASIYDA DA..."
Ülkede başgösteren elektrik krizi sonucu dün KKTC’den enerji alınmaya başlanması da Hristofyas’a olan tepkiyi körükledi.

Dini lider Hrisostomos önderliğindeki muhalefet partileri Hristofyas’a yüklendi. Başpiskopos II. Hrisostomos, “Keşke işgal bölgelerinden elektrik alınmasaydı ve Türk elektriği Başpiskoposluğa hiç verilmeseydi” dedi.

Rum Meclis Başkanı Yannakis Omiru’ysa, KKTC’den elektrik almak zorunda kalmalarını 'sefalet' diye yorumladı, “Elektrik alınmasının sahte devlet tarafından istismar edileceğine kuşku yok” diye konuştu.

ZARAR 3 MİLYAR EURO
Patlamanın neden olduğu zararın 3 milyar Euro olduğu tahmin ediliyor. Avrupa Birliği üyesi Rumlar, Avrupa Destek Fonuna başvurarak zararın karşılanması konusunda yardım isteyecek.

Rum Yönetimi, 2009 yılında İran’dan Suriye’ye giden bir gemiyi durdurarak içindeki 98 konteyner dolusu patlayıcıya el koymuş ve bunları hiçbir önlem almaksızın yaklaşık 3 yıl açık alanda tutmuştu. Pazartesi günü infilak eden patlayıcılar, 1 buçuk kilometre uzaklıkta, ülkenin en büyük elektrik santralini tahrip etmişti. 13 kişi ölmüş onlarca kişi de yaralanmıştı.






Rum radyosu, KKTC'den elektrik enerjisi alımına giden Rum yönetiminin siyasi partilerin ''hedef tahtası'' olduğunu duyurdu.

Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu 2. Hrisostomos, patlamayla ilgili değerlendirme yaparken, ''Başkan Dimitris Hristofyas ilk andan itibaren bütün sorumluluğu alabilir, halkın sonuçları kabul edebilmesi için, sorgu memuru atanmasına şahsen karışmayıp bunu ya Meclise ya Yüksek Mahkemeye veya Başsavcılığa bırakabilirdi'' dedi.

KKTC'den elektrik alınmasından da üzüntü duyduğunu belirten 2. Hrisostomos, ''Yetişebilsem, 'işgal' bölgelerinden elektrik getirmemelerini ve Başpiskoposluğa hiç elektrik vermemelerini söylerdim'' ifadesini kullandı.

Rum Meclisi ve sosyalist EDEK partisi Başkanı Yannakis Omiru da dolaylı yoldan ve Yeşil Hat Tüzüğü'ne uygun olsa da KKTC'den elektrik enerjisi almak zorunda olmasının, Rum yönetiminin sefilliği olduğunu söyledi.

Bunun özellikle hassas bir konu olduğunu söyleyen Omiru, KKTC'yi ''sahte devlet'' olarak niteleyerek, ''Sahte devlet tarafından istismar edileceğinden kuşku yoktur'' iddiasında bulundu.

AKEL partisi Genel Sekreteri Andros Kiprianu ise KKTC'den elektrik enerjisi alımının doğru bir hareket olduğunu ve bunun için uygulanan yöntem dolayısıyla Rum yönetiminin bu hareketinin hiçbir şekilde KKTC'nin tanınmasını gündeme getiremeyeceği görüşünü ifade etti.

KKTC'den elektrik alımına gösterilen tepkilere de değinen Kiprianu, ''Bu ülkede artık fanatizm ve kin duygularıyla değil, mantıkla hareket etmek zorundayız'' dedi.

Avrupa Partisi (EURO.KO) Başkanı Didmitris Şilluris, elektrik alımı için KKTC ile yapılan anlaşmayı ''kabul edilemez'' olarak niteledi. Şilluris, Rum yönetiminin bu hareketinin, KKTC'yi ve Türk propagandasını siyasi açıdan güçlendirdiğini savunarak, ''Bu kabul edilemez yaklaşımlara hükümetin paniği yüzünden başvuruldu'' dedi.

Ekologlar ve Çevreciler Hareketi Milletvekili Yorgos Perdikis de KKTC'den elektrik enerjisi alımının, ''ciddi tehlikelere gebe olduğunu'' öne sürdü.

Rum Ticaret Sanayi ve Turizm Bakanı Andonis Pashalidis, KKTC'den elektrik enerjisi satın alımı konusuna ne Rum yönetiminin ne de Elektrik İdaresinin (AİK) hiçbir şekilde karışmadığını söyledi.

Pashalidis, gazetecilerin, siyasi partilerin KKTC'den elektrik alımı konusunda Hristofyas hükümetine yönelik suçlamalarını hatırlatması üzerine meseleye ne hükümetin ne de AİK'in hiçbir şekilde karışmadığını, bu konuda Rum Ticaret ve Sanayi Odasının (KEVE) faaliyet gösterdiğini belirtti.