İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, Amerikan New York Times gazetesine e-mail yoluyla verdiği röportajda, ABD-İran gerilimi, ABD'nin çekildiği nükleer anlaşma ve ABD'nin kendisine getireceği muhtemel yaptırımlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak adlandırılan nükleer anlaşmadan dolayı ABD ya da Batı'ya güvendiği için pişman olup olmadığına dair soruyu Zarif, "KOEP'in nükleer konusundaki en iyi olağan anlaşma olduğuna inanıyordum ve bence hala da öyle." diye yanıtladı.

KOEP'in taraflarının hiçbirinin, anlaşmanın tüm ögelerinden memnun olmadığını ancak yine de bu anlaşmanın başlıca konulara parmak bastığını belirten Zarif, "Hiçbir şeyden dolayı pişmanlık duymuyoruz. Bu anlaşma ile tüm farklılıkları çözemediğimiz gerçeğini kabul ettik ve bu farklılıkları anlaşmanın dışında tutacağımız konusunda anlaştık." ifadelerini kullandı.

Savunulanın aksine KOEP'in güven üzerine kurulmadığını ifade eden Zarif, "Aslında bu anlaşma ortak güvensizliğin açıkça kabul edilmesi üzerine kuruldu. Bu nedenle de bu kadar uzun ve detaylı." dedi.

Zarif, İran'ın, KOEP'in diğer tarafları olan AB, Fransa, Almanya, İngiltere, Rusya ve Çin bu anlaşmayı gözettiği müddetçe, taahhütlerine bağlı kalacağını vurgulayarak, "KOEP'in devam ettirilmesi ya da çökmesi, tüm tarafların bu anlaşmaya yatırım yapma yeteneği ve isteğine bağlı. Kısacası çok taraflı bir anlaşma, tek taraflı olarak uygulanamaz." görüşünü paylaştı.

YAPTIRIMLAR HAKKINDA AÇIKLAMA

ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlar kapsamında kendisine de ekonomik yaptırım getirmeye hazırlanmasına ilişkin Zarif, "Beni bilen herkes bilir, benim ya da ailemin İran dışında bir mal varlığı yok. İran dışında banka hesabım bile yok. İran benim tüm hayatım ve tek bağlılığım. Bu nedenle muhtemel yaptırımlarla ilgili kişisel bir problemim yok." diye konuştu.

Kendisine yönelik herhangi bir yaptırımın, kendisinin iletişimini kısıtlayabileceğine işaret eden Zarif, "Bunun kime hizmet edeceğine dair şüphelerim var. Bu, kesinlikle Washington'da bilgili bir şekilde karar verilmesi ihtimalini kısıtlayacaktır." dedi.