İlişkili Haberler

Uluslararası toplumu uzun süredir meşgul eden İran'la nükleer görüşmelerin geçmişi 12 yıl öncesine dayanıyor.

Krizin nedeni Batılı ülkelerin İran'ın nükleer silah elde etmeye çalıştığı şüphesi. İran ise, programının barışçıl olduğunu savunuyor.

Müzakere masasında İran'ın karşısında BM Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri Rusya, Çin, İngiltere, Fransa ve ABD ile Almanya var. Varılacak anlaşmayla İran’ın nükleer silaha sahip olması riskinin yok edilmesi planlanıyor.

Batılı ülkeler bunun için İran’ın nükleer programının etkili bir şekilde denetlenmesini, uranyum zenginleştirmede kullanılan santrifüjlerin sayısının azaltılmasını ve İran’ın mevcut nükleer yakıt stoğunun ortadan kaldırılmasını istiyor.

İran için ise en kritik öncelik nükleer programı nedeniyle uygulanan ambargoların kaldırılması. İran ayrıca nükleer enerji elde edebilmek için programını sürdürmeyi hedefliyor.

Tarafların uzlaşmaya çalıştığı nihai anlaşma uyarınca İran'ın nükleer faaliyetlerinin en az 10 yıl süreyle ciddi şekilde sınırlandırılması öngörülüyor.

Lozan'daki nükleer müzakerelere ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de katılıyor. 
Lozan'daki nükleer müzakerelere ABD Dışişleri Bakanı John Kerry de katılıyor. 

İran bu sürenin 8 yılla sınırlandırılmasını istiyor. Bu sürenin sonunda Tahran tüm sınırlamaların en kısa sürede kaldırılmasını talep ediyor. Batılı ülkeler 10 yılın sonunda sınırlandırmaların 5 yıl içinde aşamalı olarak kaldırılmasını savunuyor.

İran varılacak anlaşmadan kısa süre sonra BM yaptırımlarının kaldırılmasını talep ediyor. BM Güvenlik Konseyi'ne daimi üye olan ülkeler ve Almanya ambargoların aşamalı olarak kaldırılmasını istiyor.

Tüm bu görüş ayrılıkları aşılarak anlaşmaya varılabilirse Ortadoğu'da dengeler tamamen değişebilir. Yaptırımlar nedeniyle zayıflayan ekonomisinin güçlenmesiyle İran'ın bölgede daha da ön plana çıkacağına dikkat çekiliyor.

Anlaşmaya karşı olan İsrail ve Suudi Arabistan bu durumda İran'ın Suriye, Yemen ve Irak'ta etkisini daha da artırmasından kaygı duyuyor.

İran'ın elinin güçlenmesiyle Şii-Sünni rekabetinin daha da kızışabileceği yorumları da yapılıyor.