İsrail kabinesinde 7 aptal

Yardım filosuna saldırı İsrail basınında geniş yankı buldu. Saldırıyı eleştiren Haaretz gazetesi yazarı Yossi Sarid, "Bu sonuca burunlarını göremeyen kabinedeki 7 aptal neden oldu" diye yazdı.

İsrail kabinesinde 7 aptal

İsrail'in Gazze'ye yardım konvoyuna düzenlediği saldırı ile ilgili haberler, İsrail basınında da geiniş yer buldu. İsrailli köşe yazarları ve yorumcular da bugün konuyu ele alan makaleler yazdı.


İsrail gazetelerinde genelde hükümeti destekler nitelikte yazılar yer alsa da, hükümete en sert eleştiriler Haaretz gazetesinden geldi. Gazetenin yazarlarından Yossi Sarid, İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ın partisi 'Evimiz İsrail' partili bakanları kastederek, "Bu sonuca burunlarını göremeyen kabinedeki 7 aptal neden oldu" diye yazdı.

HATALI POLİTKALARIN BEDELİ
Haaretz gazetesi İsrail'in tutumunu eleştiren bir editoryal makale yayınladı:

"Hatalı politikaların bedeli" başlıklı makalede, şunlar belirtildi:

"Eğer düzenli, iyi silahlanmış ve eğitimli bir ordu, sivil gemilerden oluşan ve yemek ile tıbbi malzeme taşıyan bir filoya savaş açarsa, sonuç belidir. Hatalı politikaların sonucu olan bu vahşi çatışma, vahim bir siyasi zarara neden oldu.

BU ABLUKA BUMERANG GİBİ BİZİ VURUYOR
Türkiye ile ilişkiler muhtemelen daha da bozulacak, hatta resmi düzeyde bile ciddi hasarlar yaşanabilir. Filistinliler ile başlayan görüşmelerin ilerlemesi zorlaşacak. Hamas tek bir roket bile ateşlemeden, zaferini duyurmaya başladı.

Burada soru kimin çatışmayı kazandığı değil, kimin kamuoyu nezdinde daha çok puan kazandığı. Ve bu noktada Netanyahu hükümetinin tamamen kaybettiği kesin. İsrail Gazze'ye ablukayı sürdürmeyi varoluş meselesi yaptı. Ve şimdi bu politika bir bumerang gibi geri dönerek, İsrail'in uluslararası meşruiyetini vurdu."

KABİNEDE 7 APTAL
Haaretz yazarlarından Yossi Sarid ise "Kabinede 7 Aptal" başlıklı makalesinde, "Bu sefer sonuç önceden belliydi. Büyük deniz muharebesinin tarihi yaklaştıkça kötü sonuçlar doğacağı netleşmeye başladı" ifadelerini kullandı.

Bu sonuca, "burunlarından ötesini göremeyen 7 bakanın neden olduğunu" yazan Sarid, "Orduyu yönlendiren onlardı. Denizde güçlükle yüzebilen 7 gemi birden bire korkunç bir donanma haline geldi. Elit komando birliğinin, devleti batırmadan bir geminin nasıl ele geçirileceğini, ölüme yol açmadan cop ve bıçak taşıyanları nasıl yeneceğini ve silahlarını nasıl kaptırmayacağını bilmesi gerekirdi. Siyasi provokasyon olduğu doğru da olsa, paslı kablo ve zincirler arasında düğümlenmek yerine provokasyonun nasıl etkisiz hale getirileceği düşünülmeliydi" görüşünü dile getirdi.

"Bundan sonra yapılması gerekenin bir soruşturma açılması olduğunu, ancak bunun da bir anlamının kalmamış göründüğünü" belirten Sarid, yorumunda şunları kaydetti:

"Aptallığın sınırı yok ve anlaşılıyor ki bu, bakanlara özel bir imtiyaz. Tabii aptallığın sınırı olmayınca yapılmak isteneni anlayabilmek de imkansız. Öyle görünüyor ki, bu yedili kötülüklerinde ısrar edip bizi herhangi bir geminin yapabileceğinden çok daha büyük tehlikelere atacaklar."

MİNİ DÖKME KURŞUN OPERASYONU
Yine Haaretz'de yayınlanan Gideon Levy imzalı makalede ise filoya yönelik saldırı, 'Mini Dökme Kurşun' olarak nitelendirildi:

"İsrail dünü mini bir 'Dökme Kurşun Operasyonu' gerçekleştirdi. Büyük Dökme Kurşun operasyonu gibi bunda da gerekli tüm özelliker vardı: Her zamanki, 'Uluslararası sularda olmasına rağmen gemiye inen komandolarımız değil, onlar başlattı', 'Şiddete ilk başvuran da bizim askerlerimiz değil, onlar oldu!' 'Gazze ablukası yasaldır, ama bizim kıyılarımıza dayanmak kanuna karşıdır (Tanrı bilir hangi kanun!)' iddiaları.

SADECE BEYNİ YIKANMIŞ İSRAİLLİLER KANIYOR
Bu harekat, sanki açıklayacak bir şey varmış gibi, halkla ilişkilere yönelik hastalıklı odaklanmamızı da ortaya çıkardı.

Yine İsrail ağır bir diplomatik bedel ödeyecek. Yine İsrail propoganda makinesi, sadece beyni yıkanmış İsraillileri kandırmayı başardı. Ve yine kimse, "Bunlar ne için? Neden askerlerimiz sopalar ve bilyelerler dolu bir tuzağın içine atılıyor?" Bizim bundan kazancımız ne oldu?

İsrail dün ilk Dökme Kurşun operasyonundan hiçbir ders almadığını gösterdi.

Elimizde ne var? Tamamen izole olmuş bir ülke. Entellektüellerin sınır kapılarından geri gönderildiği, barış gönüllülerinin vurulduğu, Gazze'nin dünya ile bağlantısının koparıldığı bir yer oldu burası."

ÖZÜR DİLEYECEK TARAF İSRAİL DEĞİL
Yedioth Ahranoth gazetesinden Yoaz Hendel, "Sopa ve çıçaklarla silahlanmış 'barış aktivistleri' Siyonistler ile savaşmaya kararlıydı" başlıklı makalesinde, 'Özür dilemesi gereken biz değiliz" dedi.

Makalede şu ifadeler yer aldı:

"Pazartesi günü burada olanlar yüzünden özür dilemesi gerekenler, İsrailliler değildir. Biz egemenliği çiğnenen bir ülkenin nasıl davranması gerekiyorsa, öyle davrandık. Diplomatik yolları denedik, mantıklara hitap etmeye çalıştık, ama buna rağmen bıçak ve sopa ile silahlanmış yüzlerce kişi Siyonistler ile savaşmaya kararlı olduğunu belirtince, tahmin edilen sonuç oldu.

Bu ülkede kimse, kan aktığını görmek istemez. Ama bu savaştır, ölü ve yaralılar var.

BEDELİ KARŞI TARAF ÖDESİN
Holiganlar Türkiye'de örgütlenirken, biz İsrail'de buna barış müsyonu diyorduk. Onlar askerlerimizi sopalarla dövmeyi planlarken, biz insani yardımın özü ile ilgilendik. Bu örgütün üyeleri yardım malzemelerini transfer etmek için birçok farklı yöntem deneyebilirdi. Ama onlar İsrail'in imajını zedelemeyi seçtiler.

Bu durumun yarattığı imaj hoş değil, ama İsraillilerin hayatı her türlü diplomatik protestodan önemlidir. Ve evet hayatta ısrarcı olmanın bir bedeli vardır. Ben de bu bedeli karşı tarafın ödemesini tercih ederim." TERÖRİSTLERİ NEDEN KÜÇÜMSEDİK?
Jerusalem Post ise "Filo fiyaskosu" başlıklı bir makale ile saldırıyı değerlendirdi:

'İsrail ordusu teröristleri neden küçümsedi?' sorusunu yönelten makalede şu sözler yer aldı:

Gazze'ye özgürlük konvoyundakilerin çoğunun insani yardım için orada olmadığı ortada. Eğer amaçları bu olsaydı, İsrail'in malzemeleri Aşdod limanına transfer etme teklifini kabul ederlerdi. Ayrıca İsrail'in esir askeri Gİlad Şalit'e bir paket götürme teklifini de kabul ederlerdi.

Açıklanamayacak şekilde, sadece küçük bir grup komando yüzlerce kişinin bulunduğu gemiye yollandı. Ve komandolar paintball silahları taşıyordu. Belli ki, Mavi Marmara'nın ele geçirilmesinin düşmanla çatışma gibi olacağını düşünmemişler.

İsrail ordusunun istihbaratı belli ki yanıldı. Yeteri kadar silahlanmamış, az sayıda komandomuz daha güverteye inmeden saldırıya uğradı."

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...