Birleşmiş Milletler’e göre İsrail ordusu, kara harekatı başladıktan bir gün sonra Gazze kentinin güneyindeki zeytin bölgesinde 100’den fazla Filistinli’yi bir evde topladı.

Yarısı çocuk olan siviller kendi güvenlikleri için evi terk etmemeleri konusunda uyarıldı.

Ancak ertesi gün eve, İsrail topçusu tarafından ateş açıldı. 33 Filistinli öldü, onlarcası yaralandı.

İsrail, saldırının ardından sağlık ekiplerinin bölgeye girmesine, yaralılara müdahale etmesine de günlerce izin vermedi.

Kızılhaç görevlileri, pazar yaşanan olayın ardından ancak çarşamba günü bölgeye girebildi. Bir görevli şöyle konuştu; “Sağ olan var mı diye bağırmaya başladık. Çocuk sesleri duyduk. Kapıyı kırarak içeri girdik. annelerinin cansız bedeni başında oturan 4 küçük çocuk bulduk. Çocuklar yaralıydı. Kendi başlarına ayakta duramayacak kadar güçsüz düşmüşlerdi. Anneleri 5 aylık hamileydi ve ölmüştü.”

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay, eve düzenlenen saldırının, savaş suçu sayılabileceğini söyleyerek, bağımsız bir soruşturma açılması talebinde bulundu.

4 gün boyunca aç susuz kalan çocuklardan biri 13 yaşındaki Ahmed Samouni’ydi. kolundan ve göğsünden yaralanan Ahmed, bu süre zarfında küçük kardeşlerini hayatta tutmak için uğraş verdi.

Ahmed, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Yaramı sarmıştım. Tank ve uçaklardan saklanarak kardeşlerim için su bulmaya çalışıyordum. Komşularımıza gidiyordum. Bir bidon su buldum. kardeşlerime bunu içirdim. Ekmek yoktu. Yiyecek hiçbir şey yoktu. Bayılıncaya kadar ekmek ve su aradım.”

Annelerinin öldüğünü ilk fark eden ise Ahmed’in 11 yaşındaki kardeşi Yakup Samouni oldu.

Yakup şunları söyledi: “Annemi kontrole gittim. Öldüğünü gördüm. Yanında kardeşlerim vardı. Büyük abim Muhammed de ölmüştü. Annemin karnındaki 5 aylık kardeşim de ölmüştü.”

Kızılhaç, yaralıların tedavi ve tahliyesine ilişkin uluslararası hukuk kuralının çiğnenmesi nedeniyle İsrail’i sert bir dille kınadı.