İsrail’le mücadelede Türk dizisi dönemi

TRT'de yayınlanan Ayrılık dizisinin iki Arap televizyonu tarafından satın alınması, Arap medyası tarafından İsrail'e karşı mücadelede "yeni bir dönem" olarak yorumlandı.

Haberler 23.03.2010 - 12:36

İsrail’le mücadelede Türk dizisi dönemi

"İki Arap televizyonu olan Dubai ve MBC’nin "Ayrılık" adlı Türk dizisini satın ama kararı İsrail’i öfkelendirdi. Bu karar, dikkate değer, cesur ve yeni bir eğilimi yansıtıyor. Özellikle geçmişte bazı Arap kanallarının İsrail şantajlarına boyun eğip, bazı Arap dizilerinin yayınını durdurduğunu göz önüne alırsak.


Bütün dünyaya şantaj yapan, kendilerini eleştiren sesleri susturmak için antisemitizm kavramını kullanan İsrailliler, aynı silahı Arap kanallarına da doğrultmak istediler ve maalesef bu hususta başarılar da elde ettiler. Özellikle Filistin Kurtuluş Örgütü ile İsrail arasında 1993’te imzalanan Oslo anlaşmalarının ardından bölgeyi kaplayan 'cesur barış zamanlarında'…

13 bölümden oluşan ve hükümet kanalı TRT tarafından yayınlanan yeni Türk dizisi İsrail’e hiçbir eleştiri ve protesto yaklaşımı sergilemeksizin, işgal topraklarındaki terörden ve Gazze Şeridi'ne yönelik son saldırıdan bahsediyor. Dizide annesinin kolları arasındaki emzikli çocuğa ateş açan İsrailli askerler de gösteriliyor.

ANTİSEMİTİZM BU DİZİNİN NERESİNDE
Bu dizide antisemitizm nerede bilemiyoruz. Zira bütün dünya İsrailli askerlerin, Gazze Şeridi'nde BM'ye bağlı okullara ve hastanelere füze ve tank mermileri attığını gördü. Keza bütün dünya beyaz fosfor bombalarının çocukların körpe bedenlerini yaktığı görüntüleri izledi.

Antisemitizm örtüsü altında pazarlanan bu İsrail şantajı etki etmiyor artık. Aksine, bu yönteme sıkça başvurması, artık ters sonuçlar vermeye başladı.

TÜRK SANATÇILARIN CESARETİ
Türk prodüktörler, sanatçılar, yönetmenler ve yazarların bu tür dizileri çekme cesaretleri gerçekleri kayda geçiriyor. Gerçeklerin inkar edilmesi mümkün değil ve bazı durumlarda dizilerde gördüğümüzün hakikatin çok azı olduğunu da ifade edersek abartmış olmayız.

Bu hususta aklımıza Güney Lübnan’daki Kana katliamları geliyor. İlki Şimon Peres hükümeti döneminde ve ikincisi ‘ılımlı’ Kadima Partisi lideri Ehud Olmert’in talimatlarıyla gerçekleşti. Keza Mısır’ın Bahr El Bakar ilköğretim okulu katliamı ve Mısırlı esirlerin İsrail askerlerince idamı da zihinlerde canlanıyor.

İSTERDİK Kİ ARAP PRODÜKTÖRLER BU DİZİLERİ YAPSIN
Arap prodüktörlük şirketlerinin bu tür dizileri yapmalarını ve bütün dünyaya satmalarını temenni ederdik. Fakat maalesef İsrail’in fikir terörü kampanyaları Arap tarihinin kara döneminde meyvelerini verdi. Bu tavrın açıklaması, "İsrail hükümetleriyle barış sağlama olasılığıydı".

Halbuki İsrail hükümetleri barışı daha fazla yerleşim birimi inşa etmek ve İsrail’in saldırgan ırkçı yüzünü bütün dünyada temize çıkarmak için istediler.

HEP NAZİ FİLMLER İZLEDİK
Dünya sinema şirketleri Yahudilere yönelik Nazi suçlarını ve Holocaust'u gözler önüne seren yüzlerce film ve belgesel çekti. Bu filmler Naziler ve faşistlerle ilgili hali hazırdaki kuşakların zihninde yer eden iğrenç bir görüntü sunmakta başarılı oldu

AHLKASIZ FİLMLERE PARA HARCAYACAĞINIZA, BÖYLE FİLMLER YAPIN...
Arap prodüktörlük şirketlerinin de şu an aynı şeyi yapması istenmektedir. Özellikle de ortada şu an gelecek nesilleri tahrip etmek, Arap ve İslam değerlerini sarsmak için ahlaksız filmler çekmeye harcanan yüz milyonlarca dolar varken…

Türk dizilerinin Arap televizyonlarında sunulması bu bağlamda bir ilk adım olmalı. Bu yeni eğilim, genç nesillerin milli sorunlara nasıl kanalize edileceğine yoğunlaşmalıdır.

TÜRKİYE'Yİ SADECE AŞK ÜLKESİ Mİ SANDINIZ
Türkiye ‘Ihlamurlar Altında’ ve benzerlerinin bize gösterdiği üzere çarpıcı manzalar, aşk hikayeleri ve evlilik ihanetleri ülkesi değil, aksine Arapların ve Müslümanların sorunlarına sempati duyan ve İsrail’in suçlarına karşı koyan bir İslam ülkesidir.

* Londra’da Arapça yayımlanan El Kuds El Arabi gazetesi, Başyazı, Arapçadan çeviri: Halil ÇELİK

Sayfa Yükleniyor...