Savunma bakanlığı danışmanlığı da yapan emekli büyükelçi Taner Baytok, Türkiye'de ABD'ye ait nükleer silahların sanıldığı gibi İncirlik Üssü'nde değil, İstanbul'da da bulunduğunu söyledi ve "12 milyon İstanbullu nükleer bomba üzerinde oturuyor" dedi.

İlişkili Haberler


Hürriyet gazetesinin haberine göre, Baytok Türkiye’deki nükleer silah varlığını doğruladı ve Türkiye’deki yaklaşık 100 taktik nükleer silahının, sanıldığı gibi İncirlik Üssü'nde değil, İstanbul’da bulunduğunu söyledi.

Baytok, şunları kaydetti:

“İstanbul’da 12 milyon kişi nükleer bombaların üzerinde oturuyor. Bir patlama anında, silahlar Boğaz'ın altını üstüne getirecek güçte..”

Baytok, açıklamalarında İstanbul’daki bu silahlar konusunda da bilgi veriyor. Öncelikle de “stratejik” ve “taktik” nükleer silahlar arasındaki farkı anlatıyor.

Buna göre, stratejik silahlar daha çok ABD’de konuşlanmış durumda olan, okyanus ötesine gönderilebilen nükleer silahlar. Baytok’a göre taktik silahlar ise “soğuk savaş döneminde herhangi bir nükleer savaş çıkma olasılığında, ABD’deki stratejik silahlar ateşlenene kadar geçecek sürede demir perdeye yöneltilebilecek, daha hızlı daha yakın menzilli füze ve bombalar.”

İNCİRLİK'E HİÇ GÖTÜRÜLMEDİLER BİLE
Türkiye’deki nükleer silahlar, ABD’deki stratejik silahlar ateşlenene kadar devreye girecek olan “taktik nükleer silahlar” ve bu silahların hedefi özellikle de SSCB olduğu için o dönemde İstanbul’daki depolarda bulunduruluyordu. Bir kısmı ise Karadeniz kentlerinde, kıyılarındaki askeri depolarda. İncirlik’e hiç götürülmemişler bile.

ÇİFTE ANAHTAR SİSTEMİ
Silahlar, “çifte anahtar sistemi” ile ateşleniyor. Baytok, “Anahtarın biri ABD’de, diğeri ise evsahibi ülke olduğundan Türkiye’de. Savaş halinde bu çifte anahtar sistemi devreye giriyor ve silahlar gönderiliyor” diye anlattı sistemi.

“DİĞER TAKTİK SİLAHLARI DEĞİŞTİRDİLER, TÜRKİYE’DEKİLER KALDI”
Baytok’un açıklamalarındaki bir başka ilginç unsur ise Türkiye’ye yönelik izlenen politika. Emekli büyükelçiye göre, SSCB ile ABD arasında nükleer silahların azaltılması konusundaki SALT ve START anlaşmaları çerçevesinde Avrupa’daki ABD nükleer silahlarının büyük çoğunluğunun “mekanizması değiştirildi”. Bu silahlar, F-16 ve benzeri savaş uçaklarına konuşlandırılabilecek şekilde mobil hale getirildi. Oysa Türkiye’deki silahlar bu uygulamanın dışında tutuldu.

Baytok, bunun nedenini de Türkiye’de hiçbir hükümetin bu konuda “ses çıkarmaması” olarak açıklıyor:

“Nükleer silahlar konusunda alınan tek hükümet kararı 1972 tarihini taşıyor. O günden bu yana hiçbir karar alınmamış. O karar da ilginç... Kararda, gereği olmadığı taktirde Türkiye’deki nükleer silahlar konusunda hiçbir değişiklik yapılmayacağı yer alıyor. Bunun anlamı da şu; ne yeni nükleer silah isteriz, ne de eskileri veririz…”

ABD Başkanı Barack Obama dünyanın nükleer silahlardan arındırılmasını ana politikalarından biri yaptı. Şimdi Obama’nın bu politika gereği, aralarında Türkiye’nin de olduğu bazı nükleer silahları geri çekeceğine ilişkin haberler dünya basınında yer alıyor. Son olarak İngiliz The Times gazetesi bu iddiaları gündeme getirmişti.