Türkiye'nin protestosunun damga vurduğu Libya konferansı tamamlandı. İki gün süren konferansa ev sahipliği yapan İtalya Başbakanı Guiseppe Conte, zirve kapsamındaki bir toplantıya dâhil edilmediği için konferansı terk eden Türkiye'nin bu kararına şahsen "üzüldüğünü" söyledi. Ancak Conte, bölgedeki hassasiyetler göz önüne alındığında bu tür tepkilerin doğal karşılanması gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin davet edilmediği toplantı, Libya'nın kuzeydoğusunun kontrolünü elinde bulunduran General Halife Hafter ile rakibi konumundaki Başbakan Fayiz Serrac'ı bir araya getirmişti. Libya'daki iki rakip liderin beş ayı aşkın bir süre sonra ilk kez buluşmasını sağlayan toplantıya, Conte'nin yanı sıra AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian ve Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Ghassan Salame katılmıştı.

TARAFLARDAN GÜVENCE

Yaklaşık 30 ülkenin davet edildiği konferansın sonunda ortak basın toplantısı düzenleyen Conte ve Salame, İtalya'nın Palermo kentinde gerçekleştirilen zirveyi, Libya'da 2019 baharında seçimlere gidilmesini amaçlayan BM planı doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak tanımladı.

Söz konusu BM planı, seçimler öncesi çizilecek anayasal çerçevenin belirlenmesi için Libya'da 2019 başında bir ulusal konferans düzenlenmesini öngörüyor. BM temsilcisi Salame, Hafter'in "eylem planını bildiğini" ve bu konferansa katılma sözü verdiğini açıkladı. Serrac da sözcüsü aracılığıyla Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, BM'nin ilkbaharda seçimlere gidilmesi doğrultusundaki yol haritasına uyacaklarını duyurdu.

İtalya Başbakanı Conte ise ev sahipliği yaptığı konferansın, BM planının uluslararası kamuoyunda destek bulmasına yardımcı olduğunu söyledi.

SONUÇ BİLDİRGESİ YAYIMLANMADI

Reuters, konferansın taslak bildirgesinde Libyalı heyetlerin, 2019 baharındaki seçimler için hazırlanma ve muhtemel sonuçlara riayet etme konusunda anlaştıklarını bildirmişti. Ancak dpa'nın haberine göre, haftalardır üzerinde çalışılan bir taslak metin olmasına karşın konferansın bitiminde herhangi bir sonuç bildirgesi yayımlanmadı. Ajansa konuşan üst düzey bir diplomatik kaynak, bildirge yayımlanmamasında Hafter liderliğindeki heyetin önemli rol oynadığını söyledi.

Libya'daki tarafların bir araya geldiği bir önceki uluslararası konferans, Mayıs ayında Fransa'nın ev sahipliğinde düzenlenmişti. Paris'teki bu zirvede seçim tarihi olarak 10 Aralık belirlenmişti. Ancak BM'nin bu planı geçen hafta rafa kaldırılmıştı.

Zengin petrol ve doğal gaz kaynaklarına sahip olan Libya'da, NATO'nun hava saldırılarıyla destek verdiği muhaliflerin Kaddafi rejimini devirdiği 2011 yılından bu yana birden fazla otorite iktidar savaşı veriyor. Libya Ulusal Ordusu'nun komutanı olan Hafter, ülkenin doğusundaki Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi tarafından desteklenirken BM dâhil uluslararası toplumun büyük bölümü Trablus'ta Serrac'ın başkanlık ettiği Uluslararası Mutabakat Hükümeti'ni tanıyor. Rusya, Fransa, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin arkasında olduğu Hafter güçleri, Türkiye ve Katar'ı Libya'daki rakiplerine askeri ve mali destek vermekle suçluyor.

İTALYA VE FRANSA ARASINDA NÜFUZ MÜCADELESİ

Libya'da Serrac liderliğindeki Uluslararası Mutabakat Hükümeti'ni destekleyen İtalya ile Hafter'e destek veren Fransa arasında da ayrı bir nüfuz mücadelesi yaşanıyor. Kısmen Libya'daki zengin enerji kaynakları konusundaki çıkar çatışmasından kaynaklanan bu mücadele, BM'nin barış çabaları ekseninde toplanılması gerektiğini savunan uzmanlarca eleştiriliyor.

Almanya'yı Palermo'daki konferansta temsil eden Niels Annen, AB'nin Libya konusunda bütünlük göstermesinin önemini vurguladı. Alman haber ajansı dpa'ya konuşan Annen, "Umarım herkes tek bir ülkenin bu sorunu çözmeye mahir olmadığını anlar" dedi.