‘Şişko Kedi’ ve ‘Erkek Fatma’ gibi lakaplarıyla mafya içindeki güç paylaşımının içinde yer alan hanımağalar, bir yandan aileleri yönetirken, bir yandan da çocuklarını yetiştiriyor, evde yemek işleriyle uğraşıyor.

Mafya anaları, ‘Camorra’ adıyla bilinen Napoli mafyasının içinde yükselmek için güç kullanmaktan, hatta öldürmekten kaçınmıyor. Mafya içindeki kadınların sayısı, hükümetin Camorra ile mücadelesinde birçok kişiyi gözaltına alması neticesinde büyük bir artış gösterdi.

Güvenlik yetkilisi Gaetano Maruccia, mafya içinde başı çeken kadın sayısının arttığını, bu kadınların ölen veya cezaevine konulan eski mafya babalarının eşleri olduğunu söyledi.

Organize suçları araştıran savcılardan Stefania Castaldi de "Eşleri, kızları, kız kardeşleri, gelinleri lider konumunda görevlere geliyor" şeklindeki açıklamasıyla kadınların mafya içindeki yükselişini doğruluyor.

Castaldi, Camorra kadınının, "mutfaklarda kokain ve eroin hazırlanması, kaçak mafya babalarının saklandıkları yerlere çeki düzen verilmesi" gibi geleneksel işlere devam ettiğini, ancak bazılarının yükselmek için sokaklarda terör estirdiğini, milyonlarca dolarlık uyuşturucu ticaretine doğrudan dahil olduğunu söyledi.

ÇATIŞMAYA GİRDİLER
Kadınların mafyaya dahil olduklarının en çarpıcı örneği 2002 yılında, Napoli yakınlarındaki Lauro sokaklarında yaşandı. Camorra'daki iki düşman ailenin kadın üyeleri, ‘bölge paylaşımındaki’ fikir ayrılığı ve bir aile reisinin kuzeninin öldürülmesi nedeniyle silahlı çatışmaya girdi. Makineli tüfek ve tabancaların kullanıldığı çatışmada, iki mafya anası ve 16 yaşındaki bir kız öldü.

EN ÜNLÜ ANA LACCARDI
Mafya analarının arasında, Maria Licciardi göze çarpıyor. Bir mafya babasının kız kardeşi olan Licciardi, diğer mafya babalarıyla aynı masaya oturuyor ve onlarla birlikte karar alabiliyor. Yetkililer, 30 kadar rakibinin öldürülmesi talimatının Licciardi tarafından verilip verilmediğini soruşturuyor