AB'ye üyelik başvurusunu 1 yıl önce, 23 Temmuz 2009 tarihinde yapan İzlanda, katılım müzakerelerine başladı.

İzlanda Dışişleri Bakanı Ossur Skarphedinson, müzakereleri başlatan hükümetlerarası konferansın ardından "küresel finansal krize AB üyesi olarak girseydik iflas etmezdik" şeklinde açıklama yaptı.

Küresel krizde batan bankalarda 5 milyar doların üzerinde parası bulunan Hollanda ve İngiltere'nin bu sorunu AB üyeliğiyle bağlantılı hale getirmesinin kamuoyunda ters teptiği uyarısında bulunan Skarphedinson, halkın AB üyeliğine destek vermesi için bu konunun aşılması gerektiğini söyledi.

AB Komisyonu'nun genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu üyesi Stefan Füle ise, AB üyeliğinin İzlanda'ya ekonomik ve mali açıdan istikrar kazandıracağını vurguladı.

2012 yılında AB üyeliğini hedefleyen İzlanda, Avrupa ortak pazarına ve Schengen ortak vize bölgesine dahil olması nedeniyle halihazırda AB müktesebatının yüzde 60'ına uyum sağlıyor.

Bağımsızlığını 1944 yılında Danimarka'nın egemenliğinden ayrılarak kazanan 320 bin nüfuslu ada devleti İzlanda'nın, AB müzakerelerinde en fazla balıkçılık konusunda zorlanması bekleniyor.