Haziran 2017’de ‘Yurt dışına taşınan veya taşınacak olan kadınlar için bir dayanışma platformu’ oluşturmak hayaliyle kurulan ‘Göçmen Anneler Facebook Grubu’ 1 yıl gibi bir  sürede Panama’dan İsveç’e, Küba’dan Singapur’a, Umman’dan Kolombiya’ya kadar uzanan bir ağın içinde, dünyanın 80’den fazla ülkesinde yaşayan 14 binden fazla kadının bir araya geldiği bir uluslararası kadın dayanışma platformu halini aldı.

Biri Montreal, diğeri Dublin’de yaşayan iki ‘eski beyaz yakalı, yeni göçmen kadın’ Pınar Erbaş Erdurmaz ve Esra İyidoğan Pencereci’nin ‘yurt dışında dost edinme, bir bilene danışarak sorun çözme’ ihtiyaçlarından hareketle kurdukları Göçmen Anneler Platformu; yurt dışına taşınan ya da taşınmayı planlayan kadınların gündemini oldukça meşgul eden konuların cevaplanmasına olanak sağlıyor.
Bu platformda dünya genelindeki Türk kadınlar, taşınmak, uyum sağlamak, dil öğrenmek, çocukların adaptasyonu, kreş/okul bulmak, çokdilli çocuklara anadilini unutturmamak, iş bulmak, özlemek, ırkçılıkla mücadele etmek gibi ortak konular hakkında deneyimlerini paylaşırken, doktor, terapist, hukukçu, eğitimci gibi birçok uzman da kendi alanlarındaki soruları cevaplıyor. Grup aynı zamanda belirli alt amaçlara hizmet edebilmek için yabancı dil öğrenme, sağlıklı beslenme ve zayıflama, yemek yapma gibi konularda alt grupları da bünyesinde barındırıyor.

Yurt dışına göçen kadınların %46’sı taşındıkları yeni ülkede çalışırken, %54’ü ise çalışmıyor.

Göçmen Anneler Facebook Grubu, Aralık’17-Ocak’18 tarihleri arasında 60 farklı ülkeden 986 üye ile gerçekleştirdikleri Göç Yolları Araştırması’na imza attı. Araştırmada; göçmen kadınların profillerine, ne zaman, nereye, nasıl ve neden taşındıklarına, sağlık/eğitim sistemi, çevre/sosyal hayat ve iş olanaklarına gibi konularda ülke karşılaştırmalarına, yurt dışında çocuk yetiştirmenin zorluklarına ve yaşanan özlemlere dair birçok çarpıcı veriyi içeriyor.

Grubun kurucuları Pınar Erbaş Erdurmaz ve Esra İyidoğan Pencereci, araştırmanın sonuçlarını yorumladı:

AVUSTRALYA, HOLLANDA VE KANADA LİSTENİN ZİRVESİNDE

- Araştırmaya katılan her 4 kadından 3’ü son 7 yılda, her 2 kadından 1’i ise son 2 yılda göç etmiş.

- Bu kadınlar oldukça eğitimliler; %95’i üniversite, yüksek lisans veya doktora mezunu. Yani, ağırlıklı olarak son yıllarda Türkiye’den göç etmiş bu kadınlar, Türkiye ortalamasından 9 kat daha fazla yüksek eğitimliler. 

- Beyin göçünün güçlü ve üzücü bir kesimini oluşturan bu kadınların %46’sı taşındıkları yeni ülkede çalışırken, %54’ü ise çalışmamakta. Şu an çalışmadığını belirten kadınların neredeyse tamamı Türkiye’deyken çalışıyormuş. Burada göç eden kadın için beyin göçü kadar, iş gücü / emek kaybının da varlığını üzülerek gözlemliyoruz. 

- Üstelik Türkiye’deyken çalışan göçmen kadınların %42’si vaktiyle nitelikli uzman/işçi, %40’ı ise yönetici olarak görev yapıyormuş. Hatta %4’ü üst düzey yöneticiymiş. Bu rakamlar da oldukça nitelikli bir iş gücü kaybını gözler önüne seriyor. 

KATAR, İTALYA VE YUNANİSTAN'DAKİLER MUTSUZ

- Bir güzel haber… Göç ettikleri ülkede çalıştığını belirten kadınların yaklaşık %40’ı Türkiye’deyken çalıştıkları sektör ya da alanda, aynı ya da daha yüksek bir titre ile çalışmaya devam ediyorlar. Sektör/alan değiştirerek konumunu koruyanların oranı ise %12. Kendi işini kuranlar, yeniden eğitim hayatına dönenler de düşünüldüğünde çalışan kesim göçmen kadınların umut veren yüzü olarak beliriyor. 

- Araştırmaya katılan 60 farklı ülkeden  göçmen kadın arasında hayatından en memnun olanların Avustralya, Hollanda ve Kanada’da yaşayanlar, en az memnun olanların ise Katar, İtalya ve Yunanistan’dakiler olduğunu gördük.

- Yine Avustralya, Hollanda ve Kanada yaşam için en tavsiye edilen ülkeler olurken, İtalya ve Yunanistan ise en az tavsiye edilenler. 

- Aynı sosyal, kültürel, çevresel faktörlere göre katılımcılardan hem yaşadıkları ülkeleri hem de Türkiye’yi değerlendirmelerini istediğimizde, memnun olunan ve olunmayan unsurlarda yurt dışı ile Türkiye birebir bir zıtlık gösterdi. Göçmen kadınlara göre yurt dışının güçlü unsurları olan yeşil alan ve parklar, bireysel özgürlükler, ibadet etme/inanmama özgürlüğü, toplumun refah ve huzuru, gü̈venlik, çevre temizliği, eğitim sistemi, siyasi gündem Türkiye’nin zayıf taraflarını oluşturuyordu. Türkiye’nin güçlü taraflarını oluşturan iklim, sağlık sistemi, canlı ve renkli şehir hayatı ile iş / kariyer imkanları ise yurt dışının zayıf taraflarıydı. 

Avustralya Türkiye'den göçen annelerin en mutlu olduğu ülke.
Avustralya Türkiye'den göçen annelerin en mutlu olduğu ülke.


- Ülkeler arası sistem karşılaştırmalarında; sağlık, eğitim ve yönetim açısından en beğenilen ülkeler İsviçre, İsveç ve Belçika oldu.

- Hollanda ve Kanada eğitim ve yönetimden yana sınıfı geçseler de, sağlık sistemi ile memnuniyetsizlik yarattıklarını gördük. 

- ABD, İngiltere, Avustralya, Hollanda ve İrlanda’da yaşayanlar kendi ülkelerindeki iş ve kariyer olanaklarının iyi olduğunu düşünüyorlar. 

YÜZDE 25'İ IRKÇILIĞA MARUZ KALMIŞ

- Yurt dışına taşınma motivasyonları çok değişmekle beraber "çocuklara iyi bir gelecek sağlamak, daha iyi bir eğitim sisteminde çocuk yetiştirmek, kariyerde ilerlemek/eşin kariyerinde ilerlemesi, daha belirli ve güven veren bir ekonomik sistemde çalışmak, bireylerin daha huzurlu ve özgür olduğu bir toplumda yaşamak'' gibi gerekçeler ön plana çıkıyor. 

Muğla eve dönüş için en arzulanan üçüncü kent. (Bodrum-Marmaris etkisi)
Muğla eve dönüş için en arzulanan üçüncü kent. (Bodrum-Marmaris etkisi)

- Yurt dışına taşınmanın şüphesiz ki zorlukları var ve göçmen kadınlar en çok ilk yılda ve Türkiye tatili dönüşlerinde zorluk yaşıyorlar. Anne olmak, çocuk yetiştirmek, ailede bir hastalık olduğu ya da özlemin ağır bastığı dönemler en zorlandıkları zamanlar. Çocuk yetiştirirken çocukların aile/akrabalarından uzakta büyümeleri, Türkçe’yi unutmamaları / öğrenmeleri için verilen çabalar zorluklar arasında öne çıkıyor. Yabancı düşmanlığı, ırkçılık ya da okullarda zorbalığa maruz kalmanın son sıralarda yer alması yine sevindirici bir veri. 

- Genel olarak katılımcıların %67’si hiçbir zaman ırkçılığa maruz kalmadığını, %25'i ise nadiren maruz kaldığını belirtiyor.  Irkçılığa en çok maruz kalanlar başta Avusturya olmak üzere Orta Avrupa’da yaşayanlar. 

- Özlem konusu araştırmanın ve göçmenliğin olmazsa olmazı. Sosyal destek ihtiyacının ardından en çok özlenenlerde denizler, sahiller, yemekler ve iklim başı çekiyor. 

- Yurt dışında herkesin ülke farketmeksizin en özlediği şey «Aile ve akrabalar». İkinci sırada «Arkadaşlar» geliyor; Kanada ve Avusturya hariç. Kanada’dakiler denizleri ve sahilleri, Avusturya’dakiler Türkiye’nin iklimini arkadaşlarından çok özlüyorlar. 

- Peki, ‘mümkün mü artık dönmek?’. Verilere bakıldığında göçmenlerin %30’u Türkiye’ye geri dönmeyi düşünmezken, 20%’si gerekli şartlar oluştuğunda dönmek istediğini söylüyor. Türkiye’ye geri DÖNMEMEK konusunda en kararlılar; İsveç, Kanada ve Avustralya’dakiler.

- %60’ı İstanbul’dan gelmiş olsa da sadece %24’ü İstanbul’a geri dönmek istiyor. Geri dönüş hayallerini %32 ile İzmir süslerken, Bodrum sahil ilçelerinde başı çekiyor. 

Göçmen Anneler’i Facebook gruplarından, Instagram sayfalarından, Youtube kanallarından ya da www.gocmenanneler.com web sitelerinden takip edebilirsiniz.

GÖÇMENLER İÇİN ROBOT AVUKAT

PROF. NERMİN ABADAN:

ÜLKE ÜLKE LİSTE