Kaddafi’nin direnip ilerleyeceğini tahmin etmeyen Batı, durdurmak için geç de olsa karar verdi, uçuşa yasak bölge ilan etti. Bunun anlamı Kadadfi güçlerinin savaş uçaklarını kullanıp orantısız güç yaratmasını engelllemek, sivillerin zarar görmemesini sağlamaktı.

Ama uçuşa yasak bölge kararı fiili olarak bir saldırıya dönüştü. Uçuşa yasak bölgenin ne anlama geldiğini biliyoruz; hava savunma ve hava haberleşme sistemleri tahrip edilir. Kaddafi’nin orantısız güç kullanımını önlemeye çalışırken şimdi Batı ittifakı aynı yanlışı yapıyor. Başını Fransa İtalya ve Amerika’nın çektiği ittifak kara harekatı yapmamış olsa bile bu doğrudan müdahale anlamına gelir ki Libya müdahalesi Arap ayaklanmaları sayfasında bir dönüm noktasıdır. Bombardımanın ağır başlaması Arap Birliği’nin bile “utangaç” tepkisini çekti. Libya saldırısı Kaddafi’yi devirmeyi amaçlamadığı söyleniyor. Eğer Kadadafi devrilmeyecekse amaç ne? Şu anda fiilen Libya’nın havaalanları, yolları ve bazı tesislerini bombalıyor.

KIRILMA NOKTASI
Libya müdahalesi ayaklanmalar zincirinde muhtemelen bir kırılma yaratacak. Bu saldırılarda sivil halkın zarar görmemesi mümkün değil. Üstelik, Batı’nın doğrudan müdahalesi ile ortaya çıkan durumda muhaliflerin üstünlük sağlayıp yeni bir düzene geçmesi bölgedeki genel ayaklanma ruhuna çok uymamakta.

Mısır ve Tunus’da insanlar benzer telepler ama farklı yöntemlerle ayaklansa bile kendi iç dinamikleri ile hareket etmişler dış müdahale azınlıkta kalmıştır. Bu saldırı birçok kişiye yine eski sömürge günlerini hatırlatacaktır. Türkiye’nin ilk günlerdeki çekinceside buydu. ( Bu arada Türkiye’nin harekata lojistik destek dışında ateş gücü olarak katılmaması lehine olur. Kosova’da devriye uçuşu yapsa bile Türk savaş uçakları bombardımana katılmamıştı.)

IRAK DENEYİMİ HENÜZ TAZEYKEN
Üstelik Irak deneyimi hala taze. Irak’a müdahele Saddam Hüseyin’i devirmiş olsa bile ülkenin ne durumda olduğu, fiiilen nasıl bölündüğünü söylemeye gerek yok. Mısır ve Tunus benzer örnekler olmakla birlikte. Libya çok farklı. Aşiret düzeni, alternatif yönetimin olmaması,muhaliflerin örgütlenememesi ve bu deneyimden yoksun olması ama en önemlisi çok hızlı hareket edip erken sonuca varmak istemeleri durumun bu noktaya gelmesinde etken oldu.

Artık ok yaydan çıktı. Geri dönüşü yok. Ancak birkaç öncesine kadar Kaddafi ile iş tutan Fransa ve İtalya’nın bir anda özgürlük abidesi kesilmesi de manidar.

KADDAFİ GİTMELİ AMA...
Evet, Kaddafi gitmeli ama Libya’nın kendi güçleri ve kendi dinamiği ile. Zor olmasına rağmen bu mümkün. Zaten ayaklanmalarda önemli olan zoru başarmaktır. Umarız bu müdahalenin sonu işgalle sonuçlanmaz. Muhalifleri desteklerken işgalle karşılaşmak ortada ayaklanma/değişim filan bırakmaz.