Amerika’nın Ortadoğu özel temsilcisi George Mitchell, bir ay önce ertelediği Türkiye ziyaretini kritik bir dönemde gerçekleştiriyor.

İlişkili Haberler


Bir yanda Gazze saldırısı ve Başbakan Erdoğan’ın Davos çıkışı sonrasında Türkiye’nin dış politikada eksen değiştirip Ortadoğu’ya yönelmesi ve bölgedeki liderliği tartışmaları, diğer yanda Amerikan Ulusal İstihbarat Konseyi’nin bölgedeki liderlik rolünün Mısır’dan Suudi Arabistan’a geçtiği yönündeki raporu.

Türkiye, böylesi bıçak sırtı bir dönemde çok dikkatli bir politika izlemek zorunda. Önümüzdeki döneme dair Türkiye’nin artı ve eksilerine kısaca göz atacak olursak, ABD’nin özel temsilcisi Mitchell’in beklentilerini de anlayabiliriz.

ABD’nin önümüzdeki dönemde Türkiye’ye ihtiyacı var. Ama bu Türkiye’nin elinin çok da rahat olduğu anlamına gelmiyor.

TEMSİLCİNİN DOSYALARINDA NELER VAR?
Mitchell’in çantasında Afganistan’a muharip asker talebi, Irak’tan çekilme sırasında Türkiye toprakları ve İncirlik Üssü’nün kullanımı, İran ve tabii ki Hamas-Türkiye ilişkileri ile ilgili dosyalar olduğu konuşuluyor.

Amerika, Afganistan konusunda sıkışmış durumda. NATO, bu kez, Afganistan’a sadece güvenliği sağlayacak değil, bizzat savaşacak askerler istiyor. NATO kaynakları da “Afganistan’da sadece bulunmak için değil, savaşmak için asker yollansın” diyor.

Türkiye ise Afganistan’da muharebe değil, Kabil’de koruma yapıyor. Amerika’nın muharip asker talebine sonuna kadar direneceği de biliniyor. Her ne kadar Ermeni soykırım tasarısının Kongre’den bu kez de geçmeyeceği havası alsak da, ABD bu kozu sonuna kadar kullanılacak. Ancak Amerika’nın kısa vadede Afganistan için Türkiye’ye daha fazla ihtiyacı var.

İNCİRLİK TÜRKİYE'NİN ELİNİ GÜÇLENDİRİYOR
Amerikan’ın bir diğer yumuşak karnı Irak’tan çekilme. ABD'nin Irak’tan çekilirken kullanmayı düşündüğü ülkelerden birisi Türkiye. Bunun hangi çerçevede ve büyüklükte yapılacağı belli değil. AKP’nin çekilme sırasında ABD yönetimine fazla zorluk çıkarmayacağını söyleyebiliriz.

ABD’nin İncirlik dışında fazla alternatifi olmamakla birlikte, Irak Kürdistan’ındaki yeni havaalanını kullanması ihtimal dâhilinde. Erbil’deki Kürt yönetimi böyle bir teklife her zaman açık. Ama Erbil’deki bu havaalanı İncirlik’teki imkân ve donanımlara sahip değil. Yani, İncirlik önümüzdeki dönem Türkiye’nin elini güçlendiren bir koz.

ORTADOĞU'DA LİDERLİK İÇİN ERKEN
Bir diğer konu ise son dönemde Türkiye’nin Ortadoğu'da yükselen yıldızı. Türkiye, Hamas ve Suriye ile ilişkileri dâhilinde ve son Gazze çıkışı ile Ortadoğu’da yeni bir aktör olarak ortaya çıkarken, bölge ve bölge politikası ile yeni tanışıyor. Bu yüzden son birkaç yıl içindeki yükselişine bakarak “bölgenin yeni lider ülkesi” tanımlaması için vakit erken. Çünkü, bölgede kimsenin kimseye rol kaptırmak istemediği bilinir. Bu yüzden, “Türkiye için lider adayı” tanımlaması daha doğru bir yaklaşım. Çünkü “Türkiye kaygan Ortadoğu zemininde henüz yolun başında”. Nitekim, Bush yönetimi döneminde çizilen Ortadoğu hattının, Barrack Obama ile tescil edildiğini göz önüne alırsak Türkiye şimdilik önemli, ama ikincil rollerle yetinecek denebilir.

AMERİKA’NIN LİDER ADAYLARI
2006 yılındaki Lübnan Savaşı sırasında netleşen hattın bir yanında Suudi Arabistan, Mısır ve Ürdün diğer yanında ise İran, Suriye, Hizbullah ve Hamas vardı.

Türkiye de bu hattın Sünni kesimine itilmek istense de bugüne kadar süren dikkatli tavrı ile bu tuzağa düşmedi. Amerikan İstihbarat Konseyi şimdi Sünni hattın liderliğine Suudi Arabistan’ı uygun görüyor. Türkiye’nin komşu ülke İran’la bölge liderliği konusunda herhangi bir çatışmaya girmeyeceği varsayılırsa, Suudi Arabistan’ın bu role seçilmesini normal karşılamak gerekir.Ancak bu durum bölgede ülkelerin rollerinin de değiştiğinin göstergesi.

Bir dönemin “Ortadoğu’da Mısır'sız savaş, Suriye'siz barış olmaz” şiarı artık geçerliğini yitiriyor. ABD, Mısır’ın bölgede giderek azalan rolü, Mübarek yönetiminin önümüzdeki yıllarda zayıflayacağı, Müslüman Kardeşlerin güçlenebileceği ve asıl önemlisi İran’la aşık atamayacağı tespiti ile bu rolü Suudi Arabistan’a vermeyi planlıyor. Gerçi Suudi Arabistan’ın son yıllarda başarı ile sonuçlandırdığı bir girişim söz konusu değil. Bu da ABD istihbaratının hala bölgeyi okuyamadığının bir göstergesi.

Bu arada İsrail ile ilişkilerinde sıkıntılı dönem yaşayan Türkiye’nin Hamas’la konuşabilen ülke olma dışında, şu an için artı hanesine yazılmış bir puan söz konusu değil.

Sonuç olarak Ankara'nın, Mitchell’in karşısına önemli bir aktör olarak çıkarken, soğukkanlılığını koruması gerekiyor. Yani, Ankara’nın Mitchell aracılığı ile Obama yönetime vereceği mesaj ne abartılı ne de kendini küçük gören bir zaviyeden olmalı.