Gürcistan'da dünyayı yok etmekle tehdit eden "kötü bir güç"ün doğduğu belirtilerek, İngilizlerin sinemadaki ajanı "007" James Bond göreve çağrılsa, bakacağı ilk yer bu ülkenin başkenti Tiflis'i tepeden gören, cam ve alüminyum kullanılarak inşa edilen dev bina olurdu. Başkent Tiflis'te antik kentin hemen üstünde, şehri kuşbakışı gören bir kayalığın üzerinde, modern mimarinin tüm nimetleri kullanılarak, cam ve alüminyumdan inşa edilen bu 'kale"nin kime ait olduğunu uzun süre Gürcüler merak edip durdu. İnşaatı uzun yıllar süren, bir dönem yapımına ara verilen bu binaya, yaklaşmak istediğinizde, elinde telsizlerle, siyah takım elbiseli korumalar sizi karşılıyor ve oldukça buyurgun bir ses tonuyla, "özel mülk" giremezsiniz, diyerek sizi geri püskürtüyor.

İlişkili Haberler


Gürcü halkı, başkentleri Tiflis'i tehdit eder gibi duran bu binanın sahibinin kim olduğu sorusunu yıllarca kendisine, sorup durdu. Öyle ki bu dedikodulardan bir efsane doğdu. Orada oturan 1.65 metre boyunda, siyah takım elbiseli adam, hiçbir karşılık beklemeden, herkesin yardımına koşuyordu. Gürcistan'da yollar, okullar ve hastaneler inşa etmekle kalmıyor, başkent Tiflis'te ülkenin en büyük kilisesini de yaptırıyordu. Sanata ve aydınlara o kadar değer veriyordu ki, tiyatroları restore etmekle kalmıyor, ayrıca ekonomik kriz nedeniyle zor günler geçiren Gürcü sanatçılara maaş bağlıyordu. Hem de ortalama bir memur maaşının 100-150 dolar olduğu ülkede, o 2 bin 500- 3 bin dolar parayı her ayın sonu, Gürcü entellektüellerin hesabına yatırıyordu.

GAZETECİLERDEN UZAK DURDU
Uzun yıllar Rusya'da yaşadıktan sonra ülkesi Gürcistan'a dönen, siyah takım elbiseli bu adam, bütün bu yardımları yaparken, kamuoyu önüne asla çıkmıyordu. Gazeteciler ve kameralardan özenle uzak duruyordu. Gürcistan'da herkese bu kadar cömert davranırken, doğduğu kasabayı ve köyünü de unutmadı. Köyünde istisnasız herkese yeni bir ev yaptırdı. Kasabaya ve köyüne, geniş asfalt yollar inşa etti. Yaklaşık 7 bin nüfusa sahip olan Sackhere kasabasına hastaneler yaptırdı. Nüfus cüzdanıyla orada yaşadığını kanıtlayan herkes, bu hastanelerden ücretsiz faydalanabiliyordu.

SAAKAŞVİLİ'Yİ 'DİKTATÖRLÜK'LE SUÇLADI
Gürcistan'da bir efsaneye dönüşen ve artık herkesin "hayalet" olduğuna inandığı bu adam geçtiğimiz yıl 7 Ekim'de halkın karşısına çıktı. Siyah giysili, 55 yaşlarındaki bu adamın adı Bidzina İvanişvili'ydi. Amerikan ekonomi dergisi Forbes'ın dünyanın en zengin işadamları listesine 153'üncü sıradan giren Bidzina İvanişvili, 6.4 milyar dolar servetiyle, Gürcistan'ın en zengin adamı unvanına da sahipti. Gürcistan'a yerleştiği 10 yıl boyunca, hiç politikaya karışmayan ve sadece yardımseverliğiyle efsaneleşen 1956 doğumlu İvanişvili, yazılı açıklamasında Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'yi tüm gücü elinde toplayarak bir diktatöre dönüşmekle suçluyordu. Oysa Saakaşvili 2004 yılında "Gül Devrimi"yle kansız bir şekilde iktidara geldiğinde, Gürcistan'ın en zengin adamı Bidzina İvanişvili de desteğini esirgememişti.

'MEDYA YALAN MAKİNESİ OLDU'
Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'yi muhalefeti satın almakla suçlayan, medyayı "yalan makinesi"ne dönüştürmekle itham eden Bidzina İvanişvili, Gürcistan'da "mikrop bulaşmamış" muhalefetle işbirliği yaparak, bu yıl sonunda düzenlenecek parlamento seçimlerini kazandıktan sonra, 2 yıllığına cumhurbaşkanı olmak istediğini belirtiyordu. İvanişvili, 2 yıl gibi kısa bir süre içinde Gürcistan'daki sorunları hallederek, tekrar politikadan uzak duracağını vaadediyordu. İvanişvili'nin kendisine yardım ettiği dönemde, sessiz kalmayı tercih eden Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili ise, onu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Gürcistan'daki "piyonu" olmakla suçluyordu.

6.4 MİLYOR DOLAR SERVET
Dünyanın sayılı zenginleri arasında yer alan İvanişvili'yi, Rusya Devlet Başkanı Putin'in "piyonu" olmakla itham eden Saakaşvili'nin, bu tezini kanıtlamak için elinde güçlü kanıtlar vardı. İvanişvili 6.4 milyar dolarlık servetini, Gürcistan'da değil, Rusya'da elde etmişti. Rusya'da banka sahibiydi ve en büyük işleri hala oradaydı. Ayrıca bir dönem Gürcistan vatandaşlığından çıkarak, Rus ve Fransız vatandaşı olmuştu. Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili'nin bu iddialarına cevap vermeden önce Brizina İvanişvili'nin servetini nasıl edindiğine ve hayat hikayesine göz atalım.

Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, bir dönem övdüğü İvanişvili'yi Putin'in "piyonu" olmakla suçluyor.
Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, bir dönem övdüğü İvanişvili'yi Putin'in "piyonu" olmakla suçluyor.

YIRTIK AYAKKABIYLA OKUDU
Bidzina İvanişvili, Gürcistan'ın kuzeybatısında Sachkhere kasabasına bağlı Chorvila köyünde, beş çocuklu çiftçi bir ailenin en genç üyesi olarak dünyaya geldi. Babası manganez fabrikasında işçi olarak çalışıyordu. Küçük Bidzina, kış aylarında okula gitmek için köyden kasabaya hergün yürüyerek gidip gelmek zorundaydı ve çoğu zaman ayakkabısı yırtık ve çorapları yoktu. Bu zor koşullara rağmen Bidzini orta öğretimini dereceyle bitirerek, Tiflis Devlet Üniveristesi'nde mühendislik ve işletme eğitimi almaya başladı. Üniversitedeki eğitimi boyunca, 1970'li yıllarda geçinmek için bir demir-çelik fabrikasında temizlikçi olarak çalıştı. 1982 yılında işletme öğrenimi görmek için Rusya'da Moskova Devlet Üniversitesi'ne gitti. Boş zamanlarında, harçlığını çıkarmak için ortaokul öğrencilerine fizik dersi veriyordu. Fizik dersi verdiği öğrencinin evinde kendisi gibi öğretmenlik yapan Vitaly Malkin'le tanıştı. Malkin'le tanıştıktan kısa süre sonra iş kurdular.

RUSLARA BİLGİSAYAR SATTI
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nde sosyalizmin sorunlarını çözmek için kapitalizmin öğeleri kullanılarak presetroyka ve glastnost politikaları Devlet Başkanı Mihail Gorbatçov tarafından uygulanmaya başlanmıştı. Küçük bir apartman dairesinde şirket kuran İvanişvili ve Malkin, bilgisayar, telefon ve video kayıt cihazları ithaline başladı. Rusya'da bu tür cihazlara yoğun talep olması nedeniyle, 1990 yılına gelindiğinde İvanişvili ve Malkin küçük bir servet edinmişlerdi. 100 bin dolar sermayeyle Rusya'da banka kurmak mümkündü. İki ortak Rossisky Kredit ismiyle bir banka kurdu. Sovyetler Birliği'nin çökmesiyle birlikte herkes elindeki rubleyi satarak, ABD doları ya da Alman markı almaya çalışıyordu. Bu durumdan faydalanan ikili, artık önemli bir servet elde etmişlerdi. Tam bu dönemde Rusya'da özelleştirmeler başladı. Demir ve petrol sektöründe birçok şirketi satın alan İvanişvili ve Malkin, pek kimsenin rağbet etmediği çok önemli demir filizi madenlerini satın aldı. Ancak Bridzina İvanişvili Rusya'nın bu geçiş döneminde arka planda olmayı da tercih ediyordu. Ortağı Malkin şirketin görünen yüzüydü, o ise arka planda strateji belirliyordu.

'BANKAM MAFYAYA BULAŞMAMI ÖNLEDİ'
Rus ekonomi gazetesi Vedomosti'ye röportaj veren Bridzina İvanişvili, 1990'lı yıllarda mafyaya bulaşmamış olmalarını, kurdukları Rossisky Kredit Banka'a bağlıyor. Bankaları sayesinde, iş yapmak için mafyadan para almadıklarını ve bu nedenle Rusya'nın en zor günlerinde düşman edinmediklerini iddia ediyor. Rossisky Kredit Bank bugün Rusya'nın en büyük 20 yatırım bankası arasında gösteriliyor. Yeterince para kazanan İvanişvili, 1991 yılında 18 yaşındaki Eka ile köyünde evlendi. Eşini alarak Moskova'ya dönen İvanişvili, burada 13 yıl yaşadıktan sonra 2004 yılında çocuklarıyla birlikte gelip köyüne yerleşti.

Bidzina İvanişvili, Rusya'daki yatırımları ve Fransa'da ev sahibi olması dolayısıyla ailesiyle beraber bu iki ülkenin vatandaşlığını da aldı. Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, ünlü işadamı İvanişvili kendisine yardım ettiği dönemde, hiçbir zaman "çifte vatandaşlığı" sorun yapmamıştı. Ancak Gürcü işadamı İvanişvili siyasete atılacağı yönündeki kararını açıklamasından kısa bir süre sonra kendisi ve eşi Ekaterina Hvedelidze'nin Gürcistan vatandaşlığı iptal edildi.

KARA PARA AKLAMAKLA SUÇLANDI
Hemen ardından “kara para aklandığı” iddiasıyla Bidzina İvanişvili'nin sahip olduğu bankanın 6 görevlisi başkent Tiflis'te gözaltına alınarak, bankanın parasını taşıyan zırhlı araçla, bu araçta bulunan 1 milyon ABD doları ve 1 milyon Euro'ya polis tarafından el konuldu. İvanişvili'ye yapılan siyasi baskı bununla sınırlı kalmadı. İçişleri Bakanlığı, İvanişvili'nin özel korumalığını yapan görevlilere silahlarını teslim etmesi çağrısında bulundu. Bir bakıma devletin kendisine sağladığı 10 güvenlik elemanı, silahlarını teslim etmek zorunda kaldı. Gürcistan'a cumhurbaşkanı olmak istediğini açıklayan Bidzina İvanişvili, mevcut Cumhurbaşkanı Sakaşvili tarafından Moskova'nın "piyonu" olmakla suçlandı.

'HÜKÜMET BENİ KARARIMDAN VAZGEÇİREMEZ'
Gürcistan vatandaşlığı elinden alınarak seçimlerde aday olmasının önü kapatılan işadamı İvanişvili, tüm bu yıldırma taktiklerine aldırış etmeden "Gürcistan Rüyası" ismiyle siyasi bir parti kurdu. Parti kurduğunu belirttiği basın toplantısında, “Bana karşı başlattığı bu eylemlerle hükümet, beni bu kararımdan ve planlarından vazgeçiremeyecektir” dedi. Ancak Gürcistan anayasası, çifte vatandaşlığı olan bir kişinin cumhurbaşkanı, başbakan veya parlamento başkanı seçilmesine engel teşkil ediyor. Gürcistan vatandaşı olmayan kişilerin siyasi faaliyetlerinin yetkili makamlarca kısıtlanabilmesi de anayasaya uygun.

ŞEVARDNADZE'DEN İÇ SAVAŞ UYARISI
Gürcistan halkı arasında ismi "Monte Kristo Kontu"na çıkmış olan Bidzina İvanişvili'ye yoğun ilgi var. Halk, İvanişvili'nin ülkeyi bu ekonomik ve siyasi darboğazdan kurtaracağına inanıyor. İşadamı İvanişvili'nin vatandaşlığının elinden alınmasına bir tepki de, ülkenin eski cumhurbaşkanı Eduard Şevardnadze tarafından geldi. İvanişvili'ye yönelik engellemelerin sona erdirilmemesi durumunda “iç savaş çıkabileceği” uyarısında bulunan Şevardnadze, “İvanişvili çok ciddi bir politikacıdır. O, Moskova ile ilişkilerin geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu dile getirmişti. Bu da bize umut veriyor” dedi. Kimsenin İvanişvili'yi engellemeye gücünün yetmeyeceğini savunan Şevardnadze, hem halkın, hem de uluslararası kamuoyunun, İvanişvili'yi parlamentoda görmek istediğini ileri sürdü.

'RUSYA'YLA YAKINLAŞACAĞIZ'
Gürcistan'da iktidara gelmesi halinde, "ülkesinin AB ve NATO'ya entegrasyon sürecinin devam edeceğini" belirten İvanişvili, "Gürcistan, Batı'dan alınan yardımları sorumsuzca tüketiyor ve dost devletler ihmal ediliyor. Hükümetin izlediği iç ve dış politika, ülkenin demokrasisi için önemli tehlike oluşturuyor. Her alanda insan hakları ihlal ediliyor. Yargı, basın, ordu ve polis kurumlarının tümü siyasallaştırıldı. Bu nedenle toplum, doğru ve tarafsız bilgiye ulaşamıyor. Gürcistan'ın uluslararası toplumda güvenilir ve öngörülebilir bir ortak haline gelmesi gerekiyor. Bunun için, Rusya ile bozulan ilişkiler düzeltilmeli, ancak AB ve NATO'ya entegrasyon süreci de devam etmeli". diyor.

Bu yıl ekim ayında yapılacak parlamento seçimlerinde Bidzina İvanişvili'nin aday olup olmayacağı tartışması devam ediyor. Ancak ibre İvanişvili'nin Gürcistan vatandaşlığına tekrar dönerek, aday olacağı yönünde.