İran'da Hz. Hüseyin'i anma etkinliklerinde başgösteren gerginlik, şiddete dönüştü. Reformcularla güvenlik güçleri arasında dün başlayan çatışmalar ve gerginlik bugün de sürüyor. Gösteriler de 15 kişinin hayatını kaybettiği bildiriliyor.

İlişkili Haberler


Devrim Muhafızları ise eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi, eski Başbakan Mir Hüseyin Musevi ve eski Meclis Başkanı Mehdi Kerrubi'yi "tövbe etmeye" çağırdı. Devrim Muhafızlarının Kum Komutanı General Ali Rıza Cebbari, son olaylarla ilgili olarak resmi haber ajansı İRNA'ya yaptığı açıklamada, "Hatemi, Musevi ve Kerrubi için tövbe kapısı açıktır. Dini liderden bağışlanma talep etmeliler, aksi halde Beni Sadr gibi bir sonu beklesinler" ifadelerini kullandı.

General Cebbari, "Halk, başkalarının uşaklığını yapan Beni Sadr ve münafıkları tarihin çöplüğüne attığı gibi, en kısa sürede fitnenin ele başlarını, inkılab ve İmam'ın yoluna dönmezlerse tarihin çöplüğüne atacak" diye konuştu.

İranlı komutan, Hatemi, Musevi ve Kerrubi'ye hitaben, "Sizler 30 yıllık itibarınızı kaybettiniz, milyonlarca İranlı, dini liderin aşığı ve sizler nasıl oluyor da bu ilgiye saygı duymuyorsunuz? Halk yönetimini kabul etmiyor musunuz ki, milyonlarca İranlının hakkına saygı göstermiyorsunuz" dedi.

İran İslam Cumhuriyetinin ilk Cumhurbaşkanı olan Ebu'l Hasan Beni Sadr, "siyasi yetersizlik" gerekçesiyle 1981'de meclis tarafından ve Ayetullah Humeyni'nin de onayıyla azledilmişti. Görevden el çektirildikten kısa süre sonra gizlice Fransa'ya kaçan Beni Sadr'ın hala bu ülkede yaşadığı belirtiliyor.

15 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
İran devlet televizyonu ise, başkent Tahran'daki hükümet karşıtı büyük gösteriler sırasında çıkan çatışmalarda 15'den fazla kişinin öldüğünü duyurdu. Devlet televizyonu, başkentte dünkü çatışmalarda ölenlerden 10'unun "devrim karşıtı terörist" gruplarının üyeleri olduğunu belirtti. Ayrıntı verilmeyen haberde, diğer 5 kişinin de "terörist gruplar" tarafından öldürüldükleri kaydedildi.

Reformcuların dün gerçekleşen gösterileri sırasında çıkan çatışmalarda, gözyaşartıcı gaz ve coplarla kalabalığı dağıtamayan güvenlik güçleri ateş açmıştı. Reformculara göre polis havaya değil, doğrudan kalabalığın üzerine ateş açtı.

MUSEVİ'NİN YEĞENİ DE HAYATINI KAYBETTİ
Muhaliflere göre reformcu lider Musevi'nin yeğeni de gösterilerde hayatını kaybedenler arasında.

Polsin öldürülen yeğeni için taziyelerini sunmak üzere toplanan muhalefet lideri Mir Hüseyin Musevi'nin yandaşlarına karşı da göz yaşartıcı gaz kullandığı bildirildi. Norooz internet sitesindeki haberde, yandaşlarının, Musevi'nin yeğeninin cenazesinin bulunduğu İbni Sina hastanesi önünde toplandıkları belirtildi.

Ayrıca muhalif internet sitelerindeki haberlerde, 7 muhalefet yanlısının gözaltına alındığı belirtildi.

Gözaltına alınanlar arasında, Musevi'nin yardımcılarından Ali Rıza Behesti de var.

MEDYA YASAĞI VAR
Medya yasağı nedeniyle bölgeden sağlıklı bilgi ve görüntü akışı sağlanamıyor. Göstericiler cep telefonuyla çektikleri görüntüleri internete koyarken, devlet televizyonu da yakılan çöp kutuları, otomobiller, banka ve işyerlerinin görüntülerini yayımladı.

Geçen haftasonu muhalif dini lideri Montazeri'nin ölümünden bu yana reformcular sokaklarda gösterilerini sürdürüyordu. Tahran yönetimi ise, gösterilerin sert şekilde bastırılacağı tehdidinde bulunmuştu.

Temmuz ayında Ahmedinejad'ın yeniden Cumhurbaşkanı seçildiği tartışmalı seçimlerin ardından çıkan olaylarda yaklaşık 30 kişi hayatını kaybetmişti.

ŞAH BİLE SAYGILI DAVRANIRDI
12 Haziran'daki seçimi kaybeden muhalefet liderlerinden Mehdi Kerrubi ise gösterilerin ardından hükümeti eleştirdi. Kerrubi, internet üzerinden yaptığı açıklamada, "Şah zamanında bile mukaddes güne, Aşure gününe saygı vardı. Mukaddes günde muhalefete daha hoşgörülü davranılırdı" ifadesini kullandı.

ABD PROTESTOCULARIN YANINDA
Öte yandan Washington yönetimi, İran'da 2 gündür süren hükümet karşıtı gösterilerle ilgili, Tahran hükümetinin sivillere yönelik ''haksız baskısını'' kınadığını belirterek, ABD'nin, protestocuların yanında olduğunu bildirdi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Mike Hammer, yaptığı açıklamada, ''Tarih ve umut, barışçıl yollarla evrensel haklarının peşinde olanların yanındadır ve ABD de aynı biçimde'' dedi.

Bu arada, Fransa Dışişleri Bakanlığı, İran'daki gösterilerde protestoculara karşı ''şiddet'' kullanılmasını kınayarak, Tahran'daki gösterilerde 8 kişinin öldürülmüş olabileceğini ileri sürdü.

Bakanlık açıklamasında, İran'da artan krize siyasal çözüm çağrısında bulunuldu.

Açıklamada, Fransa'nın ''Demokrasi isteklerini ve ifade özgürlüğü haklarını savunan göstericilere karşı keyfi gözaltıları ve şiddeti'' kınadığı kaydedildi.




Dubai Devlet Televizyonu, İran'ın başkenti Tahran'daki bir muhabirlerinin kaybolduğunu bildirdi.

Televizyonun bir yetkilisi, Tahran'daki muhabirleri Suriye vatandaşı Reda el Başa ile dün öğlenden bu yana iletişim kuramadıklarını söyledi.

Reuters Ajansı'na göre aynı kaynak, İranlı yetkililere, muhabirlerinin kaybolduğunu ve kendisine ulaşamadıklarını bildirdiklerini, ancak henüz muhabirlerinin gözaltında olup olmadığı konusunda bilgi alamadıklarını bildirdi.

Tahran'da reform yanlılarının gösterileri sırasındaki çatışmalarda ölenler arasında muhabirlerinin olmadığını bildiklerini belirten Dubai Devlet Televizyonu'nun yetkilisi, ancak gözaltında olanların listesini edinmeyi beklediklerini kaydetti.