Rasmussen, Türkiye'nin, son dönemde hem sivillere hem de güvenlik güçlerine karşı artan PKK saldırılarına yönelik askeri çözümü uygulamaya koymasıyla birlikte NATO'nun Türkiye’ye karşı alacağı tutum konusunda şunları söyledi:

"PKK bir terör örgütüdür ve biz hem sivillere hem de güvenlik güçlerine yapılan saldırıları şiddetle kınıyoruz. Türkiye ile dayanışma içinde olduğumuzu dile getirdik. Bildiğiniz gibi NATO uluslararası terörizmle mücadele ediyor. Elbette Türkiye’ninki ulusal bir konu. Bugüne kadar sayın Erdoğan liderliğindeki hükümetin barışçıl çözüm bulmayı çabalamış olmasını takdirle karşılıyorum. Bu yapılanlar ortadayken PKK’nın hâlâ Türk insanlarına karşı korkunç saldırılarına devam etmesi nedeniyle sadece hayal kırıklığı yaşamıyorum, aynı zamanda bunu son derece insafsız buluyorum"

'NATO ULUSAL KARARLARA KARIŞMAZ'
Türkiye’nin Irak’ta gerçekleştireceği olası sınır ötesi operasyon konusunda, Hürriyet'in sorularını yanıtlayan Rassmussen, "NATO bu tür bir ulusal meselede terörle mücadele konusunda bir hükümetin nasıl tedbirler alacağına karışmaz. Ben Türk insanı ve hükümetiyle dayanışma içinde olduğumuzu açıkladım ama NATO’nun ulusal kararlara karışması söz konusu değil" ifadelerini kullandı.

PKK ile mücadele konusunda NATO'nun Türkiye'ye vereceği destek konusunda ise Rassmussen şunları kaydetti:

"Bu noktada kendimi ifade ederken çok dikkatli olmaya çalışıyorum çünkü bu bazı ittifak üyeleri için tartışmalı bir konu. NATO ulusal hükümetlerin temsil edildiği bir ittifak olduğu için NATO, Türkiye’ye yönelik bu güvenlik tehdidine karşı topraklarınıza askeri unsurlarını konuşlandırmayacaktır. Ama daha önce birkaç kez vurguladığım gibi Türk hükümetine dayanışma içinde olduğumuzu bildirdik. NATO üyesi bütün ülkelerin PKK ile mücadelesinde Türkiye ile omuz omuza duracağından kuşkum yok."

'NATO İSTİHBARAT KONUSUNDA YARDIMCI OLMAYA HAZIR'
NATO üyelerinin, PKK ile mücadele konusunda, Türkiye ile istihbarat paylaşımına gitmelerinin terörle mücadelede büyük fayda sağlayacağını belirten Rasmussen, "Biliyorsunuz hiçbir zaman istihbarat konularında yorum yapmam. Ancak genel anlamda söylemeye çalıştığım şudur NATO üyeleri uygun bilgi ve istihbarat söz konusu olduğunda birbirlerine yardımcı olmaya hazırdır" dedi.

'SURİYE'YE MÜDAHALE PLANI YOK'
"NATO’nun ne Suriye’ye ne de başka bir ülkeye müdahale etme planı yok" diyen "Rasmussen, Biz Libya’da sorumluluğu aldık çünkü ortada bir BM kararı ve bölge ülkelerinden de operasyona destek vardı. Bu kriterlerin hiçbiri şu anda Suriye için karşılanmış değil." ifaelerini kullandı.

'İSRAİL'LE İSTİHBARAT PAYLAŞIMI OLMAYACAK'
Türkiye’nin NATO’nun füze savunma sistemine katılma kararını çok olumlu karşılıyorum diyen Rassmussen, "Bu karar Türkiye’nin kendi çıkarları için de çok önemli çünkü Türk insanı için koruma ve güvenlik sağlayacak. Özellikle bir ülkenin ismini vermenin bir anlamı yok. Halihazırda dünyada otuzdan fazla ülkenin ya füze teknolojisi var ya da edinmeyi hedefliyor. Bu bahsettiğimiz ülkelerden bazıları NATO topraklarını vurabilir.

İşte biz bu nedenle tehdit nereden gelirse gelsin savunmaya hazırlıklı olunması felsefesiyle bu sistemi kurma kararı aldık. Lizbon Zirvesi’nde kabul ettiğimiz işte budur. NATO üyelerinin ittifak dışındaki ülkelerle yaptığı ikili anlaşmalarına karışmaz. NATO’nun İsrail ile bu manada bir güvenlik anlaşması da yok" dedi.

'TÜRKİYE MODEL OLABİLİR'
Türkiye’nin son dönemde, bazı kritik konularda, Batılı ortaklarından farklı tutum sergilemesi konusunda Rasmussen, "Türkiye’nin Afganistan, Libya ve başka birçok yerdeki katkılarını takdirle karşılıyoruz. Türkiye bulunduğu coğrafyadaki ülkelerle tarihi ve kültürel bağını da kullanarak çok önemli bir rol oynamakta.

Bunlar sayesinde Türkiye, Avrupa, Ortadoğu ve Orta Asya arasında bir köprü ve çok önemli bir oyuncu. Arap Baharı ile birlikte yeni trendler ortaya çıktı. Genç kuşaklar otoriter rejimlere karşı durmaya başladı. Bu kuşak haberleri farklı medya araçlarından hızla takip etmeyi öğrendi. Özgürlüğün neler getirebileceğini kendi gözleriyle gördüler. Bölgede Türkiye özgürlükler ve demokrasinin bir ülkedeki gelişime ne kadar katkı sağlayabileceğinin mükemmel bir örneği. Türkiye şu anda bir dönüşümden geçen toplumlar için bir model işlevi görebilir" dedi.

'AKDENİZ'E MÜDAHİL OLMAYIZ'
Akdeniz'de, Rum Kesimi ve Türkler arasında yaşanan sondaj gerginliğiyle ilgili Rasmussen, adadaki durumun kaygı verici olduğunu belirterek, "NATO bu duruma müdahil olmayacak" dedi.

Rasmussen, "Biz bu konuyu Türkiye ile İsrail arasında ikili bir sorun olarak görüyoruz. Bütün taraflar gerginliğin barışçıl yollardan giderilmesi için çalışmalı. İsrail ortağımız Türkiye de kilit bir müttefikimiz. Tabii bu durumda ittifakın çıkarı bu işin bir an önce çözümü için formül bulunmasındadır" ifadelerini kullandı.