Neden Libya’ya müdahale edildi?

En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı için Türkiye’ye gelen Birleşmiş Milletler Genel Kurul Başkanı, Arap Baharı’nı ve Libya’ya müdahaleyi ntvmsnbc’ye değerlendirdi.

09.05.2011 - 10:59

Neden Libya’ya müdahale edildi?

Birleşmiş Milletler Genel Kurul Başkanı Joseph Deiss, ntvmsnbc’nin Arap dünyasında yaşanan olaylar hakkındaki sorularını yanıtladı.

Birleşmiş Milletler’in ‘koruma yükümlülüğü’ prensibinin ilk kez Libya’da uygulandığını belirten Deiss, Suriye'ye Libya'daki gibi Birleşmiş Milletler müdahalesinin şu an için söz konusu olmadığını söyledi.

ntvmsnbc: Son dönemde Arap dünyasında yaşanan olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Deiss:
Arap dünyası değişiyor. Değişim süreci Tunus ve Mısır gibi bazı ülkelerde barışçıl olarak değişse de Libya’da olduğu gibi olaylar da yaşanıyor. Bizim umudumuz ülkelerin demokratik bir değişim sürecinden geçmesi ve sivil ölümlerin yaşanmaması.

NEDEN LİBYA’YA MÜDAHALE EDİLDİ
ntvmsnbc: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin aldığı karar doğrultusunda Libya’ya bir müdahale gerçekleşti ve daha sonra bu NATO’ya devredildi. Bu kararın altında ne yatıyordu ve şu anda Libya’daki durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?


Deiss: Libya, sadece orada bu durumdan dolayı acı çekenler için değil Birleşmiş Milletler için de bir o kadar önemli bir konu. Çünkü 2005’teki Birleşmiş Milletler zirvesinde "koruma yükümlülüğü" prensibi kabul edildi ve Libya bu prensibin ilk uygulandığı yer oldu. Yani güvenlik konseyi bir karar çıkardı ve dedi ki, Libya hükümeti kendi halkını korumadığı ya da koruyamadığı için, ya da daha kötüsü kendi halkına zarar verdiği için, bizim uluslararası milletler toplumu olarak bu halka karşı ahlaki sorumluluğumuz var. Egemenlik prensibi ve iç işlerine karışmazlık prensibine rağmen Birleşmiş Milletler olarak dedik ki bu durumda, yerel hükümetin görevi olmasına rağmen onun yerine uluslararası toplum vatandaşları korumak zorundadır. Bence bu sadece Libya meselesi değil. Bu Birleşmiş Milletler’in bütün insanlar için daha önemli bir rol oynaması konusunda bir dönüm noktası.

‘LİBYA İLE SURİYE BİR DEĞİL’
ntvmsnbc: Suriye’de herhangi bir müdahale gündeme geldi mi? Bu konuda bazı eleştiriler geliyor...


Deiss: Birleşmiş Milletler madem Libya’ya müdahale etti, neden Suriye'ye de müdahale etmiyor gibi eleştiriler geliyor. Bu bir çifte standart tartışması, neden ona yapıyorsunuz da buna yapmıyorsunuz... Bu ailelerde bile karşımıza çıkan bir durum, bazen evin bir çocuğu ebeveynlerinin ona diğer kardeşleri kadar ilgi göstermediğini düşünür. Yani bu doğal bir durum.

Ancak iki durum birbirinden farklı, ikisini tamamen karşılaştıramayız. Ama bana kalırsa şu anda gösteri yapmakta olan insanların öldürüldüğüne dair yeterince kanıtın sunulduğu bir noktadayız. ve bu birleşmiş milletler prensiplerine, insan haklarına, ifade özgürlüğüne dayanarak son derece kaygılanmamız için bir sebeptir. Tabii umarım Suriye de bu tarz bir vaka haline gelmez ve yetkililer bize evet insan haklarına saygı gösteriyorlar dedirtecek şekilde geri çekilir.

ntvmsnbc: Yani eğer Suriye’de siviller ölmeye devam ederse bir müdahale olabilir mi?

Deiss: Bu tabii yine tüm Birleşmiş Milletler üyelerini ilgilendiren bir karardır ve barış ile güvenlik hakkındaysa daha fazla yaptırım uygulanmasına gerek olan bir durumla karşı karşıya olup olmadığımıza güvenlik konseyinin karar vermesi gerekir.

Bir hafta kadar önce güvenlik konseyinde bu konuyla ilgili görüşmeler oldu ve şu anda bir karar çıkarmanın, bu uygulamaları kınayan bir karar çıkarmanın bile mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldı. Yani Suriye'ye karşı bir hareket olup olmayacağı büyük oranda üye ülkelerin, hatta tamamen üye ülkelerin vereceği bir karar. Genel sekreter ya da benim düzeyimde, biz tabii ki her zaman oradaki durumla ilgili kaygılarımızı ve sadece temel hak ve özgürlüklerini kullanmakta olan insanların öldürülmesinin engellenmesi gereğini ifade ettik.

TÜRKİYE’NİN ROLÜ
ntvmsnbc: Türkiye’nin değişim sürecindeki rolü için ne düşünüyorsunuz?


Deiss: Türkiye güçlü bir ülke, hem Avrupa hem de Ortadoğu arasında çok önemli bir konumda ve kritik ülkelerle diyalog halinde. Türkiye bu avantajını iyi değerlendirmeli.

Hem ülke olarak hem de New York’taki Birleşmiş Milletlerle temsilcisi ile Türkiye, Birleşmiş Milletlerde de etkin bir rol oynuyor. Sürekli üye olmasının yanında, birçok durumda kendine özgü inisiyatifini de kullandığını görüyoruz. Doğu ile batı, kuzey ile güneyin kesiştiği noktadaki Türkiye gelecekte de bölgesel ve küresel değişimlerde kritik roller oynayacak.

MÜLTECİ SORUNU
ntvmsnbc: Tunus, Libya ve hatta şu anda Suriye’deki olaylar “mülteci” tartışmalarını da beraber getirdi. Tunus ve Libya’dan kaçan binlerce kişi Avrupa’ya sığınmaya çalışıyor. Bu durum hakkındaki değerlendirmenizi alabilir miyiz?


Deiss: Olaylar sonucunda korkan ya da zarar gören insanlar evlerini bırakmak zorunda kalıyorlar. Örneğin Libya ve Tunus’tan gelen mülteciler konusunda İtalya büyük endişe duyuyor, bunu da anlayabiliyorum. Öte yandan bu insanlar da evlerini, ailelerini, isteyerek bırakmıyorlar. Mülteciler bir sorun demek yerine, tüm dünyanın problemi olan mültecileri ve göçün getirdiklerini tartışmalı ve hep birlikte çözmeye çalışmalıyız.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...