Kırgızistan'ın devrik lideri Kurmanbek Bakiyev, dünya liderlerine çağrıda bulunarak, Kırgızistan'daki hükumeti tanımamalarını istedi.

Belarus'un Telgraf ajansının haberine göre, Kırgızistan'daki olaylar sonrasında muhalefet liderleri tarafından devlet yönetimine el konulması nedeniyle ülkesini terk ederek önce Kazakistan'a, sonra da Belarus'a giden Bakiyev, başkent Minsk'te basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında, Kırgızistan'ın anayasal devlet başkanı olduğunu ve görevine devam ettiğini savunan Bakiyev, "Kaba kuvvete başvurarak devleti ele geçiren çeteler nedeniyle ülkesinin zor günler geçirdiği bu dönemde sorumluluğunun bilincinde olduğunu ve bunun için kanun karşısında cevap vermeye hazır olduğunu" söyledi.

"Devleti ele geçiren, sivil halkı katleden, evlerini yıkan bu çetelere boyun eğmeyeceğini ve halkını yalnız bırakmayacağını" ifade eden Bakiyev, istifasını kabul etmediğini, 9 ay önce Kırgız halkı tarafından seçilerek halkına hizmet edeceğine dair yemin ettiğini ve bu yemininden dönmeyeceğini belirtti.

"Devleti ele geçirmeye çalışan çetelerin başka güçlerin güdümüyle hareket ettiklerini ve meşru olmadıklarını" ifade eden Bakiyev, ülkesinin kimsenin sömürgesi olamayacağını, "bu çetelerin emirlerine itaat edenlerin de yasalara karşı geldikleri ve çetelerin suç ortağı oldukları için kanun karşısında cevap vereceklerini" söyledi.

Bakiyev, dünya liderlerine de çağrıda bulunarak, Kırgızistan'daki hükumeti tanımamalarını ve ülkede etnik çatışma, yağmalama ve insanların ölümüne neden olanların bulunup cezalandırılması için uluslararası bağımsız araştırmanın yapılmasını istediğini belirtti.

Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) liderlerine de seslenen Bakiyev, yakın geçmişte bağımsızlığını elde eden bu ülkelerin halklarından sorumlu olduklarını, bu nedenle de kaba kuvvet karşısında geri çekilmemeleri gerektiğini söyledi.

Bakiyev, açıklamasında Kırgız halkına seslenerek, "Kırgızistan'da anayasal düzenin sağlanması için her şeyi yapacağını ve çetelere, ülkesinin kaderini tayin etmeye izin vermeyeceğini" ifade ederek, "Yalnız olmadıklarını, güvenli dostlarının olduğunu ve onların yardımı ve halkın iradesiyle ülkelerini bu beladan kurtarabileceklerini" savundu.