Ölüm öpücüğü ve maske aptalı: Corona virüs salgını Almanca’ya bin 200’ü aşkın kelime kazandırdı

Yeni tip corona virüs pandemisi nedeniyle hayatın kökten değiştiği Almanya’da, günlük dile bin 200’den fazla yeni sözcük girdi. Leibniz Alman Dili Enstitüsü, “coronamüde”den (Covid-19'dan yorulmak) “coronafrisur”a (corona saç modeli), corona virüsün yakın temasla bulaşmasına ithafen türetilen ”todesküsschen”den (ölüm öpücüğü) maskesini burnunun altında takanlar için kullanılan “maskentrottel”e (maske aptalı) kadar çok sayıda kelimeyi resmi Almanca sözlüğüne eklemek için bir proje başlattı.

ntv.com.tr 24.02.2021 - 11:03

Ölüm öpücüğü ve maske aptalı: Corona virüs salgını Almanca’ya bin 200’ü aşkın kelime kazandırdı

Almanca’yı korumak ve geliştirmek amacıyla 1964’te kurulan Leibniz Alman Dili Enstitüsü, ortalama bir yılda Almanca’ya 200 kelime eklendiğini ancak salgının toplumsal ve ekonomi çok boyutlu olarak etkilemesinin dile de yansıdığını ifade etti. Buna göre geçen bir yıl içerisinde Almanca bin 200’den fazla yeni kelime kazandı. 

PANDEMİYLE ORTAYA ÇIKAN DUYGU DURUMLARI

Yeni kelimeler arasında birçok kişinin içinde bulunduğu duygu durumunu ifade eden overzoomed (çok fazla video görüşmesi nedeniyle strese girmek, coronaangst (corona virüs hakkında endişeli olmak) ve impfneid (aşılanmış olanları kıskanmak) gibi sözcükleri de içeriyor. 

Bununla birlikte, yeni sözcükler karantinadaki yaşamın tuhaf gerçekliğini ortaya koyuyor: Bunlar arasında, yeni tanışılan kişileri için kullanılan kuschelkontakt (kucaklaşma teması) ve güvenli bir mesafede arkadaşlarla içildiğini ifade eden abstandsbier (uzak bira) var.

BASINDA VE SOSYAL MEDYADA SIKLIKLA KULLANILANLAR SÖZLÜĞE EKLENECEK

Kurumdaki üç kişilik küçük ekip, basında, sosyal medyada ve internetin derinliklerindeki kelimeleri topladığını ve en sık kullanılanların resmi Almanca sözlüğüne gireceğini belirtti. Enstitüde çalışan ve kelimeleri derleyen Dr. Christine Möhrs, projenin Almanların pandemi sırasındaki yaşamının doğrudan yansıması olduğunu ifade ederek, “Dünyada yeni şeyler olduğunda onlara bir isim vermeye çalışırız. Adı olmayan şeyler korku ve güvensizlik hissetmemize  neden olabilir. Ancak, bir şeyler hakkında konuşabilir ve onlara isim verebilirsek, birbirimizle iletişim kurabiliriz. Özellikle kriz zamanlarında bu önemlidir" açıklamasını yaptı.

YİYECEK STOKLAYANLAR HAMSTER'A BENZETİLDİ

Yeni Almanca kelimeler ayrıca salgın sırasında yaşanan belirli anları da yakalandı. Örneğin Balkonsänger (balkon şarkıcısı), baharın kapatılması sırasında popüler olan, insanlara balkonlarından şarkı söyleyen kişi için kullanıldış Yiyecek stoklama dürtüsüne atıfta bulunan hamsterit (hamster) ise salgının başlangıcında günlük dilde sıklıkla yer verildi. corona virüsün yakın temasla bulaşmasına ithafen türetilen todesküsschen (ölüm öpücüğü) ise uyarıcı bir kelime olarak Almanca’da yer aldı. 

MASKEYİ BURNUNUN ALTINA TAKANLARA APTAL NİTELEMESİ

Diğer taraftan, aylar geçtikçe proje, insanların kuralları çiğneyenler konusundaki hayal kırıklığı için yeni kelimeler kullandığını keşfetti. İngiltere'de kullanılan bir terim olan Covidiot’tan (Covid aptalı) ilham alan Almanca listesinde yer alıyor. Almanlar daha spesifik olarak maskesini burnunun altında takan bir kişi maskentrottel (maske aptalı) olarak niteliyor.

Bununla birlikte Möhrs, yeni kelimelerin aynı zamanda yeni ortaya çıkan toplumsal ilişkileri de tanımladığını da ifade etti. Örneğin, başkalarına alışverişlerinde yardımcı olan birini tanımlamak için kullanılan Einkaufshelfer ve el tokalaşması yerine ayakla selamlaşmayı ifade eden CoronaFußgruß…

Möhrs,  Almanca okuyan veya konuşanların eldivenler için kullanılan handschuhe (el ayakkabıları). de olduğu gibi yeni kelimeler yapmak için sıklıkla kelimelerin birleştirildiğini bildiğini  söyledi. Ancak, bu durumun dili yeni öğrenenler ve edebi çeviri yapanlarda zmaan zaman anlam karmaşasına yol açabileceğini aktardı. Bununla birlikte, Almanca  bazı karmaşık insan duygularını kısa ve öz bir şekilde tanımlamayı başarıyor. Ünlü örnekler arasında weltschmerz (dünyadan bitkinlik), zeitgeist (zamanın ruhu) ve schadenfreude (bir başkasının talihsizliğinin neşesi) sayılabilir.

Möhrs, yapılan projenin seçtiğimiz kelimelerin ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini söyleyerek. "Dilin çok önemli bir gücü var. Kesin olarak formüle etmenin ve hangi kelimeleri seçtiğimiz konusunda çok dikkatli olmanın ne kadar önemli olduğunu tekrar tekrar görüyoruz. Kelimeler yalnızca içeriği iletmekle kalmaz, aynı zamanda duyguları ve duyguları da aktarabilir” dedi. 

OTALDE CORONA VİRÜS PARTİSİ

Sayfa Yükleniyor...