Kısa bir süre önce başlattığımız "Yeni Dünyanın Liderleri" dizimizde Hollandalı ırkçı lider Geert Wilders dışında hep olumlu örneklere yer verdik. "Yeni Dünyanın Liderleri" dizimiz için bir isim belirleme arayışına girdiğimizde video paylaşım sitesi YouTube üzerinden "Kony 2012" başlığıyla belgesel kalitesinde yaklaşık yarım saatlik bir video paylaşıldı. ABD'li sivil toplum kuruluşu "Invisible Children" (Görünmeyen Çocuklar) tarafından hazırlanan "Kony 2012" videosu iki hafta içerisinde 83 milyon insan tarafından izlendi. Üstelik izleyenlerden yaklaşık 1.5 milyonu da "beğendim" seçeneğine tıklayarak, "Invisible Children"ın başlattığı kampanyayı desteklediklerini belirtiyorlardı.

İlişkili Haberler


"Kony 2012" başlıklı video, 1987 yılından bu yana başta Uganda olmak üzere Kongo, Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde zorla kaçırdığı çocuklardan oluşturduğu "Tanrı'nın Direniş Ordusu" ile bölgede yaşayan insanlara kan kusturan Joseph Kony'nin vahşi cinayetlerini anlatıyordu. Henüz ilkokul yaşına gelmiş çocuklara silah zoruyla annelerini, babalarını ya da kardeşlerini pala ve satırlarla öldürttükken sonra kurduğu orduya alan bir caninin "Yeni Dünyanın Liderleri" arasında yeri yoktu veya olmamalıydı. Ancak kendisini tanrının sözcüsü ve medyum ilan eden böyle bir cani, tüm dünyanın gözleri önünde 20 yıldan fazla bir süredir cinayetlerine devam ediyordu. O çocukları köleleştirerek cinayetlerine devam ederken, şimdiye kadar pek kimse parmağını kıpırdatmamıştı. Uganda tarafından yenilgiye uğratılarak, balta girmemiş ormanların içine hapsedilmiş Joseph Kony neden aniden bu kadar önemli olmuştu? ABD, Irak'ı işgal ettiğinde en azgın dönemini yaşayan Joseph Kony'ye o zaman neden müdahale edilmemişti. Uganda tam da Kony belasından kurtulduğu ve turizm alanında önemli atılımlar yaptığı bir dönemde niçin göndeme gelmişti? Bu sorulara cevap vermeden önce 20 yıldan fazladır Afrikalı masum 100 bin çocuğun geleceğini karartan Joseph Kony'nin hayat hikayesine bakacağız.

KÖYÜN BÜYÜCÜSÜ OLDU
Joseph Kony 1961'de Uganda'nın kuzeyindeki Gulu bölgesinde bulunan Odek köyünde Acholi kabilesinin bir üyesi olarak dünyaya gözlerini açtı. Fakir bir çiftçi ailesinin çocuğu olarak doğan Kony, kardeşleriyle iyi geçiniyordu ancak zorda kaldığında şiddete başvuruyordu. Dindar bir ailenin üyesi olmasına rağmen daha 15 yaşında kiliseden ayrılan ve okulu terk eden Kony, köyün büyücüsü olarak görev yapan ağabeyinin yanında çıraklığa başladı. Ağabeyi hayatını kaybettiğinde köyün büyücüsü görevi ona kalmıştı. Kony büyücü olma yeteneğini sonraki yıllarda kuracağı "Tanrı'nın Direniş Ordusu"nda çocuk askerleri etkisi altına almak için kullanacaktı. İlkokul yıllarındaki Joseph Kony'yi yıllar sonra bir sınıf arkadaşı, "futbol oynamayı seven ve iyi bir dansçı" olarak tanımlayacaktı.

KUTSAL RUH HAREKETİ'NE KATILDI
Uganda'da 1981-1986 yılları arasında yaşanan iç savaşta ülkenin kuzeyinde yaşayan Acholi kabilesinin özgürlük mücadelesini "Kutsal Ruh Hareketi"ni kuran eski bir hayat kadını Alice Lakwena veriyordu. Joseph Kony, kabilesinin özgürlük mücadelesine destek vermek amacıyla Kutsal Ruh Hareketi'ne katıldı. Ancak iç savaş sırasında Acholi kabilesine mensup devlet başkanı Tito Okello, Yoweri Museveni tarafından iktidardan indirildi. Museveni yönetimindeki Ulusal Direniş Ordusu, Acholi kabilesine baskı uygulamaya başladı. Museveni'ye karşı savaşan Kutsal Ruh Hareketi lideri Alice Lakwena gücünü kaybedince Kenya'ya sürgüne gitmek zorunda kaldı. Bu hareketin içinde yer alan Joseph Kony bir grup arkadaşıyla köyü Odek'in bulunduğu dağlık bölgelere çekildi. Kony 1987 Nisan ayında Uganda Ulusal Özgürlük Cephesi üyesi bir grupla buluştu. Bu grupla birlikte hareket etmeye başlayan Kony, kısa bir hazırlık döneminin ardından Gulu bölgesinde saldırılar düzenledi.

ANLAŞMAZLIK KONY'YE YARADI
Kutsal Ruh Hareketi'nin lideri Alice Lakwena Kenya'ya sığınmak zorunda kalınca Joseph Kony, onunla akraba olduğunu iddia ederek güç topladı. Ancak Joseph Kony, Uganda siyasetinde kilit bir oyuncu konumunda bulunmuyordu. 1988 yılında Museveni liderliğindeki Ulusal Direniş Ordusu ile başka bir grup olan Uganda Demokratik Halk Ordusu arasında bir barış antlaşması imzalandı. Antlaşmadan memnun kalmayan Uganda Demokratik Halk Ordusu üyeleri, Kony'le birlikte hareket etti. O zaman kadar vur-kaç taktiği uygulayan Joseph Kony'ye Odong Latek isimli bir kumandan askeri savaş yöntemleri öğretmeye başladı. Kony uyguladığı bu askeri taktiklerle Ulusal Direniş Ordusu karşısında önemli başarılar kazanmaya başladı.

DİRENİŞÇİYDİ KATİL OLDU
Kony'nin kendisi için tehlikeli bir rakip haline geldiğini gören Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni "Kuzey Operasyonu" adıyla büyük bir askeri harekat başlattı. Kony bu operasyonda binlerce savaşçısını kaybetti. Etrafında yüzlerle ifade edilecek bir grup kalmıştı. İşte bu aşamada Josep Kony köklü bir değişikliğe gitti. Uganda'nın kuzeyinde yaşayan Acholi halkının özgürlük mücadelesi için yola çıkan Joseph Kony şimdi kendi halkının en azılı düşmanı haline gelmişti. Kendisine destek vermeyen halktan intikam almak için kız ve erkek ayrımı yapmadan küçük çocukları kaçırıyordu. Çocuk yaştaki kızları, askerlerinin seks kölesi haline getirirken, erkek çocukları da ismini değiştirdiği "Tanrı'nın Direniş Ordusu"na asker yapıyordu. Çocukları kaçırmadan önce, onlara annelerini, babalarını ya da kardeşlerini pala ve satırlarla öldürterek, nefreti öğretiyordu. Bu yöntemle çocukların kurduğu ordudan kaçmasını da engelliyordu. Buna rağmen kaçmaya çalışanları ise, diğerlerine gözdağı vermek amacıyla bazen burunlarını bazen dudaklarını bazen de kulaklarını kesiyordu.

KUTSAL YAĞ EFSANESİ
Kurduğu Tanrı'nın Direniş Ordusu ile tanrının "10 Emri"ni yerine getirmek için savaştığını iddia eden Joseph Kony, kendisini de tanrının sözcüsü ve medyum ilan etti. Henüz çocuk yaşta köyünde, ağabeyinden öğrendiği büyücülük teknikleriyle çocukların beynini yıkamayı başaran Kony, "kutsal yağ" efsanesini yarattı. Göğüslerine, alınlarına ve omuzlarına çarpı işareti şeklinde yağ süren çocuk askerler, "Uganda ordusunun kurşunlarından etkilenmiyor" efsanesiyle kandırılarak çatışmalara sokuldu.

'BİRİSİ ÖLECEK DEDİĞİNDE ÖLÜYORDU'
Kony'nin Tanrı'nın Direniş Ordusu tarafından 1992 yılında henüz 13 yaşındayken kaçırılan Florence Ameny kurtulduktan sonra yaşadığı dehşeti şu sözcüklerle dile getirmişti: "Ben diğer kız arkadaşlarımla birlikte kaçırıldığımda 13 yaşındaydım. Bana ve diğer kızlara defalarce tecavüz edildi. Daha sonra beni 50 yaşlarında bir askerle evlendirdiler. Ben de onun bir askeri olmuştum. Masum kadın ve çocukları öldürdüm. Kaçarken yakalananlar bazen yakılarak bazen boğularak bazen de uzuvları kesilerek feci şekilde öldürülüyorlardı. 12 yıl bu vahşetin içinde yaşadıktan sonra çocuklarımla birlikte kaçmayı başardım. Kony'nin doğuüstü güçleri vardı. Birisi ölecek, kaçacak ya da ordusu içinde hızla yükselecek dediğinde, kısa süre sonra gerçekleşiyordu."

KONGO'DA KISTIRILDI AMA...
Uganda ordusu, Joseph Kony'yi ölü ya da diri ele geçirmek için defalarca operasyonlar düzenledi. Operasyonlardaki başarısızlık Kony'nin efsane haline gelmesine yardımcı oldu. 2008 yılında Uganda ordusu, dönemin devlet başkanı Museveni'nin oğlu Muhoozi Kainerugaba komutanlığında Kony'yi ele geçirmek için bir operasyon düzenledi. ABD'li danışmanların lojistik destek yardımıyla Kony'nin Kongo'da Garamba Ulusal Parkı'nda saklandığı tespit edildi. 14 Aralık 2008'deki baskın yoğun sis nedeniyle gerçekleştirilemedi. Kony'nin uydu vasıtasıyla tespit edilen sığınağına Uganda ordusuna ait askeri helikopterler bomba yağdırdı. Bombalama sonrası Uganda piyade askerleri günler sonra sığınağa ulaştıklarında bir tüfek, bir peruk, bir gitar ve kap kacak dışında, 100 çocukla karşılaştı. Ani baskından kurtulmayı başaran Kony'nin intikamı yine acı oldu. Çevredeki köyleri basan Tanrı'nın Direniş Ordusu onlarca kişiyi katletti.

ANLAŞMAZLIKLARI FIRSATA DÖNÜŞTÜRDÜ
Uganda, Kongo, Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde 100 kilometrekarelik bir alanda hakimiyet kuran Joseph Kony, bu ülkelerin kendi aralarındaki anlaşmazlıklardan da her defasında yararlanmasını bildi. Söz konusu ülkeler bir araya gelerek Kony'ye karşı ortak bir operasyon başlatamadılar. Uganda'nın Güney Sudan'daki ayrılıkçı gruplara destek verdiğini düşünen Sudan yönetimi, Kony'ye zaman zaman silah ve araç sağladı. Kony'yi yakalayarak adalet önüne çıkarmak için Afrika Birliği özel bir askeri birlik oluşturmaya çalıştı. Ancak bu da siyasi anlaşmazlıklardan dolayı gerçekleşmedi.

BARIŞTAN HEP SON ANDA CAYDI
Düzenlediği askeri operasyonlarla Joseph Kony'yi alt edemeyen Uganda, dönem dönem Tanrı'nın Direniş Ordusu'yla barış masasına oturdu. Kony 2006 yılında Uganda hükümetiyle anlaşmak için görüşmelere başladı. Bu pazarlıklar yaklaşık iki yıl sürdü. Kony'nin Tanrı'nın Direniş Ordusu'na bu dönemde Uganda hükümeti tarafından yiyecek, giyecek ve ilaç yardımları yapıldı. Kony, Uganda ile barış görüşmelerini sürdürdüğü dönemde, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki köylere saldırı düzenleyerek, ordusunu buralardan sağladığı çocuk askerlerle besliyordu. Uganda ile barış görüşmeleri son aşamaya gelerek, imzaya kaldı. Ancak Kony tam beş defa söz verdiği halde antlaşmaya imza atmak için gelmedi.

OBAMA ÖZEL KUVVET GÖNDERDİ
Barış görüşmeleri sonuç vermeyince Uganda ordusu düzenlediği operasyonlarla Joseph Kony'yi belki yakalayamadı ancak kendi sınırları dışına atmayı başardı. Eski gücünü kaybeden Kony fırsat buldukça Kongo, Güney Sudan ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde saldırılar düzenliyor. ABD Başkanı Barack Obama, Kony'nin ele geçirilmesi için 100 kişilik bir ABD özel birliğini Uganda'ya gönderdi. ABD'li yetkililer, askerlerinin sadece danışmanlık hizmeti verdiğini ve Kony'nin yakalanması için düzenlenecek operasyonlara katılmayacağını belirtiyor. Ancak Uganda'nın başkenti Kampala'ya 37 kilometre uzaklıktaki "Sophie's Moteli" kiralayan ABD özel birlikleri, Joseph Kony'yi yakalamak için hazırlıklarını sürdürüyor. Bazı Ugandalı yetkililer, Sophie's Moteli'nde 200 kadar ABD askerinin kaldığını iddia ediyor. Bunlardan 100 danışmanlık hizmeti verirken, diğer 100 ABD komandosunun operasyona katılmak için çalışma yürüttüğü savunuluyor.

MİLYONLARI YANILTAN KAMPANYA
Hollanda'nın Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin hakkında 2005 yılında yakalama emri çıkardığı Joseph Kony, Afrika'nın vahşi ormanlarında "hayalet" gibi yaşadığı bir sırada ABD'li sivil toplum kuruluşu Invisible Children (Görünmeyen Çocuklar) Kony'nin yakalanarak adalete teslim edilmesi için bir kampanya başlattı. Video paylaşım sitesi Youtube'da yayınlanan videoda Kony'nin hala Uganda'da çocukları köleleştirdiği iddia ediliyordu. Uganda Devlet Başkanı Amama Mbabazi bile sosyal paylaşım sitesi twitter hesabından Kony'nin Uganda'da olduğunu yalanladı. Invisible Children'ın kampanyaya dahil ettiği Lady Gaga, Oprah Wingfrey, Justin Bieber ve Ellen DeGeneres gibi ünlülere "#KonyisntinUganda", yani "Kony Uganda'da değil" twitini gönderen Devlet başkanı Mbabazi, dünyaca tanınmış bu ünlülere "Barış ve huzur içindeki Uganda'yı ziyaret edin" çağrısında bulundu. Uganda Devlet Başkanı Mbabazi, ayrıca YouTube'da yayınladığı videoda Joseph Kony'nin Uganda'da olmadığını ve ülkesindeki savaşın bitmiş olduğunu söyledi.

KONY BAHANE HEDEF PETROL
Uluslararası basında da Uganda'da çocuklara karşı işlediği suçlar nedeniyle başta ABD olmak üzere Batı'da ülkeye dönük askeri müdahale çağrılarının gerekçesi haline getirilen Joseph Kony'le ilgili kampanyanın gerçek nedenleri tartışılıyor. "Kony 2012" kampanyasına karşı çıkanlar ABD'nin Uganda'da 2010 yılında bulunan zengin petrol rezervlerine göz diktiğini, Invisible Children grubunu kullanarak bu ülkeye yerleşmeyi planladığı iddia ediliyor. Amerikan New York Times gazetesi de 25 Kasım 2011 tarihli haberinde Uganda’nın Kongo sınırında birkaç yıl içinde günde 200 bin varil petrol çıkarılmaya başlanacağını ve yoksul Uganda'ya yıllık getirisinin 2 milyar dolar olacağını yazdı. Buradaki petrolü kapmak için İngiliz ve İtalyan şirketleri arasında uzun bir yarış başladı. Ancak Uganda hükümeti, 10 milyar dolarlık bir altyapı yatırım gerektiren ihaleyi, Çin (CNOOC) ve Fransız (Total) şirketlerine verdi. İngiliz petrol arama şirketi Heritage Oil ise kendisine kesilen 404 milyon dolarlık vergi cezasını temyize götürerek Uganda'ya savaş açtı. Uganda'da bir damla petrol üretilmeden petrol savaşı yaşanmaya başlandı bile.

YÖNETMEN ÇILDIRIP SOKAĞA DÜŞTÜ
“Kony 2012” videosunun yönetmeni Jason Russell ise geçtiğimiz perşembe günü bir davranışıyla tüm dünyayı şaşkına uğrattı. 33 yaşındaki yönetmen Russell iç çamaşırlarıyla sokağa çıkıp mastürbasyon yapmaktan gözaltına alındı. Videonun beklenenden fazla ilgi görmesi sonrasında yapılan eleştirilere daha fazla dayanamayan Russell'ın depresyona girdiği belirtildi. Russell'ın eşi, kocasının hazırladığı videonun 80 milyonu aşkın insan tarafından izleneceğini hesaplayamadığını bu nedenle bunalıma girdiğini söyledi. Invisible Children'ın son düzenlediği kampanyayla kısa süre içinde 5 milyon dolar topladığı ancak bağışların sadece bir kısmının "asker çocuklar" a gittiği, geriye kalan kısmının ise kampanyayı düzenleyenler tarafından harcandığı eleştirileri yapıldı.