Greenpeace Akdeniz'den yapılan açıklamaya göre, radyasyon izlemesinin sonuçları, deniz yosunlarındaki radyasyon seviyelerinin resmi limitlerin 50 kat üzerine çıktığını ortaya koydu.

Radyasyon izleme ekipleri bu ay başında Japonya'nın 12 millik kara sularının dışından ve Fukuşima kıyısından balık, kabuklu hayvan ve deniz yosunu örnekleri topladı. Fransa ve Belçika'daki laboratuvarların yaptığı detaylı analizler sonucunda, toplanan örneklerde yüksek
radyoaktif iyot kirliliği ve yüksek radyoaktif sezyum seviyelerine rastlandı.

RADYOAKTİF TEHLİKE AZALMIYOR DENİZDE BİRİKİYOR
Greenpeace Radyasyon Uzmanı Jan Vande Putte'nin verdiği bilgiye göre, elde edilen veriler Fukuşima nükleer santralinden çok uzak noktalara kadar önemli miktarda kirliliğin yayıldığını gösteriyor.

Yetkililerin iddia ettiğinin aksine, malzemelerin seyreltilmesi ve dağılması ile radyoaktif tehlike azalmıyor, tam tersine deniz ekosisteminde birikiyor. Deniz yosunlarında bulunan radyoaktif iyot konsantrasyonu, kirliliğin kıyıya ne kadar yayıldığını göstermesi ve Japonya'da
çeşitli deniz yosunlarının yaygın şekilde tüketiliyor olması açısından özellikle endişe verici...

BESİN ZİNCİRİNDEKİ TEHLİKE
Japon hükümetinin, Fukuşima kıyısında kapsamlı ve devamlı bir inceleme yapması ve tüm bilgileri açıklaması isteniyor. Öte yandan besin zincirindeki en ufak bir kirlenmede, radyoaktif maddelerin deniz yosunları ve beslenme zinciri ile daha üst basamaklara çıkarak balıkları ve insanları etkileyeceği uyarısında bulunulurken, deniz yosunlarındaki bir kirlenmenin, balıkçılık sektörü için çok büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi.

Açıklamada, Fukuşima nükleer krizinin yarattığı tüm sızıntıların şu anda dursa bile radyasyon sorununun çözülmeyeceği vurgusu yapılırken, bunun için uzun süreli ve kapsamlı bir izleme programının kabul edilmesi, balıkçıların, çiftçilerin ve tüketicilerin sağlığını korumak için kararlı adımların atılması ve felaket sonucunda hayatı mahvolanlar için tazminat verilmesinin önemine işaret edildi.