Reuters haber ajansında Ibon Villelabeitia imzası ile çıkan bir analizde, referandum sonuçları değerlendirildi.

"Referandum Türkiye'nin üç yüzünü gösterdi" başlıklı analizde, Türkiye'nin laik kıyı şeritleri, reformlara destek veren Anadolu ve boykot eden Güneydoğu olarak üçe bölündüğü yazıldı.

Makalede şu ifadeler yer aldı:

"Türkiye’de Pazar günü yapılan referandum, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a açık bir zafer kazandırırken, AB adayı ülkedeki derin ideolojik ve coğrafi bölünmeleri de gözler önüne serdi.

Muhafazakar Müslümanlardan oluşan bir hükümetin liderliğini yapan ve laik rakipleri tarafından Türkiye’nin seküler kurucu prensiplerini zayıflatmakla suçlanan Erdoğan, sonucu "demokrasi için bir zafer ve darbelerle dolu geçmişin sonu" olarak nitelendirdi.

Ancak yorumcular sonucun dindarlar ve laikler arasındaki uçurumu daha da açacağını belirtiyor.

HARİTALAR ÜÇE BÖLÜNDÜ
Seçim sonucunu gösteren haritalar Ege ve Akdeniz kıyılarındaki laik kitlenin reformlara karşı çıktığını, ülkenin Doğu'suna kadar Anadolu’da yaşayanların reforma destek verdiğini gösterdi.

Uzun zamandır ayrımcılığa uğradığından şikayet eden Kürtler ise siyasetçilerin boykot çağrılarına yanıt vermiş olsa gerek ki Güneydoğu'da katılım yüzde 35 civarında kaldı.

Köşe yazarı Oray Eğin de Pazartesi günkü yazısında "Türkiye defakto olarak üçe bölündü. Gerçekte Türkiye Cumhuriyeti üç bölgeden oluşuyor. Güneydoğu Anadolu, Orta Anadolu ve sahil bölgeleri” dedi.

LAİKLER HAYAT TARZLARI İÇİN ENDİŞELİ
Pazar günü onaylanan anayasa değişiklikleri, laiklerin AK Parti’nin büyümekte olan gücüne karşı son kale olarak gördükleri yargı için de büyük darbe oldu.

Rakipleri, güçlenen AK Parti’nin bugüne kadar gizlediği İslamcı gündemini ortaya koymasından ve laik hayat tarzını tehlikeye atacak yasaları kabul yürürlüğe sokmasından endişe ediyor.

Anayasa Mahkemesi geçmişte AK Parti’nin üniversitelere başörtüsüyle girilmesi yasağını kaldırma girişimini engellemişti. Uzmanlar partinin aynı şeyi bir daha deneyebileceğini belirtiyor.

AK Parti İslamcı bir ajandası olduğu yönündeki suçlamaları reddederken, kendisini Avrupa’daki Hıristiyan Demokrat partilerin Müslüman versiyonu olarak tanımlıyor; ekonomik meselelerde liberal, sosyal politika alanında muhafazakar."

Referandum 2010