Tüm zamanların en başarılı boksörü Manny Pacquiao'nun Malungan bölgesini ziyaret ettiğini duyan generaller hemen yola çıktı. Filipinler ve dünyanın "Pacman" lakabıyla tanıdığı Manny Pacquiao'dan 43 yıldır süren savaşı bitirmesini isteyeceklerdi. Filipinler'de ordu, 1969 yılından bu yana Komünist Partisi'nin askeri kanadı Yeni Halk Ordusu ile savaş halindeydi. Ordu ile komünist militanların son yıllarda uzlaştıkları tek bir nokta vardı: Sekiz siklette dokuz dünya boks şampiyonluğu bulunan Manny Pacquiao.

İlişkili Haberler


"Pacman" lakaplı Filipinli boksör ringe çıktığında, askerler ve militanlar silahlarını bir kenara koyarak, onun boks maçını izliyordu. Müsabaka bittikten sonra ise savaş kaldığı yerden devam ediyordu. Filipinli generaller, Pacman'ın bu birleştirici yanını uzun zaman önce fark etmişlerdi. Şimdi çatışma bölgesini ziyaret eden dünyaca ünlü boksörden, savaşın sona ermesi için arabuluculuk yapmasını talep ediyorlardı. Generallere göre, Pacman, militanlardan silahlarını bırakmalarını isterse, bu savaş biterdi.

Güney Asya'da 7 bin 107 ada üzerinde kurulan 92 milyon nüfuslu Filipinler'de 15 etnik grup yaşıyor. Dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Filipinler'de birçok bölgede etnik ve din çatışmaları yaşanıyor. Filipinler'de yediden yetmişe tüm halkın son yıllardaki kahramanı ise, 1978 doğumlu boksör Manny Pacquiao.

ANNESİNE YARDIM İÇİN OKULU BIRAKTI
Filipinler'in ikinci büyük adası Mindanao'da altı çocuklu bir ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Emmanuel Dapidran Pacquiao zor bir çocukluk dönemi yaşadı. Henüz altıncı sınıfa giderken anne ve babası boşandı. Ortaokulu General Santos City'de bitiren Manny, tek başına altı çocuğa bakmak zorunda kalan annesine yardım etmek için 14 yaşında okuldan ayrıldı. Kocası tarafından aldatılan annesi, çocuklarına bakmak için fabrikada çalışıyordu. Aldığı maaş, geçinmelerine yetmediği için iş çıkışı, yol kenarlarında meyve ve sebze satarak ek gelir elde etmek için uğraşıyordu. Annesinin yükünü hafifletmek isteyen Manny, başkent Manila'ya giderek çocuk yaşta iş hayatına atılmak zorunda kaldı.

'AKILLI BİR BOKSÖR DEĞİLDİ'
Ancak annesi Dionisia Pacquiao, oğlu henüz 8 yaşındayken bile boks için yanıp tutuştuğunu söylüyor. Manny'nin boks eldivenleri olmadığı için küçük ellerine havlu sararak, sokakta boks yaptığını belirtiyor. O yılları hatırlayan Ray Golingan ise anne Dionisia'dan çok farklı düşünüyor.

Küçük Manny'nin General Santos City'de düzenli olarak haftada bir yapılan müsabakalara katıldığını ve eşleşmek için sürekli çaba harcadığını belirten Golingan, "Dürüst olmak gerekirse, Manny'nin boks yapmak için bir potansiyele sahip olduğunu düşünmüyordum. Bazen maçı kazandığında 3 dolardan daha az bir para kazanıyordu. Ama korkusuzdu, tanrı vergisi bir çabukluk ve güce sahipti. Ancak akıllı bir boksör olduğunu söyleyemem. Sürekli etrafta zıplayıp duran bir boksör portresi çiziyordu" dedi.

SOKAKTA ÖLÜMÜNE BOKS
Başkent Manila'da işçilik yapan Manny'nin boks sporuna olan tutkusu, tekrar ringe dönmesine neden oldu. Ancak Manila'nın varoşlarında düzenlenen boks müsabakaları yasal değildi ve vahşi kurallara sahipti. Manny, maçlarda ölen boksörlerin isimlerini takip ederek, onların yerine ringe çıkıyordu. Yine maç sırasında can veren bir boksörün yerine çıktığı ringde profesyonelliğe adım attı. 1995 yılında bir boks gösterisinde, hakem kararıyla kazandığı maç Manny Pacquiao'yu yerel bir yıldız yaptı. Bundan sonraki altı yıl çok zorlu geçmesine rağmen, Güney Asya'da katıldığı müsabakalarda iki dünya derecesi elde etti.

ABD'nin Las Vegas kentinde 2001 Haziran ayında şans yüzüne gülünce son anda katıldığı bir turnuva, hayatını değiştirdi. Manny horoz siklette Güney Afrikalı rakibi Lehlohonolo Ledwaba'yı yenerek dünya şampiyonu oldu. Bu şampiyonluğun getirdiği güçle, kısa bir süre sonra Hollywood'a giderek, dövüş stilinde devrim yaratmasına neden olan antrenörü Freddie Roach'la tanışacaktı.

ANTRENÖRÜ PARKINSON HASTASI
Hollywood'daki Wild Card Gym salonunun sahibi Freddie Roach'la ilk kez karşılaştığında, bu adamda bazı şeylerin yolunda gitmediğini hemen anlıyor. Çok yavaş hareket ediyor ve cümle kurarken kopuklular oluyordu. Şu anda 52 yaşında olan Roach boks kariyerinin sonucu olarak Parkinson hastası. Ancak bu hastalık, Pacquiao'ya enerjisini vermeye ve yeni dövüş teknikleri kazandırmasına engel değildi. İkisinin birlikteliği, dünyanın en güçlü boksörlerinden birinin doğmasına neden oldu. Roach'la çalışmaya başlayan Manny Pacquiao 15 Kasım 2003 yılında tüy siklette büyük bir sürprize imza atarak Meksikalı boksör Marco Antonio Barrera'yı 10 rauntta teknik nakavtla yendi. Barrera o dönemde boks dergisi Ring Magazine tarafından tüy sikletin en iyi boksörü olarak gösteriliyordu.

5 DAKİKA 59 SANİYEDE NAKAVT
Kazandığı dünya şampiyonlukları nedeniyle "Pacman" olarak anılmaya başlayan Filipinli boksör Manny Pacquiao 18 Kasım 2006 yılında Erik Morales'i üçüncü rauntta nakavtla yendi.

Amerikan televizyon kanalı HBO'nun canlı yayınladığı maçı 350 bin kişi izledi. Hafif sikletteki bu karşılaşma 17.5 milyon dolar kasa yaptı. Pacman, 2005 Mart ayında yine Erik Morales'le karşılaşmış 12'inci rauntun sonunda puanla yenilmişti. Pacman dünya boks tarihine geçecek unvan maçlarından birini İngiliz boksör Ricky Hatton'a karşı 2 Mayıs 2009'da gerçekleştirdi. Karşılaşma sadece 5 dakika 59 saniye sürdü. Hafif welter sikletin en önemli boksörlerinden biri olan Hatton bu süre içinde iki defa yere devrilmişti. İkinci devrilişinde çenesine sert bir darbe alan İngiliz boksör, tam 15 dakika kendine gelemediği için ringi terk edememişti.

BRUCE LEE'NİN YOLUNDAN GİTTİ
Kariyerinde sekiz siklette dokuz dünya şampiyonluğu kazanarak, gelmiş geçmiş en iyi boksör unvanını kazanan Pacman 34 yıllık hayatında sadece boksla ilgilenmedi. Boks maçlarındaki çabukluğunu ve gücünü Bruce Lee'ye borçlu olduğunu her fırsatta ifade eden Manny Pacquiao, maçlara çıkmadan önce Çinli aktör Bruce Lee'nin filmlerini izleyerek, ondan öğrendiği taktikleri, ringde rakipleri üzerinde test ediyordu.

Bruce Lee gibi sadece dövüş sporuyla ilgilenmeyen Pacman, aktörlük de yaptı. Filipinler'de şimdiye kadar 8 filmde rol alan Pacman, Hollywood'un ünlü yıldızı Sylvester Stallone'yle birlikte bir film projesi üzerinde çalışıyor. Ülkesinde "Manny Many Prizes" adlı bir eğlence programının sunuculuğunu yapan Pacman, aynı zamanda şarkı da söylüyor. Manny Pacquiao ayrıca aralarında Nike, McDonald's, bira markası San Miguel başta olmak üzere, birçok firmanın ürünlerini tanıtmak amacıyla kamera karşısına çıkıyor.

KAYBEDİNCE ANTRENÖRÜ ÇOK SEVİNDİ
34 yıllık yaşamına boks, aktör, şarkıcı, reklam oyuncusu gibi meslekler sığdıran Manny Pacquiao siyasete de atıldı. Siyasete 2007 yılında adım atan Pacman, büyüdüğü kent olan General Santos City'de milletvekili adayı oldu. Pacman ülkede çok sevilmesine rağmen seçimlerde başarı kazanamadı. Onun milletvekili seçilememesine en çok antrenörü Freddie Roach sevindi. Roach, politikayla çok zaman kaybedecek olan Pacman'in antremanlarını aksatmasından ve boks kariyerinin sonuna gelmesinden endişe ediyordu. Ancak Manny Pacquiao seçimi kaybetse de siyasetten uzaklaşmadı.

'TERÖRÜ SİYASETLE DEĞİL RİNGDE ALT EDER'
Filipinler Devlet Başkanı Gloria Macapagal Arroyo, komünist militanlar ve İslamcı militanlarla mücadelede "Pacman" den yardım istedi. Pacman'in ülkedeki tüm kesimleri birleştiren yönünden faydalanmak isteyen Arroya 2010 seçimlerinde onu partisinde yeniden aday gösterdi. Bu defa eşinin memleketi Sarangani'den milletvekili adayı olan Pacman, halkın yüzde 80'nin oyunu alarak bu eyaletin hükümet başkanı olarak ulusal meclise girmeyi başardı.

Manny Pacquiao fırsat buldukça seçim bölgesine gidiyor. Her gittiğinde ise, kent meydanında halka hitap ederek, vaatlerde bulunuyor. Kişisel servetiyle bazen belediyeye itfaiye arabası alıyor, ihtiyaca göre bazen okul ya da hastane yapıyor. Terörle mücadelede Pacman'den yardım isteyen Devlet Başkanı Arroyo ile antrenör Freddie Roach bu konuda anlaşamıyor. Roach'a göre, Arroyo teröre karşı başarı istiyorsa, Pacman'i asla ringten indirmemeli. Roach şakayla karışık şunları söylüyor: "O siyaset yaptığında hiçbir şey değişmeyecek. Ama ringe çıktığında teröristler silahlarını bir kenara bıraktığı gibi, milletvekilleri de meclisi terk ederek, televizyonların başına koşuyor."

PACMAN İÇİN ÖZEL YASA ÇIKARILDI
Filipinler için adeta altın bir tavuk gibi yumurtlayan Manny Pacquiao'nun üzerine devlet de adeta titriyor. Pacman ve ailesi için özel bir yasa çıkarıldı. O, eşi ve dört çocuğundan herhangi birinin hayatı tehlikede olduğu zaman, ordu hiç zaman kaybetmeden bu yasadan aldığı yetkiyle harekete geçiyor. Filipin halkı şarkıcı olarak Pacman'i fazla beğenmeseler de, devlet başkanlığına aday olduğunda destek vereceklerini açıkça ifade ediyorlar.

DEVLETİN KUKLASI
Pacman'in devlet tarafından boks ve siyasette kukla olarak kullanıldığını iddia edenler de bulunuyor. Dokuz defa dünya şampiyonu olan Manny Pacquiao'nun birçok maçını şans eseri kazandığını, maçlardan önce doping yaptığını savunan muhalifleri, devlet tarafından yaratılmış "yalancı bir kahraman" olduğunu ileri sürüyor. Bokstaki en büyük rakibi Floyd Mayweather'a karşı kaybedeceğini bildiğinden, unvan maçına çıkmamak için sürekli bahaneler uydurduğunu belirtiyorlar. Mayweather'la birçok defa maç tarihi belirlenmesine rağmen, iki boksör birbirini doping yapmakla suçladığı için henüz karşı karşıya gelemediler.

EN ÇOK KAZANAN SPORCU
Amerikan ekonomi dergisi Forbes'ın " dünyanın en güçlü 100 kişisi" listesine göre, 2011 yılında en çok kazanan sporcu 67 milyon dolar gelirle Filipinli boksör Manny Pacquiao oldu. Pacquiao, 67 milyon dolarlık geliriyle Ronaldo ve Messi gibi dünyaca ünlü futbolcuları geride bıraktı. Forbes'un Mayıs 2011 ile Mayıs 2012 arasında yaptığı değerlendirmeye göre, 67 milyon dolar gelir elde eden 34 yaşındaki Pacquiao'yu, geçen yılki listede 75 milyon dolarlık kazancıyla zirvede yer alan Amerikalı golfçü Tiger Woods takip etti. Woods'un, 58 milyon dolarlık kazancıyla ikinci olduğu listede, NBA takımlarından Miami Heat'in yıldız oyuncusu LeBron James kazandığı 53 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı.